Kebere

04 Kasım 2007

Familyası Capparidaceae

İlmi Adı Capparis spinosa

Fransızca Capres

İngilizce Caper

Almanca Kapperstrauch

Kullanılan Kısmı Meyvası (çiçeğin tomurcuğu)

YetiÅŸtiÄŸi Yer Akdeniz ikliminde.

Ülkemizde oldukça yaygındır.

Toplama Zamanı Haziran - Eylül

Özelliği İdrar söktürür, dalağın çalışmasını olumlu etkiler, iştah açar.

Sağlık Açısından C vitamini bulunduğundan skorbut hastalığında, iştahsızlıkta, idrar zorluğunda kullanılır.

Kullanılışı Kebere sağlıktan çok mutfakta, genellikle turşu halinde kullanılır.

Mutfakta Kullanılışı Salatalarda, çerezlerde, balık buğulamasında, meze olarak bazı soslarda kullanılır; yavan yemeklere çeşni verme amacıyla katılır.

Estetik Açıdan Yeri yoktur.

Ek Bilgi Diğer adı: Kebre, gebreotu, keditırnağı (Alanya). Botanistler 170 kebere türü ayırt etmektedirler. Kebere turşusu: 1 kilo kebere 1 kilo sirke ile kavanoza konur, 1 hafta karanlık bir yerde bekletildikten sonra tuzlu aromalı (tarhunotu, kekik vb.) ve soğanlı suya aktarılır. 3 ay sonra kullanılabilir. (Tuz deniz tuzu olmalı, diğer tuzlar turşunun zamansız çürümesine neden olur.)

KiÅŸniÅŸ

04 Kasım 2007

Familyası Umbelliferae

İlmi Adı Coriandrum sativum

Fransızca Coriandre

İngilizce Coriander

Almanca Koriander

Kullanılan Kısmı Tohumu

Yetiştiği Yer Avrupa, Akdeniz ülkeleri, Mısır, Hindistan, Arjantin, Amerika, Sovyet Rusya

Ülkemizde: Konya, Burdur

Toplama Zamanı Haziran - Eylül

Özelliği İştah açıcı, gaz söktürücü, midevi, afrodizyak. Zihni geliştirdiği söylenir.

Sağlık Açısından Hava yutmada; gaz, şişkinlik, spazm, zor sindirim, inkibazlık. Kan dolaşımını olumlu etkiler; zayıf nabzı dengeler, asabi yorgunluğu önler.

Kullanılışı 1-2 tatlı kaşığı kişniş tohumu bir fincan suda kaynatılır, 10 dakika demlendirilir, yemeklerden sonra 1 fincan içilir.

Mutfakta Kullanılışı Her tür soğanlı, sosisli yemeklerde. Dolma, av eti, şarküteri, domates, kuru fasulye, çerkez tavuğuna (cevizli sosuna). Ekmeklere, kuru bisküvilere, meyve kompostosuna katılır. (Kişnişteki yağ unlu maddelerin ve tohumlu sebzelerin hazmını kolaylaştırır.)

Estetik Açıdan Kişnişteki yağ parfüm, kolonya ve sabun yapımında kullanılır.

Ek Bilgi Diğer adı: Kara kimyon. Cezayir?de etleri korumak için, tuz, karabiber ve kişniş eşit miktarda karıştırılır, kullanılır.

Mercanköşk

04 Kasım 2007

Familyası Labiatae

İlmi Adı Marjorana hortensis veya Origanum vulgare

Fransızca Marjolaine

İngilizce Marjoram

Almanca Marjoran

Kullanılan Kısmı Yaprakları ve çiçekleri

Yetiştiği Yer Avrupa, Akdeniz yöresi, İran

Ülkemizde: Almanya, Anamur, Mersin

Toplama Zamanı Temmuz - Eylül

Özelliği Yatıştırıcı, midevi, spazm giderici, iştah açıcı, aybaşı söktürücü.

Sağlık Açısından Hava yutmada, uykusuzluk, asabi migren, psişik dengesizlik, solunum ve sindirim spazmları, mide ağrısı, nefes darlığı ve iştahsızlıkta yararlıdır.

