‘Kanser’ Kategorisi için Arşiv

Pankreas Kanseri

Pazar, 04 Kasım 2007

Hastalığın tanımı

Pankreastan köken alan tümörlerdir.

Nedenleri, Görülme sıklığı

Eşlik eden durumlara rağmen etyoloji bilinmemektedir.

Eşlik eden durumlar : ırk , diabetes mellitus ( şeker hastalığı ) , tütün , çevresel ve mesleki faktörler ve gıdasal lipidler

İlginç olan , tütün kullanımının etkisi ile ilgili bulgular düzenlendiğinde pankreatit , alkol ve kahve arasında birliktelik görülmemiştir.

Risk faktörleri :

Çok muhtemel : ırk, diabetes mellitus, tütün

Muhtemel : çevresel / mesleki durumlar , gıdasal lipid

Pankreas kanseri erkeklerde kadınlardan daha sık görülmektedir.

Ortalama yaş erkeklerde 63 , kadınlarda ise 67 dir.

İnsidans/ prevalans : Her yıl yaklaşık 28.000 yeni olguya tanı konulmaktadır. Etnik gruplar arasında değişimler vardır. Siyah ırk ve havaililerde sıktır.

Korunma

Tütün kullanımı engellenir ( sigara bırakılmalıdır ).

Belirtiler

Kilo kaybı ( %90 ), ağrı, iştahsızlık, kaşıntı, diabetes mellitus, malnütrisyon, karaciğer büyümesi, palpabl ( ele gelen ) safra kesesi, karında hassasiyet, kitle, assit ( karın boşluğunda sıvı birikmesi )

Tanı

Tripsinojen düzeyi , glukoz testi , amilaz, üst sindirim sistemi grafisi. Bilgisayarlı tomografi : tanı koymak için çok yararlı bir yöntemdir ; radyolojik incelemeden çok daha hızlı ve etkin bir görüntü sağlar. Ultrasonografi, ERCP ( endoskopik retrograd kolanjiopankreatografi ), PTC ( perkütan transhepatik kolanjiografi ), anjiografi, biyopsi, özofagogastroduodenoskopi tanı koymakta kullanılan diğer yöntemlerdir.

Tedavi

Pankreas tümörlerinde cerrahi tedavi uygulanarak pankreasın bir bölümü çıkarılabilir.

Tümör gövde ve kuyrukta yer alıyorsa cerrahi girişim zor değildir ; pankreas başı tümörlerinde ise pankreas başının yanısıra safra kesesinin , onikiparmak barsağının ve midenin bir bölümünün de çıkarılması gerektiğinden tedavi daha karmaşıktır. Daha sonra , sindirim kanalının bütünlüğünü korumak için sağlam kalan safra yolları ile pankreas yollarının sindirim kanalına boşalmasını sağlamak gerekir.

Radyoterapi ve kemoterapi önerilebilir.Ancak bu uygulamalar bu güne kadar radikal bir sonuç vermemiştir.Onkoloji doktorlarının çok zor durumda kaldığı bir sorundur.Kısa süre içerisinde tümör büyüyerek safra yolunu tıkayıp karaciğeri devre dışı bıraktığından,alınan besinlerin karaciğerde değerlendirilerek 12 parmak barsağına gönderildiği noktada tıkanma olduğundan karaciğer ve safra kesesi devre dışı kalıp,billuribin kana geçmektedir.Bunun sonucunda kanın yapısı bozularak beyinsel ve tüm organsal faaliyetlerde aksamalar meydana getirdiği gibi,tüm deri rengini de sarı renge boyamaktadır.Bu durumda yine zaman kazanmak ve safra yollarının sindirim kanallarına boşalmasını sağlamak için ameliyatla drenaj açılmaktadır.Bu da elbette bir çözüm olmamaktadır.

Prognoz/Hastalığın gidişi

Klasik tedavilerle,üç yıllık yaşam oranı ( survi ) %2,5 ; beş yıllık yaşam oranı %1 dir.

Potansiyel olarak tedavi edilebilen hastalıklarda cerrahiyi takiben , beş yıllık yaşam oranı yaklaşık % 4 tür.

Komplikasyonlar ve Riskler

Ağrı

Sarılık

Malnütrisyon

Diabet

Aşağıdaki belirtiler olduğunda tanı için mutlaka doktorunuza başvurun

Sürekli karın ağrısı , iştahsızlık , yorgunluk , sırt ağrısı veya bu hastalığın diğer belirtileri varsa ?

Penis Kanseri

Pazar, 04 Kasım 2007

Penis kanseri çok enderdir. Genellikle sünnet olmamış ve sünnet derisinin altındaki bölgeyi temiz tutmayan erkeklerde görülür. Ilk safhalarda, genellikle penis ucuna yakın ağrısız küçük oluşumlar ortaya çıkar. Ameliyatla çıkarılıp incelenmeden, bunları alelade zararsız penis siğillerinden ayırmak olanaksızdır. Hapis oluşum geliştikçe ağrı ve kanama olabilir.

Belirtiler

- Penisin genellikle ucunda, sivilce gibi ağrısız bir yara;

- Peniste başka tip ağrısız sivilce veya siğiller.

Teşhis

Penisteki herhangi bir oluşum üroloğa görünmek için yeterli bir nedendir. Doktor muayenede kitlenin çıkarılarak incelenmesi sonucunda kitlenin habis olup olmadığına karar verir. Habis olduğu ortaya çıkarsa, vücudun başka yerlerine dağılıp dağılmadığını anlamak üzere birtakım başka testler yapılarak yayılmayı kontrol altına alabilmek için gerekli en iyi tedaviye karar verilir.

