‘Güzellik Bakım’ Kategorisi için ArÅŸiv

Cilt Tipinize Uygun Davranın - Yağlı Cilt

Pazar, 04 Kasım 2007

YAĞLI CİLT

YAPIN

Yüzünüzü günde iki kez (sabahları ve yatmadan önce) yağlı ciltler için hazırlanmış yağı absorbe eden yumuşak bir likit ya da jel temizleyici ile temizleyin.

Suyu çeken ve tutan (humectant) içerikli nemlendiriciler kullanın. Bu tarz nemlendiriciler yağlı parlaklığa neden olmadan suyu ciltte tutar.

Yağ içermeyen, su bazlı fondötenleri tercih edin. Bir diğer seçenek ise yağı kurutan fondöten ve pudralardır. Bunlar, fazla yağı emerek parlamayı geciktirir. Krem allıklar yerine toz olanları kullanın.

Yağsız bir güneşten koruyucu kullanın. Yağlı ciltli birçok kişi, içerdikleri yağın sivilceleri tetikleyeceğini düşünerek güneşten koruyucu ürünlerden kaçınırlar. Artık yağ içermeyen koruyucular da var. Bunlar, fazladan yağ birikimi yapmadan cildinizi güneşin zararlarından koruyabilirler.

YAPMAYIN

Yağı kurutmak için sert, deterjan bazlı sabunlar ve alkollü tonikler kullanmayın. Zamanla bu ürünler cildinize zarar verebilir ve zaten fazla aktif olan yağ bezlerinin üretimini teşvik edebilir.

Kakao yağı, temizleme kremi veya lanolin gibi yağlı içeriği olan ?süper yağlı? ürünlerden kaçının

Çil

Pazar, 04 Kasım 2007

İpeksi pürüzsüzlükte bir cildin yanı sıra, homojen ve sağlıklı bir cilt

rengimizin de olmasını isteriz. Bazılarının çok şirin bulduğu çiller, bazıları için gerçek bir sıkıntıdır. İyi haber şu ki? renk farklılığının neden kaynaklandığını bilir, gerekli önlemi alır ve tedaviyi uygularsanız yaşam boyu homojen bir cilt rengine sahip olabilirsiniz.

Çil nedir?

Çiller (a.k.a. ephelides), daha çok açık tenli ve kızıl saçlı, mavi, yeşil ya da ela göz renkleri olan kimselerde görülen küçük kahverengi lekelerdir.

Hayatın erken aşamalarında ortaya çıkarlar ve yazın çoğalıp kışın hafiflerler. 40-45 yaşlarından sonra genellikle kaybolurlar.

Güneşe maruz kalmış bölgelerde oluşurlar: yüz, eller, göğüs ve sırt gibi. Bu kahverengi lekeler cilt tarafından üretilen bir pigment olan melaninin birikmesinden kaynaklanır. Vücutta var olan melaninin miktarı bireylerin cilt renklerinin tonunu belirler. Güneşe maruz kalındığında cilt UV ışınlarından gelebilecek zararı azaltabilmek için, reaksiyon olarak, daha fazla melanin üretir. Bu da melanin birikimine, dolayısıyla çil oluşumuna neden olur. Cildinizde renk farklılıklarının oluşmasını istemiyorsanız alınabilecek en etkili önlem güneşten korunmaktır. Böylece vücudunuzun kendini korumak için cilde ?melanin üret? komutunu vermesine gerek kalmaz.

Çiller, yaş lekeleri (lentigines) ile benzerlik gösterebilir. Ancak yaş lekeleri hayatın ileri safhalarında ortaya çıkar ve her tür ciltte

oluÅŸabilir.

Tedavi yöntemleri

Melanin cildin üst tabakalarında oluştuğundan cilt renginizi açmak için peeling yapmayı düşünebilirsiniz. Bunu yaparken kullanılabilecek

farklı ürünler bulunmaktadır:

- Hydroquinone: popüler bir tedavi olmasına rağmen cildi tahriş edebilir.