Kullanılışı 1 tatlı kaşığı kurutulmuş mercanköşk 1 fincan kaynar suda 10 dakika demlendirilir, günde 2-3 fincan yemek aralarında içilir.

Mutfakta Kullanılışı Kuru sebzeli yemeklere, çorbalara, soğanlı, patatesli, sosisli ve soslu yemeklere, ızgara et, çeşitli salata ve söğüşlere. İtalyan ?pizza?larının sosuna, meyve salatasına. Bazı tür reçellere de katılır.

Estetik Açıdan Cildi canlandırır. Demlendirilen çay yüze kompres olarak uygulanır.

Ek Bilgi Diğer adı: Mercangüş. Anadolu?da 20 kadar Origanum türü bulunur. Bunlar tedavide veya baharat olarak kullanılır. Tülbente konan bir miktar mercanköşk biraz kaynar suya daldırılır, sıcak olarak ağrıyan romatizmalı kısma uygulanır. (Soğumaması için üstüne naylon, onun üstüne de bir bez örtmeli.) Eski Yunanlıların inançlarına göre, bir mezarlığın üzerinde mercanköşk kendiliğinden türediğinde ölenin sonsuz huzuru bulacağına işaretti.

Sater

04 Kasım 2007

Familyası Labitae

İlmi Adı Satureia hortensis

Fransızca Sariette

İngilizce Savory

Almanca Bohnenkraut

Kullanılan Kısmı Yaprakları, çiçeği, sapı

Yetiştiği Yer Doğu Akdeniz, Avrupa, Güney-Batı Asya, Amerika, Kaliforniya, Fransa, Yugoslavya

Ülkemizde: Anadolu

Toplama Zamanı Mayıs - Eylül

Özelliği Midevi, cinsel gücü artırır, balgam, gaz ve bağırsak parazitlerini söktürür. Antiseptik, terletici, iştah açıcıdır.

Sağlık Açısından Kan dolaşımı bozukluğu, iktidarsızlık, şişkinlik, zihni yorgunluk, mide krampları, bağırsak fermantasyonu.

Kullanılışı 5-7 gr. sater yarım litre suda çay gibi demlendirilir. Günde 2-3 bardak içilir.

Mutfakta Kullanılışı Balık çorbası, kuzu, domuz ve av eti, sindirimi zor olan yemekler, nohut, kuru fasulye vb.; salatalar, her tür balık.

Estetik Açıdan Esansı parfüm ve kolonya yapımında kullanılır.

Ek Bilgi Diğer adı: Geyikotu, zater, çibriska, çubriza. Anadolu?da 14 tür sater bulunur; kokusu kekiği andırdığından kekik yerine kullanılabilir. 17. ve 18. yüzyılın doktorları sateri afrodizyak ve safra akıtıcı olarak kullanırlardı. Esansının da mideyi kuvvetlendirdiğini ileri sürerlerdi. 1934?te Schultzik sateri ishalde ve bağırsak yangısında antiseptik olarak başarıyla kullanmıştır.

Baharatın Öyküsü

04 Kasım 2007

Baharatlar, çiçek, yaprak veya kabukları kurutularak, dört mevsim lezzet ve şifa dağıtıyor. Bazen bir çiçeğin, bazen dev bir ağaç kabuğunun, bazen de bir orkide soğanının adı olan baharatlar, insanoğlunun çok eskilerden beri değişik amaçlarla kullandığı bitkilerdir.

Baharatın ilk kullanıldığı yer olarak, Uzak Doğu kabul edilir. Avrupa?da ilk tanınan baharatlar ise, Hint Karabiberidir. O yıllarda, birşeyin pahalı olduğunu ifade etmek için, ?Karabiber gibi pahalı? denildiği de kayıtlarda yer almaktadır. Avrupalı?larca yağ ve merhem yapımında kullanılan tarçın, Hindistan ve Seylan gibi ülkelerden, kervanlarla İskenderiye?ye kadar getiriliyordu. Öyle ki, bir zamanlar tarçının, Arabistan?da yetiştirildiği zannediliyordu. İlk çağdan beri Çin ve Hindistan?da kullanılan zencefilin, Hindistan?dan geldiğini bilmeyen Dioskorides ve Plinius?a göre, bu baharat Yunanlılar?a Persliler tarafından tanıtıldı. Zencefil, Romalı?ların besin maddelerinde büyük rol oynamıştı.