Bütün diğer kanserler gibi penis kanseri de hayatı tehdit edebilir. Ne kadar erken teşhis ve tedavi olursa, iyileşme şansı o kadar yüksektir.

Tedavi - Ameliyat

Habis oluşumla birlikte, penisin küçük bir kısmının da çıkarılması gerekebilir. Penisin büyük bir bölümü çıkarılsa da, cinsel aktivite ve idrar yapmak için yetecek kadarı bırakılabilir.

Diğer Tedaviler

Hastalığın vücudun diğer taraflarına da dağılmasını engellemek veya dağılmayı kontrol altında tutmak için, radyoterapi veya kemoterapi kullanılabilir.

Cilt Kanseri İçin Cevaplar

Pazar, 04 Kasım 2007

Hem güneşin keyfini çıkarmak hem de deriyi kansere

karşı korumak mümkün müdür?

Evet. Açıkhavada yapacağınız etkinlikleri güneş ışınlarının daha

zararsız olduğu saatlere göre ayarlayınız. Güneş ışınlarının en kuvvetli olduğu

sabah saat 10 ile öğleden sonra 2 arasında (yaz saati uygulamasında sabah saat

11 ?den öğleden sonra 3?e kadar) dışarıda durmayınız.

Her türlü deri tipi için kanser tehlikesi mevcut mudur

?

Evet. Beyaz tenli kimseler için tehlike daha çok olmakla birlikte

deri kanseri her türlü deriyi etkileyebilir.

En iyi güneş kremi hangisidir ?

Ambalajında ?SPF 15 + ? yazılı olanlarını seçiniz. Bunlar deriyi

güneşe karşı etkili bir biçimde korurlar. Çocuklar ve hareket halindeyken

terleyen kişiler için suya dayanıklı güneş kremi en iyisidir.

Güneş kremini hangi aralıklarla tekrar sürmelidir ?

Genellikle her iki saatte bir kremi tekrar sürmelidir. Yüzüyorsanız

veya çok terliyorsanız daha sık sürünüz.

Makyaj malzemesinin ve nemlendirici kremlerin içindeki

güneşten koruyucu maddeler güneş kreminin içindekilerle aynı mıdır? Bunların

koruyucu özellikleri aynı mıdır ?

Evet. Güneşten koruyucu özellikleri olan makyaj malzemesi iyi

bir fıkirdir. Ancak en iyi bir biçimde korunabilmek için koruyucu

maddelerin ?SPF 15 + ? olarak belirlenmiş olmasına dikkat ediniz.

Arabada giderken güneş kremi gerekli midir?

Evet. Arabada uzun süre gidecekseniz ve güneş açık camdan yüzünüze

vuruyorsa krem sürmeniz gereklidir. Araba camları

derinizi güneşe karşı bir miktar korur. Mümkünse camları kapalı tutunuz. Uzun

kollu giysiler de deriyi güneşten korur.

Gölgede dururken güneşten yanabilir misiniz?

Evet. Su, kum, beton hatta çimen gibi yüzeyler güneş ışınlarını

yansıtabilir. Onun için gölgedeyken bile tedbirli olmalı, güneş

kremi sürmeli, şapka giymeli, güneş gözlüğü takmalı ve koruyucu

giysiler giymelidir.

Hangi kumaşlar deriyi güneşe karşı en etkili bir

biçimde korur ?

Kumaşı güneşe karşı tutunuz; diğer tarafı göremiyorsanız kumaş

koruyucudur. Güneşe tutulduğunda diğer tarafı gösteren seyrek

dokunmuş kumaşlar deriyi daha az korurlar.

Güneş kremleri tehlikesizce kullanılabilir mi?

Güneş kremleri 25 yıldır kullanıldığından elimizde tehlikesiz

olduklarına dair yeterli bilgiler mevcuttur. Ancak deriyi kanserden korumak için

salt güneş kremine güvenmeyin; korunmak için şapka ve giysi giymek de önemlidir.

Deriyi kanser var mı yok mu diye en iyi nasıl kontrol

edebilirsiniz ?

En iyisi ayağınızın altından başınızın üstüne kadar derinizin

üzerindeki bütün benleri ve çizgileri iyice tanımaktır. Böylece bunların

renklerinde veya büyüklüklerinde bir değişiklik meydana geldiğinde hemen

görebilirsiniz. Bu değişiklikleri hemen doktora gösteriniz. Tanısı erken

yapılırsa deri kanserinin %99 iyileşme oranı olduğunu unutmayın.

Kanserle İlgili Yanlış İnançlar

Pazar, 04 Kasım 2007

Kanser ciddi bir hastalık olmakla birlikte bazılarımız bu

hastalığın iyileşmediği inancıyla gereksiz yere korkuya kapılırız. Ancak

gerçekler böyle değildir. Kanser hakkında daha çok bilgi edinerek korkunun bir

kısmını atlatmak mümkündür. Ayrıca, edindiğimiz bilgiler bize kanserden nasıl

korunabileceğimizi de öğretir. Kanser hakkındaki yanlış inançlardan bazıları ;

Kanser Hastalığı Her Zaman Ölümcüldür !