- Kojic acid: 1989 senesinde Japonya da ortaya çıkarılan bu tedavi, mantardan elde edilen doğal bir tedavidir. Cilde zarar vermediği gibi ciltteki renk problemlerinin tedavisinde çok etkilidir. Bu tedavi üst deri tabakalarına nüfuz ederek pigment oluşumuna mani olur.

- Alpha-hydroxy asitleri: yaşlı cilt hücrelerinin daha hızlı dökülmesine yardımcı olarak homojen renklenmeye yardımcı olurlar. Genellikle daha koyu olan yaşlı cilt hücrelerinin dökülmesi çil veya yaş lekelerinin daha az görünür olmasını sağlar.

Yukarıdaki tedavilerden birinin uygulanmasına karar verildiğinde güneşten özellikle korunmak ve kaçınmak zorunludur. Gerekli durumlarda, günde bir kaç kez güneş koruma faktörlü kremler kullanmak gerekir. Cilt rengini açıcı ürünler kullanıldığında ve peeling yapıldığında cildin üst ve koyu renkli katmanı hedef alınır.

Daha alttaki cilt tabakalarında daha az melanin bulunur. Cildinizi

korumadığınız taktirde, cilt kendi kendini korumak için daha fazla melanin üretecektir. Bu da koyulaşarak ciltteki renk farklılığının daha belirgin duruma gelmesine neden olur ve problem artarak devam eder.

Çil ve yaş lekeleri sürekli bakım ve tedavi gerektirir. Tedaviye son

verilirse lekeler veya çiller tekrar ortaya çıkar. Ancak cilt ?rejimi?ni sürdürmenin kolay yolu (cildinizi hem UVB hem de UVA

ışınlarından koruyacak) UV koruması bulunan, renk açıcı içeren, yumuşak ama etkili bir nemlendirici kullanmaktır.

Unutulmaması gereken bir nokta!:

Bazı çil ve cilt lekeleri dahili düzensizliklere bağlıdır. Örneğin karaciğer bozuklukları, hormonal veya metabolizmanın

çalışmasına bağlı bazı düzensizlikler, tiroid bezinin fazla çalışması gibi. Eğer bu tür bir rahatsızlıktan şüpheleniyorsanız tedaviye içten başlamanız gerekir. Her zaman olduğu gibi bu yazıdaki bilgilerin

medikal tavsiye olarak algılanmaması ve gerekli durumlarda hekime danışılması en doğrusudur.

Doğal reçeteler

Kullanabileceğiniz doğal yöntemlerden bazıları şöyledir:

- Cildinizi ekşi süt ile yıkayın. Laktik asit cildinizi tahriş etmeden doğal bir peeling sağlayacaktır.

- Limon suyu kanıtlanmış bir çil savaşçısıdır. Limonu cildinize doğrudan sürmeyin: limon suyunu parmak uçlarınızla cildinize yedirmeniz yeterli olacaktır.

- Sebze ve meyve maskeleri uygulayın. (kayısı, çilek, salatalık gibi)

- Taze krema maskesi uygulayın. Bu maskeyi uyguladıktan sonra tamamen temizlemeyin: ince, yumuşak bir kağıt mendil ile hafifçe sildikten sonra cildinize nemlendirici sürün.

- Maydanoz suyunu eşit miktarda limon ve portakal suyuyla karıştırarak nemlendirici kreminizden önce uygulayın. Çillerinizin kaybolmasına yardımcı olacaktır.

- C vitamini açısından zengin besinler tüketin. Böylece güneşe karşı cildinizi güçlendirmiş olursunuz

Cildiniz Ve Vitaminler

Pazar, 04 Kasım 2007

Vitaminlerin cilde faydası uzun süredir bilinen bir gerçek.