Zencefilin Ortaçağ Avrupası?nda kullanımı, karabiber kadar yaygındı ve onun gibi pahalıydı. İlaç ve boya olarak kullanılan, Keşmir, İran ve Frigya?dan gelen safran, Romalılar tarafından biliniyor ve kullanılıyordu.

Baharatın Bizans İmparatorluğu yoluyla Avrupa?ya geçmesi, 9. yüzyıldan itibaren engellendi. Ama çok miktarda tüketilen etin muhafazası için, baharata duyulan ihtiyaç ve onun güzel tadı, zengin sınıflarına baharatı unutturamadı.

Baharatın yıldızı Avrupa?da yeniden parladı ve safran, Fransa ile İtalya?da ekilmeye başladı. Doğu Akdeniz limanları (İskenderiye) Avrupalı tüccarlara yeniden açılınca, Venedikli?ler Avrupa piyasasında hemen hemen bir tekel kurdular.

Orta çağın sonunda, Avrupa?da baharat tutkusu, aşırı derecede çoğalmıştı. Şatafatlı ziyafetlerde baharatlı yemekler yapmak modaydı. Alabildiğine zenginleşmiş olan baharat tüccarları, Floransa?da bu işi sanat haline getirdiler ve 19. yüzyılın başında 288 çeşit baharat sattılar. Venedik?in tekelinden kurtulmak için baharat sağlamaya çalışmak, büyük coğrafi keşiflerin önemli sebeplerinden biri oldu. 16. ve 17. yüzyıllarda, Portekiz, İspanya, İngiltere, Fransa ve Hollanda gibi sömürgeci ülkeler, baharat ticaretinde sıkı bir yarışa girdiler.

İbni Sina?nın bahsettiği, Hindistanceveze ve Meksike vanilyası, 16. yüzyılın başında Avrupa?ya geldi. Atlantik limanlarına büyük miktarda gelen baharatlara, sayısız iyileştirici nitelikler atfediliyordu. 1560 yılına kadar, baharatın fiyatı Lizbon?da sürekli bir artış gösterdi. Bundan sonraki iki yüzyıl boyunca da, baharat sürekli değeri artan bir ürün oldu. Baharat yetiştiren yerlerin artması ve de yemek zevkinin değişmesi, 19. yüzyılın başlarında baharatın ticari önemini biraz olsun azalttı.

Baharat Anadolu?ya Afrika ülkelerinden yine kervanlarla getiriliyordu. Develerle güney illerimize gelen baharatlar, daha sonra oradan diğer illere ve İstanbul?a gönderiliyordu. Baharat çeşitlerinin Uzakdoğu?da da yetiştirilmeye başlamasıyla, buradan denizyoluyla İskenderun?a getirildi.

Hem getirilmesinin zor olması, hem de ekonomik olmaması sebebiyle, zamanla birçok baharat da yurdumuz topraklarında yetiştirilmeye başladı. Fakat, Karabiber, Hindistancevizi gibi, iklim şartlarının müsait olmaması sebebiyle yetiştirilemeyen 5-6 çeşit halihazırda ülkemize başka yerlerden getiriliyor.

Baharatı günümüzde en çok Hintli?ler kullanıyor. Bunun yanısıra, Avrupa ve Amerika?da da baharat kullanımı çok yaygın. Bilhassa italyan ve Fransız mutfaklarında baharatın büyük bir önemi var. Türkiye de, en çok baharat kullanan ülkeler arasında yer alıyor. Özellikle Güneydoğu illerimizde, acı biber tüketimi bir hayli fazla.