Bu doğru değildir. Kanser vakalarının %50?den fazlası başarıyla

tedavi edilmektedir. Bazı kanser türlerinin tedavisinde başarı oranı çok

yüksektir. Çocukların yakalandıkları kanser hastalıklarının iyileştirilme oranı

giderek yükselmektedir. Halen kanserli çocukların %80?i başarıyla tedavi

edilmektedir. Tedavinin başarılı olabilmesi için kanserin erkenden belirlenmesi

gerektiği de unutulmamalıdır. Bu nedenle kuşku duyduğunuz belirtilerin hemen

aile hekiminize bildirilmesi ve mümkün olduğu kadar düzenli aralıklarla sağlık

kontrolü yapılması da önemlidir. Örneğin, soygeçmişinde kalınbarsak kanseri

görülen ve 40 yaşını geçmiş kişiler erken belirtilerinin tanısının yapılması

için test yaptırmalıdırlar. 18-70 yaşları arasındaki kadınların ise her iki

yılda bir rahim ağzı kanserinin erken belirtilerinin bulunması için Pap Testi ve

50 yaşını geçmiş kadınların ise her iki yılda bir Mamogram denilen göğüs

röntgeni çektirmeleri gerekmektedir. Kadınlar göğüslerinde beliren bir

şişkinliği aylar hatta yıllar geçtikten sonra farkederler; oysa mamogram bir

pirinç tanesi kadar bile olsa göğüs kanserini yakalayabilmektedir.

Bazı sağlık kontrollerini kendiniz yapabilirsiniz. Örneğin, kadınlar her ay

göğüslerini kendileri muayene ederek herhangi bir değişiklik olup olmadığını

belirleyebilirler. Aynca herkes kendi derisi üzerindeki eski ve yeni lekeleri,

benleri arada bir kontrol ederek renklerinde, büyüklüklerinde ve biçimlerinde

bir değişiklik olduğunda bunu doktora gösterebilirler. Erken tanı yapılan deri

kanserlerinin çoğu başarıyla tedavi edilebilmektedir.

Kanser Bulaşıcıdır !

Bazı kişiler özellikle cinsel organlarla ilgili ve rahim ağzı veya

prostat kanseri gibi kanser hastalıklarının kendilerine de bulaşabileceğinden

korkarlar. Bu doğru değildir. Kanser bulaşıcı bir hastalık değildir.

Pap Testi İçin Alınan Gözelerde Anormallik Görülmesi

Kanser Hastalığının Belirtisidir !

Bu da doğru değildir. Anormal gözeler tedavi edilerek ileride kansere

dönüşmeleri önlenir.

Kanser Vücutta Oluşan Yaralanma ve Darbeler Sonucu Olur

!

Bazen kadınlar göğüslerine isabet eden bir darbenin kansere neden

olacağından korkarlar. Bunun doğru olduğuna dair bir bulgu mevcut değildir.

Ancak bazen vücudun herhangi bir yerine vurulması sonucu kişinin dikkati o bölge

üzerinde yoğunlaştığından daha önceden mevcut olan anormal bir leke veya şişlik

meydana çıkarılabilir.

Kanser Yanlış Bir Hareketimizin Cezasıdır !

Bu da doğru değildir. Kanser hakkında düşünmek, yazılan yazıları

okumak veya konuşmakla da kişi kansere tutulmaz.

Kanseri Önleyecek Özel Yemek Rejimleri Vardır !

Ne yazık ki kanseri önleyecek belirli bir yemek rejiminin olduğu

kanıtlanmamıştır. Ancak bazı besinlerin kanser hastalığı riskini azalttığı

görülmektedir. Bu konuyla ilgili olarak az yağlı, bol posalı, meyvesi, sebzesi

bol bir yemek rejimi önerilmektedir. Alkol ölçülü içilmeli, tuzlu, salamura ve

tütsülenmiş yiyeceklerin miktarı azaltılmalıdır. Kilonun da sağlıklı bir düzeyde

tutulması önemlidir. Araştırmalar aşırı kilolu kişilerde kansere daha çok

rastlandığını göstermektedir.

Meme Kanseri İçin Cevaplar

Pazar, 04 Kasım 2007

Kadınların Göğüslerinde Neden Değişiklikler Olur ?

Göğüslerde şu değişiklikler olabilir; yumrular, şişkinlik, göğsün

biçiminde görülen bir değişiklik, göğüs derisinin içine kaçması, göğsün bir

kısmının diğer kısımlarından değişik bir görünüm kazanması, meme başından akıntı

gelmesi, meme başının içeriye kaçması veya göğüste sancı olması. Bu

değişikliklerin yüzde 95?i kanser değildir. Göğüslerin şişmesi, acıması veya

yumrulu olması, örneğin, adet günlerinden önceki hormon değişikliklerinden

kaynaklanabilir. Bazı yumrular kistleşmiştir ama kansere dönüşmezler. Kistler

içi su dolu keseciklerdir. Göğüslerinizde herhangi bir değişiklik görürseniz

hemen doktorunuza danışınız. Muhtemelen kanser değildir ama gene de ihtiyatlı

olmak gerekir.

? Doktora Gitmeye Utanıyorum ?

Ya arkadaşlarınızın tavsiye ettiği bir kadın doktora veya Ana Çocuk

Sağlığı Kliniklerine başvurunuz. Unutmayın ki sağlığınız utanmaktan daha

önemlidir. Şimdiye kadar utançtan kimse ölmemiştir. Doktora giderken destek

olması için yanınıza bir arkadaş veya akrabanızı alın.

? Doktora Gitmekten Korkuyorum ?

Kendi kendinize devamlı olarak göğüslerdeki birçok değişikliğin göğüs

kanseri olmadığını söyleyin. Kanser bile olsa erken tanı yapılması başarılı

tedavi şansını arttırır. Göğüs kanserinden kurtulan kadınların sayısında devamlı

artışlar olmaktadır.

Doktor göğüslerimdeki değişikliğin kanser olmadığını söylediği halde hala

korkuyorum !

Göğüs kanseri uzmanına gitmek için havale isteyin ve bir de ondan fikir alın.

Meme Sağlığını Kadınlar Nasıl Denetleyebilirler ?