Vitamin eksikliği cildin cansız, kuru veya fazla yağlı olmasına neden olabilir. Cilt sağlığını korumak için A, E, C, D Vitaminleri gibi vitaminlere ihtiyaç duyar. E ve C Vitaminleri en basit antioksidan türleridir. Antioksidanlar sayesinde cilt kendini güneş ışınları ve çevre kirliliği gibi etkenlerden korur. C vitamini ise cildin kendini tedavi etmesi için gereklidir.

Cildiniz ve Vitaminler konusunda daha geniş ve yararlı bilgiler için dosyamızın konularını okuyun, yararını göreceksiniz?

Beslenme, cilt bakımı ve vitaminler

Gazetelerde sağlıklı cilt ya da cilde sağlığını kavuşturma konusunda sayısız yorum ve makale okuyoruz. Sağlıklı cilt, yeterli şekilde nemlendirilmiş sağlıklı bir ?epiderm? ile birlikte dengeli beslenme ve güneş ışınlarından korunmakla mümkün olur. Yorgun, stresli ve yanlış beslenen kişilerin cildi bunu hemen yansıtır.

Günlük vitamin kullanımının yararı senelerden beri biliniyor; ancak sağlıklı beslenme ile cilt sağlığı arasındaki bağlantı ancak son senelerde dikkate alınmaya başlandı. Vitaminlerin antioksidan etkileri cilde doğrudan uygulanan ürünlerle senelerdir kullanılıyor. Ama sindirim yoluyla alınan vitaminlerin yararına yakın zamana kadar önem verilmemişti.

Yapılan araştırmalar belli vitamin ve minerallerin sindirim yoluyla alındığında cilt, güzellik ve bir kadının genel sağlığı için faydaları olduğunu kanıtlamıştır. Dolayısıyla güzel ve sağlıklı bir cildin sırrı, her şeyden önce doğru, dengeli bir beslenme ile birlikte gerekli vitaminlerin takviyesiyle sağlanabilir.

Sigara ve cildiniz

Sigaradan uzak durmak akıllıca bir hareket olacaktır. Sayısız zararının yanı sıra cilde de zararı büyüktür. Sigara dumanı ve katran cildin ihtiyacı olan oksijeni almasına ve besin emilimine mani olarak kuru ve cansız görünmesine neden olur. Ayrıca sigara tüketimi zararlı serbest radikallerin oluşmasına sebep olarak ciltteki kolajen ve elastin liflerini zayıflatarak cildin zamansız yaşlanmasına neden olur.

Sigara içiyorsanız cildinizin sağlığı açısından vitamin kullanımına daha da fazla önem vermeniz gerekecektir. Çünkü sigaranın cildinize verdiği zararları azaltmak ancak vitamin katkısıyla mümkün olabilir.

Vitaminleri karışıma dahil etmek

Günlük vitamin ihtiyacını karşılamak için her gün multi-vitamin almak ve/veya bolca meyve, sebze tüketmek tek yol değil: artık nemlendiriciler ve bakım kremleri gibi kozmetik ürünlerinin çoğunun içeriğinde cilt sağlığına faydalı olan vitaminler kullanılıyor. Çarpıcı bir istatistik: 1991 senesinden günümüze, içeriğinde vitamin bulunduran ürünlerin sayısı 3 misli artmış durumda.

Ancak dikkate alınması gereken önemli bir nokta var. Bu ürünleri kullanan tüketicilerin hangi faydayı sağlamak için hangi vitaminin kullanılması gerektiğini bilmesi gerekiyor. Örneğin amaç kırışıkları azaltmak mı, akneden kurtulmak mı? Amaca göre seçilecek kozmetik ürününün doğru olması önemli.

A vitamini ve beta karotenler, sarı, turuncu ve yeşil renkli sebzeler, yumurta akı, ciğer, tereyağı ve balık yağlarında bulunur ve yaşlanmayı geciktirici etkileri için kullanılır.