Zencefil

04 Kasım 2007

100 cm boyunda kamış görünüşünde çok yıllık otsu bir bitkidir. Yapraklar mızrak şeklinde sivri uçlu ve tarçın kokuludur. Çiçekler sarı renkli ve çoğu bir arada bulunurlar. Zencefilin vatanı Güney Asya olmakla berâber Hindistan, Batı Afrika gibi birçok tropik bölgelerde ekimi yapılır. Memleketimizde ancak seralarda yetiştirilir. Nemli iklimi ve sulak yerleri sever. Bitkinin kökleri nişasta, reçine ve uçucu yağlar taşır. Kökler yassı ve grimsi renklidir. Kuvvetli kokulu ve biraz acımsı lezzetlidir. Baharat olarak kullanılır. Zencefil yağının hazmı kolaylaştırıcı tesiri vardır. Ayrıca yatıştırıcı ve gaz söktürücü etkiye sâhiptir.

Yenibahar

04 Kasım 2007

Batı?da ?Jameika Biberi? olarak da bilinir. Başta Jameika olnak üzere, Maksika ve Malezya?da yetiştirilen Yenibahar, ?Pimento Officinalis? adlı bitkinin, olgunlaşmamış meyvelerinden elde edilir. Özellikle köftelerde kullanılıyor. Yılda 500 ton tüketiliyor.

Vanilya

04 Kasım 2007

Birçok tropikal ülkelerde yetiştirilen, tırmanıcı gövdeli bitkilerdir. Vatanı Meksika, Madagaskar, Java ve Antillerdir. Bitkinin yaprakları sapsız, yassı ve etlidir. Meyveleri 15-20 cm uzunlukta, yassı, iki uca doğru incelmiş, parlak siyahımsı renkli bir kapsüldür. Kokusu özel ve tadı acıdır. Yeşilken toplanıp, sonra suda haşlandıktan sonra kurutulan meyveleri kullanılır. Özel kokulu vanilin maddesi ancak fermentatif bir kurutma sonucunda meydana gelmektedir. Vanilin meyveden glikosit ile bağlı durumdadır. Ancak böyle bir kurutma esnâsındaki mayalanma ile serbest hâle geçmektedir. Mîde ve sinir sistemini uyarıcı etkilere sâhiptir. Koku verici olarak gıdâ sanâyiinde kullanılmaktadır.

Tatlı Toz Biber

04 Kasım 2007

Hiç acısı olmayanı, Geyve?de, Osmangazi civarında üretiliyor. Tatlı Kırmızı Biberi?in kurutulup öğütülmesiyle elde ediliyor. Ayrıca, acı olan cinsi ise Karacabiy, Kemalpaşa ve İnegöl?de yetiştiriliyor.

Tarçın

04 Kasım 2007

Vatanı Güney ve Güneydoğu Asya olan, yaprak dökmeyen aromatik kokulu ağaçtan elde edilir. Önemli olan iki tür tarçın en çok kullanılmaktadır.

Çin tarçını (Cinnamamum cassia): Güneydoğu Çin?de yetiştirilen bir türdür. 10-12 m yüksekliğinde kışın yapraklarını dökmeyen bir ağaçtır. Esas ağacın kurutulmuş kabukları kullanılır. Kabukların dış kısmında mantar tabakası bulunur ve grimsi renklidir. Kokusu kuvvetli ve özel, tadı tatlımsı ve yakıcıdır. Tanen ve uçucu yağ taşır. Baharat olarak kullanılır. Meyveleri de baharatlı lezzetli ve tarçın kokuludur Tarçın yerine kullanılır.

Seylan tarçını(Cinnamomum seylanicum): Kışın yapraklarını dökmeyen küçük bir ağaçtır. Hindistan ve Doğu Hint Adalarında yetişir. Kabukları kahverenkli, boru şeklinde iç içe geçmiş ve mantar tabakası yoktur. Özel kokulu ve tatlımsı baharlı, lezzetlidir. Tanen ve uçucu yağ taşır. Kabız, gaz söktürücü ve antiseptik etkisi vardır. Baharat ve koku verici olarak kullanılır.

Tarçın esansı: Seylan tarçınının kabuklarından elde edilen bir uçucu yağdır. Kuvvetli tarçın kokuludur. Gıdâ ve parfümeri sanâyinde koku verici olarak kullanılır.


Destekliyoruz arkadas - arkadas - oyun oyna - oyun - en güzel oyunlar jinekolog - kadin dogum doktoru kadin dogum uzmani jinekolog - kadýn doðum doktoru kadýn doðum uzmaný