Her ay kendiniz muayene edin, yılda bir de doktorunuza göğüslerinizi

muayene ettirin. 40 yaşını geçtiyseniz iki yılda bir mamogram (meme röntgeni)

çektirebilirsiniz. Bu özellikle 50-69 yaşlarındaki kadınlar için çok önemlidir.

Sizinle aynı yaşlarda olan arkadaşlarınızla birlikte randevu alarak mamogram

çektirin. Kliniklerde sizinle ilgili bilgiler gizli tutulur. Mamografi bölümünde

çalışan uzmanlar hep kadınlardır.

Meme Kanseri Tehlikesini Neler Arttırır ?

Göğüs kanseri yaşla artar. Kanser olaylarının %70?i ; 50 yaşının

üstündeki kadınlarda görülmektedir. Yakın bir akrabasında, örneğin, annesinde

veya kızkardeşinde göğüs kanseri olan kişiler de risk grubuna girerler. Ancak

kanser olaylarının onda dokuzunda kadınların özgeçmişinde göğüs kanseri

bulunmamıştır. İlk çocuğunu 30 yaşından daha sonra doğurmuş olan kadınlarda veya

hiç çocuğu olmayan kadınlarda da hafif bir tehlike artışı vardır. Hormon takviye

terapisinin (HRT) kanser riskini arttırdığına ait bulgular olmakla beraber

hormon takviye terapisinin yararları ile bu küçük tehlike arasında bir denge

olmalıdır. Vücutta su toplanmasının, göğüs röntgeni çekilirken ışına maruz

kalmanın, stresin, sütyen takmanın veya göğüse isabet eden bir darbenin göğüs

kanserine neden olduğuna ait herhangi bir bulgu yoktur.

Tarama Mamografisi ile Tanı Mamografisini Farkı Var

Mıdır ?

Tarama mamografisi meme kanseri belirtisi göstermeyen kadınlar için

uygulanır. Memenin filmi çekilerek, eğer varsa, meme kanseri daha çok küçük ve

kolaylıkla tedavi edilebilir durumdayken ortaya çıkarılır ve hastanın canı

kurtarılır. Tanı mamografisi kendisinde meme kanseri belirtileri görülen

kadınlar için uygulanır. Doktorun tanı mamografisi için havale ettiği bir

kadında, örneğin, bir tümör bulunmuştur. Doktor mamografi havalesini yaptığı

hastanın gösterdiği bütün belirtileri de ayrıntılı olarak raporunda açıklar.

Hastanın röntgen filmini çekecek olan radyografi uzmanı bu rapora dayanarak

memenin tümörün olduğu kısmını daha etraflıca inceler.

Mamografi Memeye Zarar Verir Mi ?

Mamografi çekilirken memenin bastırılmasının memeye zarar verdiği

veya halen var olan meme kanserini yaygınlaştırdığına dair herhangi bir bulgu

yoktur. Mamografi çekilirken kadınların maruz kaldıkları radyasyon miktarı çok

azdır ve her iki yılda bir mamografi yaptırmanın meme kanserine neden

olabileceği hakkında da herhangi bir bulgu yoktur.

Memedeki Sancı Kanser Belirtisi Olabilir Mi ?

Bazen sancı kanser belirtisi olabilir ancak, genellikle sancınm

nedeni adet günlerinden önce meydana gelen hormonsal değişiklikler

olabileceğinden paniğe kapılmamalıdır. Bazı doğum kontrolu hapları da, özellikle

başlangıçta veya hap değiştirildiğinde göğüslerin yumru yumru olmasına ve

sancımasına neden olurlar. Bazen de göğüslere iyi uymayan, örneğin aitları telli

sütyenler göğüslerde sancı yapabilir. Bununla birlikte göğüslerinizde sancı

varsa kendiniz teşhis koymaya uğraşmayın, doktora gidin.

Bazı Besinlerin Meme Kanserine Etkisi Var Mıdır ?

Bunun yanıtını gerçekte kimse bilmemektedir. Bazı araştırmalar

gıdalarında çok fazla yağ ve çok az posalı yiyecekler (bol posalı gıdalar

pirinç, makarna, ekmek, kahvaltılık tahıllar, meyve ve sebzedir) olan kişilerde

meme kanseri görüldüğü şeklindedir. Ancak bu bulgular doğrulanmamıştır. Tavuk

veya etin de meme kanseri yaptığına dair bir kanıt yoktur. Ancak günde iki kadeh

veya iki kadehten daha fazla alkollü içki içen kadınlarda daha yüksek oranda

meme kanseri görülmektedir. Meme kanserinden korunmak için soya fasulyesi

ürünleri ve baklagiller önerilmekle beraber bu da henüz kanıtlanmamıştır. Ancak

bu gıdalar sağlık açısından yararlı olduğundan yemeklerimiz arasında

bulunmalıdır.

Memedeki Kistler Kansere Dönüşür Mü ?

Hayır. Göğüslerinde lifli adenomlar bulunan kadınlarda meme kanseri

tehlikesi yüksek olmakla birlikte lifli adenomlar kendiliklerinden kansere

dönüşmezler.

Erkeklerde de Meme Kanseri Olabilir Mi ?

Evet. Daha az görülmekle birlikte her yıl 100 erkekte meme kanseri

görülmektedir. Memede yumru veya kalınlaşma varsa doktora gidilmelidir.

Rahimağzı/serviks Kanseri

Pazar, 04 Kasım 2007

Bazı kişiler için kanser hastalığı öylesine korkutucu bir

konudur ki birşeyler okumak bir yana kanser hakkında konuşmak bile istemezler.

Bu davranış birçok kimsenin kanser hastalıklarından çoğunun erken tanı sonucu

tedavi edilebilir hatta önlenebilir olduğunu bilmemelerinden kaynaklanmaktadır.

Rahim ağzı kanseri bunun için en güzel örnektir. Rahim ağzını tanıtmak için

kadının rahminin bir armut biçiminde olduğunu ve dar ucunun vajinaya (dölyolu)

doğru uzandığını hatırlatmak yerinde olur. İşte rahmin bu dar kısmına rahim ağzı

denir. Rahim ağzından alınacak biraz göze (doku) burada ileride kansere yol

açabilecek herhangi bir değişikliğin bulunup

bulunmadığını belirler. Düzenli olarak yapılan ve Pap Testi denilen kontroller

sayesinde gözelerdeki değişiklikler erkenden bulunur ve kansere dönüşmeden önce

tedavi edilir.

Pap Testi Kimler Yaptırmalıdır ?

Cinsel ilişkide bulunmuş olan ve 18-70 yaş arasındaki bütün

kadınların iki yılda bir Pap Testi yaptımaları gereklidir. Daha önce cinsel

ilişkide bulunduğu halde uzun zamandan beri cinsel ilişkide bulunmamış olan

kadınların da test yaptırmaları gereklidir.

Pap Testi Kimler Yapabilir ?

Kadınlar ya bir doktora veya Ana Çocuk Sağlığı Kliniği?ne veya Aile

Hekimliği Merkezine giderek test yaptırabilirler. Pap Testi basit ve çabuk

yapılabilen bir testtir. Bu test için vajinaya küçük bir alet sokularak rahim

ağzından birkaç göze alınır. Test acı vermez. Alınan gözeler daha sonra bir

laboratuvara gönderilerek tahlil yapılır.

Sonucun Belli Olması Ne Kadar

Sürer ?

Sonuç ; genellikle birkaç günün içinde belli olur. Doktora veya

hemşireye sonucu öğrenmek için ne zaman telefon etmeniz gerektiğini sorunuz.

Test Sonucunda Bir Anormallik Tespit Edilirse ?

Pap Testi anormallik gösterse bile bu her zaman kanser bulunduğu

anlamına gelmez. Anormalliklerin birçoğu ya kendiliğinden kaybolur veya tedavi

edilebilir. Pap Testi kanser belirtisi gösterirse bu da tedavi edilebilir.

Ameliyatla Rahmi Alınmış Bir Kadının Pap Testi

Yaptırması Gerekir Mi ?

Rahim ameliyatlarında bazen rahimle birlikte rahim ağzı

alınmadığından bazı kadınların gene de Pap Testi yaptırmaları gerekli olabilir.

En iyisi bilgi almak için aile hekiminize danışmaktır.

Pap Testi Diğer Kanser Türlerini De Belirleyebilir Mi ?

Pap Testi ; rahim veya yumurtalık kanserlerini belirleyemez. Ancak,

Pap Testi yaptırdığınızda diğer önemli bir sağlık kontrolu olarak ve göğüs

kanserinin erken tanısını sağlamak için göğüslerinizi muayene ettirebilirsiniz.

Kanser Hakkında Konuşmak Kanser Riskini Arttırır Mı ?

Hayır. Kanser hakkındaki gerçekleri bilmek genellikle kanser riskini

azaltır. Kanseri önlemek veya erken tanısına yardım etmek tedavi şansını

arttırır.

Vulva Ve Vajina Kanseri

Pazar, 04 Kasım 2007

Vajina girişinde,büyük,küçük dudakalar ve kilitoristen oluşan organı vulva diye adlandırıyoruz.

Vulva kanseri:

Vajina girişinde,büyük,küçük dudakalar ve kilitoristen oluşan organı vulva diye adlandırıyoruz.

Belirtileri:

-uzun süren kaşıntı,

-ben oluşumu,

-ülser ve siğilimsi şişlikler ,

-renk değişikliği

-kasıkta bezeler

Bu belirtilerin ortaya çıkması halinde acilen doktora başvurulmalıdır.

Vajina (hazne) girişinde herhangi bir siğil, ben, ülser, renk değişikliği veya şişlik ortaya çıkması halinde derhal doktora başvurulmalıdır.Doktor direk gözle veya vulvoskopi (bir tür mikroskop ile büyüterekve boyalar sürerek ) ile muayene eder ve mutlaka doku örneği alarak ( biopsi ) tanı koyar.

Nedenler ve Risk faktörü:

-Sigara

-Her türlü bağışıklık sisteminin baskılandığı durum

-Şişmanlık

-Şeker Hastalığı

Tedavi:

-Cerrahi

-Radyoterapi (x-ışını)

-Kemoterapi (ilaç) tedavisi uygulanabilir.

Vajina kanseri:

Vulvadaki vajina ağzından ,rahimdeki rahim ağzına kadar uzanan organdır.

Belirtiler:

-Ağrısız kanama (ilişki sonrası olabilir)

-Ağrılı cinsel ilişki

-Vajinada yaralar çıkabilir

-Akıntı

-Sık idrara çıkma ve mesane ağrısı

-Dışkılama alışkanlıklarında değişiklik veya sorunlar olabilir.

Nedenler ve Risk Faktörü:

-Human Papilloma Virus (HPV) enfeksiyonu (İnsan siğil virüsü ile oluşan siğiller)

-Anne karnında düşük olmaması için kullanılan bazı östrojenik hormonlara (DES:Dietilstilbestrol) maruz kalan kız bebeklerin ileriki hayatlarında bir takım vajinal değişiklikler ve vajina kanserine yakalanma olasılığı artmaktadır.

Tedavi:

-Cerrahi

-Radyoterapi (x-ışını)

-Kemoterapi (ilaç) tedavisi uygulanabilir.

Rahim Ve Rahimağzı Kanseri

Pazar, 04 Kasım 2007

Rahim ağzı, rahmin vajinaya açılan boyun kısmıdır. Rahim ağzı kanseri jinekolojik kanserler içinde 2. sıklıkta görülen kanserdir. Pap smear incelemesinin yaygınlaşması ile rahim ağzı kanserinin görülme sıklığı azalmıştır.Anormal hücre büyümesi genellikle 25-35 yaşları arasında başlar.

Rahim ağzı (serviks) kanseri:

Bu hücreler ,öncül kanser hücresi olarak değerlendirilir. Zamanla bu hücreler kanser hücrelerine dönüşerek carcinoma in situ olarak adlandırılan rahim ağzının dış kısmında sınırları belli bir kanser oluşturur. Bu durum tedavi edilmediğinde rahim ağzının diğer katlarına ve diğer organlara yayılır. Erken dönemde teşhis edilebilen vakaların %95?inden fazlası iyileşebildiğinden erken teşhis ve tedavi çok önemlidir.

Belirtileri:

Erken evre kanserler genellikle bulgu vermez. Kanseri erken dönemde teşhis edebilmek için yıllık rutin Pap smear testi yapılması ve jinekolojik muayene gereklidir.

İlerlemiş kanserin klinik bulguları;

-Adet kanamaları arasındaki dönemde kanama

-Adet kanamalarının fazla olması

-Vajinal akıntının artması

-Cinsel ilişki sonrası kanama

-Kilo kaybı

-Kansızlık

Nedenler ve Risk Faktörleri:

Rahim ağzı kanserinin nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte kansere yatkınlığı arttıran nedenler;

-Çok eşlilik

-HPV enfeksiyonları ve genital siğiller

-Cinsel temasın 20 yaşından önce başlaması

-Viral ve bakteriyal enfeksiyonlar

-Fazla sayıda doğum yapmak

-Sosyoekonomik düzeyin düşük olması

-Sigara içmek

-C vitaminive A vitamini eksikliği

-Erkek eşin sünnetli olmaması

-Hastanın bağışıklık sisteminin baskılanması

Tedavi:

-Cerrahi

-Radyoterapi (Işın)

-İlaç tedavisinden (kemoterapi) oluşur.

Rahim kanseri:

Rahim kanseri denildiğinde rahim içini döşeyen endometriumdan ( rahim iç zarı) kaynaklanan kanserler anlaşılır. Endometrium kanseri de bir diğer adıdır. Rahim kanseri endometrium dokusunda geliştikten sonra kadın üreme sisteminin diğer organlarına da yayılma eğilimindedir. İlk önce rahim ağzı ( serviks) ve tüplere ve yumurtalıklara doğru yayılır. Daha ilerlemiş hastalık durumlarında lenfatik damarlar aracılığı ile vücudun diğer bölümlerine atlar.

Endometrial Hiperplazi nedir ?

Endometrial hiperplazi rahim içini döşeyen endometrial hücrelerin aşırı büyümesidir. Genellikle menopoza girmek üzere olan ve menopoza girmiş kadınlarda görülür.

Menopoz tedavileri buna etken olabilir.Ayrıca,yumurtalık kistleri ve şişmanlık da etken olabilir.Hiperplazi kanserin ön belirtisi olabilir.O yüzden önemlidir.

Belirtiler:

-Vajinal kanama en önemli bulgudur.(menopoza rağmen)

-Menopoza girmemiş hastalarda ise menstrüal kanam fazla miktardadır ve uzun sürer

-Ara kanamalar da sık görülür.

Özetle menopoz sonrası kanaması olan veya 40 yaş sonrası artmış vajinal kanaması olan herkes rahim kanseri olasılığına karşı doktora başvurmalıdır.

Nedenler ve Risk Faktörleri:

-Şişmanlık

-Yüksek tansiyon

-Şeker hastalığı

-Genç yaşlarda adet düzensizlikleri

-Karşılanmamış östrojen (dışarıdan verilmesi veya vücutta aşırı östrojen yapımı)

-Östrojen salgılayan tümörler

-Meme kanseri tedavileri

-Yumurtlamanın olmadıgı adet dönemleri

-Geç menepoza girmek

-Ailede rahim kanseri varlığı

-Çocuk doğurmamış ve emzirmemiş olmak

Tedavi:

Erken evrelerde teşhis edilen rahim kanserinin iyileşme şansı %95?tir.Aslında rahim kanserinde esas tedavi, rahmin çıkartılmasıdır.Yani histerektomi. Histerektomi sırasında yumurtalıkların ve tüplerin de çıkartılması uygun olur.

Ek ve yardımcı tedavi olarak

-Radyoterapi

-Kemoterapi kullanılır.

Yumurtalık Ve Tüp Kanseri

Pazar, 04 Kasım 2007

Yumurtalık kanseri herhangi bir belirti vermeden ileri evrelere ulaştığı için jinekolojik kanserler içinde en çok korkulan kanserdir. Düzenli jinekolojik muayene dışında erken tanıda kullanılabilecek bir yöntem yoktur.

Yumurtalık (Over) Kanseri:

Yumurtalık kanseri herhangi bir belirti vermeden ileri evrelere ulaştığı için jinekolojik kanserler içinde en çok korkulan kanserdir. Düzenli jinekolojik muayene dışında erken tanıda kullanılabilecek bir yöntem yoktur. Her yaşta görülebilmesine rağmen Menopoz öncesi dönemde over tümörlerinin sadece % 7?si kanserken bu oran menopoz sonrası %30?a çıkar.45 yaşını aşmış kadınlarda ve gebe kalmamış kişilerde daha sık görülür rastlanır.75-79 yaşlar arasında pik yapar. Yumurtalık kanseri jinekolojik kanserlerin %25?ini oluşturur

Belirtiler:

Ne yazık ki erken dönemde eğer düzenli jinokolojik muayene olan biri değilseniz tanı pek mümkün değildir.Ancak yumurtalıktaki tümör belli bir boyuta gelip çevre organları baskıladığında bir takım belirtiler ortaya çıkar.

-Karın ağrısı ve aşırı derecede karın şişliği(tümör 12-15 cm bulmuştur ve karında sıvı birikimi vardır)

-İdrar yolları ve mide-barsak şikayetleri (tümör basısı nedeniyle)

-Adet düzensizliği ve anormal kanama şikayetleri

Risk Faktörleri:

-Birinci derece akrabada (anne,kızkardeş ) yumurtalık kanseri varsa yumurtalık kanserine yakalanma ihtimali %50?dir.

-Doğum yapmamak, gebe kalmamak veya geç çocuk sahibi olmak, çocuğunu emzirmemek riski artırmaktayken,genç yaşta doğum yapmak ve bebeğini emzirmek bu riski azaltmaktadır.

-Yumurtlamayı baskılayan doğum kontrol hapları ve tüplerin bağlanması riski azaltmaktadır.

Tedavi:

Yumurtalık kanserinin tedavisi birçok branştan hekimin bir arada davranmasını gerektirir. Bunlar jinekolog, onkolog, radyoterapist, kemoterapist, patolog, diyetisyen ve psikiyatristtir.Tedavi hastalığın aşaması ,hastanın çocuk isteği olup olmadığı hesaba katılarak planlanır.Yumurtalık kanserinde 5 yıl sağ kalım şansı % 40 civarındadır.

Hastalık çok erken evrelerde yakalanırsa sağ kalım şansı ancak hastaların %10-15 inde; %90 a dek yükselir.Bunu belirtme nedenimiz kadınları; mutlaka gerekli ,düzenli jinekolojik muayeneye teşviktir.

Tüp Kanseri:

Tüpler (tuba uterina) iki tanedir.Her bir yumurtalıkla rahim arasında kalan kanal şeklinde oluşumlardır.

Tüp kanseri çok az görülen bir kanser türüdür. Tüm kadın genital kanserlerinin %0.3 ünü oluşturur.

Aslında tüp kanseri genellikle kendinden değil metastasla oluşur.Yani yumurtalık, rahim içi , mide bağırsak sistemi veya meme kanserinin yayılımıdır.Tek başına tüplerden gelişen kanserler nadirdir. Genelde 50-60 lı yaşlarda görülür. Nedenleri pek bilinmemektedir.

Belirtiler:

-Ani, aşırı miktarda vajinal akıntı (en çok bu görülür)

-Kasık ağrısı

-Kasıkta kitle

Tedavi:

Cerrahi, tanı ve tümörü mümkün olduğunca çıkarıp kitleyi küçültmek ve patolojik incelemeyle kanserin durumunu saptamak gerekir. Çıkan patoloji sonucundan sonra,kanserin aşamasına göre Radyoerapi ve kemoterapi uygulanabilir. 5 yıllık yaşam şansı %40 dır.

Over Yumurtalık Kanseri

Pazar, 04 Kasım 2007

Jinekolojik kanserleri içinde en geç tanısı konabilen ve bu nedenle en fazla ölüme sebebiyet veren kanser türü olması nedeni ile ayrı bir öneme sahiptir. Kadın kanserlerinn %4?ünü, genital kanserlerin ise %23?ünü meydana getirir. Her 100 kadından 5?i over kanseri nedeni ile yaşamını kaybeder.Over kanseri tanısı konan kadınlarda 5 yıllık yaşam % 35 civarındadır.Endüstrileşmiş ülkelerde daha fazla görülür. Bu çevresel faktörlerin etkisini düşündürmektedir.

Her yaşta görülebilmesine rağmen en fazla 45 yaşından sonra rastlanır.75-79 yaşlar arasında pik yapar. Menopoz öncesi dönemde over tümörlerinin sadece % 7?si kanserken bu oran menopoz sonrası %30?a çıkar. Over dokusu pek çok değişik hücreyi barındırır. Kanserin köken aldığı hücre türüne göre de görülme yaşları ve oranları değişir. Overin ve diğer tüm dokuların ana yapısını oluşturan epitel hücrelerden köken alan tümörler en sık görülen tümürlerdir. Menpopoz sonrası kanser teşhisi konan vakaların % 80?i epitheliyal tümörlerken, 20 yaş altında teşhis edilen vakaların % 60?ı germ hücreli yani embryonik döneme ait hücreler ile ilgili tümörlerdir.

Risk Faktörleri

Hormonal, ailesel ve çevresel faktörlerin over kanseri gelişmini etkiledikleri düşünülmektedir. Sık ve fazla sayıda kesintisiz bir şekilde yumurtlama olanlarda kanserin daha fazla görüldüğü bilinmektedir. Buna göre hiç gebe kalmamışlarda risk daha fazlayken doğum yapanlarda risk 1/2 ile 1/4 oranında azalır. Yumurtlamayı baskılayarak etki eden doğum kontrol hapları da kanser görülme sıklığını belirgin derecede azaltır. Yani inanılanın aksine OK?ler kanser yapmadığı gibi kansere karşı koruyucu rol oynarlar.Buna karşılık menopoz sonrası dönemde eğer progesteron eklenmeden tek başına östrojen verilirse over kanseri riskinin arttığı iddia edilmektedir. Birinci derece akrabalarında over kanseri olanlarda hastalığın daha sık görülmesi genetik bir faktörün etkisini düşündürmektedir. Bu gözleme yönelik çalışmalar sonucu meme ve over kanserine neden olduğu saptanan bazı genler bulunmuştur.

Sınıflama

Over kanserleri köken aldıkları hücre türüne göre 5 ana sınıf altında toplanırlar. Bunlar epitheliyal tümörler, germ hücreli tümörler, stromal tümörler (yumurta hücresi ve follikülden köken alan), nonspesifik bağ dokusu hücrelerinden köken alan tümörler ve başka bir organdan metastaz yolu ie gelen tümörlerdir. Yumurtalık kanserleri ayrıca malign ve borderline olarak da sınıflanır. Malign kötü huylu demektir. Borderline tümörlerin ise histolojik davranışları selim ve malign arasında bulunur. Bu tümörler malign olanlara göre daha genç yaşlarda görülürler, hastalığın gidişatı çokdaha iyidir.

Epitheliyal tümörler de kendi aralarında yine köken aldıkları epitheliyal hücrelere göre sınıflandırılırlar. Bunların %50-75?i seröz kistadenokarsinomlardır.Daha sonra sırasıyla müsnöz, endometrioid, brenner gibi tümörler gelir.

Klinik

Over kanserinde erken tanı son derece zordur. Çünkü çoğu zaman şikayetler belirgin değildir. Karın ağrısı , şişkinlik, hazımsızlık erken devredeki belirtilerdir. İleri evrelerde ise komşu organlara ait bası bulguları, karın ağrısı, pelviste kitle ve aşağı doğru bası hissi, vajinal kanama gibi spesifik olmayan şikayetlerdir. Hastayı doktora götüren en sık şikayet ise aşırı derecede karın şişliğidir.Bu şişliğin sebebi çoğu zaman karın içerisinde sıvı birikimi yani asittir.

Tanı

Muayeneler esnasında özellikle menopoz sonrası kadınlarda pelvik alanda kitle saptanması over kanserini düşündürmelidir. Ultrasonografide çift taraflı ovarian kitle, 8 cm?den büyük kitle ile muayende bu kitlenin hareketli olmaması tanıyı destekler. Ayırıcı tanıda myomlar, normal ve anormal gebelikler ve diğer komşu organ kanserleri ekarte edilmelidir. Over kanseri düşünülen hastalarda aile öyküsü dikkatli alınmalı, iyi bir sistemik ve jinekolojik muayene yapılmalı, özellkle genç hastalarda smear tetkiki elde edilmelidir. Ayrıca damarlanmanın tespiti açısından doppler ultrason ile komşu organları incelemeye yönelik radyolojik tetkikler yapılmalıdır. Manyetik rezonans ve bilgisayarlı tomografi kitlenin daha iyi incelenmesine olanak sağlar.Over kanseri tanısını güçlendiren ve bu konuda hekimlere son derece yardımcı olan bir başka tetkik de tümör belirteçleridir.

Tümör Belirteçleri

Tümör belirteçleri kabaca normal dokularda fazla miktarda bulunmayan ancak malign dokulardan kana salınan maddeler olarak tanımlanabilir. Kullanılan ya da araştırma safhasında olan pekçok belirteç olmasına rağmen ideal bir tümör marker henüz saptanamamıştır. Over kanserinde en çok işimize yarayan Ca 125 adı verilen belirteçtir. Over bölgesinde şüpheli bir kitle bulunan kadınlarda yüksek saptanması tanıyı destekler.Ancak sigara içimi, erken gebelik, endometriozis gibi hastalıklarda da yükselebilmesi güvenilirliğini kısıtlar.

Evreleme

Over kanserinde evreleme cerrahi olarak yapılır.Bu işlem esnasında karın boşluğu orta hattan göbek üstüne kadar uzanan bir kesi ile açılır. Önce karın sıvısından örnek alınır.Daha sonra karın boşluğu gözle ve elle incelenir. Omentum adı verilen karın boşluğundaki organları çevreleyen yağ dokusu çıkartılır.Tümör dokusu mümkün olduğunca çıkartılır. Eğer sadece tek overde ise o over çıkartılır hastanın yaşı genç ise diğer overden biopsi alınır ve ameliyat esnasında patolojik incelemeye tabii tutulur. Eğer o overde de tutulum varsa rahim ve yumurtalıklar tamamen çıkartılır.Takiben pelvik alandaki ve aort damarı etrafındaki lenf düğümleri mümkün olan en fazla sayıda çıkartılmaya çalışılır.

Tedavi

Over kanserinin tedavisi birçok branştan hekimin bir arada davranmasını gerektirir. Bunlar jinekolog, onkolog, radyoterapist, kemoterapist, patolog, dietisyen ve psikiyatristtir.Tedavi kabaca cerrahi ve cerrahi olmayan olarak ikiye ayrılır. Bazen klinik olarak bulgu vermeyen vakalarda başka bir nedenden dolayı yapılan ameliyat sonucu şans eseri over kanseri tanısı konabilir. Bu gibi durumlarda evrelemeyi tamamlamak için hastanın yeniden ameliyat edilmesi gerekir. cerrahi sonrası ise kemoterapi ve radyoterapi yaygın olarak uygulanır.Günümüzde heniz deneme aşamasında olan bazı hormon ve allerjik tedavilerde vardır.

Son zamanlarda ikinci bakı cerrahisi kavramı over kanseri tedavisinde giderek popülerite kazanmaktadır. Buna göre cerrahi ve kemoterapiyi takiben hasta ikinci kez ameliyat edilir ve yeniden durum değerlendirmesi yapılır.

Prognoz

Prognozda en önemli faktör hastalığın evresidir.Buna göre Evre 1 de 5 yıllık yaşam % 70, evre 2 de %25, Evre 3 de %18 ve evre 4 de %0?dır.