C vitamini, antioksidan etkileri ve yara tedavisindeki etkileriyle önemlidir. Yüzeysel olarak kullanıldığında ince çizgi ve kırışıkların yok edilmesinde yardımcı olduğu gibi güneş yanıklarının tedavisinde de kullanılır.

E vitamini, bir antioksidandır ve cilt üzerinde iltihap giderici etkileri vardır. Yüzeysel olarak uygulandığında cildin nemlenmesine yardımcı olur, yumuşaklık ve pürüzsüzlük sağlar.

B vitamini türlerinden olan Niasin in bir türü olan Niasinamit uzmanlar tarafından yıldızı parlamaya başlamış bir vitamin olarak gösterilmekte. Akne tedavisinde inanılmaz etkileri saptandığı gibi anti tümör karakteristikleri ve cilt kanseri tedavisindeki başarıları da var.

Vitaminler konusunda yapılan araştırmalar tüm hızıyla devam ediyor. Gelecek yıllarda vitaminlerin daha birçok faydalarından yararlanacağımız da bir gerçek. Şimdilik bilinçli olmak ve vücudumuza gereken miktarda vitamini sağlamaya devam etmek için sağlıklı ve dengeli beslenmek; yüzeysel kullanımda da amaca yönelik bilinçli seçimler yapmak en doğrusu olacaktır.

Vitamin tanımları

Vitaminler metabolizma için gerekli olan maddelerdir. Hücre büyümesi, gelişmesi ve işleyişi üzerinde doğrudan etkileri vardır. Enzimler ve sağlıklı yaşam için gerekli olan diğer bazı maddelerle etkileşim içindedirler.

A Vitamini

Sağlıklı cilt için gereklidir. Yetersiz olması veya fazla alınması ciltte kuruluk, pütürlük gibi problemlere neden olur. Retinoid adı verilen sentetik A vitamini bileşikleri cilde doğrudan uygulanarak akne, kırışıklık veya güneşe fazla maruz kalmaktan oluşabilen rahatsızlıkların tedavisinde kullanılır.

A vitamini sağlıklı diş, kemik, cilt ve yumuşak dokular için de gereklidir. Özellikle az ışıkta iyi görmeyi sağlar. Emziren anneler için elzemdir.

B Vitamini

Tiamin-B1 karbonhidratların enerjiye dönüştürülmesine yardımcı olur. Kalbin sağlıklı işleyişi ve sinir sistemi için de gereklidir.

Riboflavin-B2 diğer B vitaminleriyle birlikte çalışarak büyüme ve alyuvar üretiminde etkisi vardır. B1 gibi karbonhidratların enerjiye dönüştürülmesine yardımcı olur.

Niasin sağlıklı cilt ve sinir sistemi için gereklidir. Kolesterolü düşürücü etkileri de bulunur.

Piridoksin-B6 nın protein kullanımıyla ilişkisi vardır: kişi ne kadar protein tüketiyorsa bu proteini kullanabilmek için B6 vitamininin de o kadar alınması gerekir. B6 alyuvar üretiminde de etkilidir, ayrıca beyin fonksiyonlarını düzenler. B6 nın bağışıklık sistemine yararları da bulunur.

B12 nin de diğer B vitaminleri gibi metabolizmaya faydaları vardır: alyuvar üretimine yardımcı olur, merkezi sinir sistemine faydaları vardır.

C Vitamini

Kimya adı askorbik asit olan C vitamininin yara tedavisinde rolü büyüktür. Cilde yüzeysel olarak uygulandığında gençleştirici etkileri olduğu da söylenmektedir. Cilt için gerekli bir antioksidandır.

Sağlıklı diş ve dişetleri için gereklidir. Demir emilimine yardımcı olur. Bağ dokularının sağlığı için etkilidir.

D Vitamini

?Güneş vitamini? olarak da bilinen D vitamini vücutta güneş ışığıyla etkileşerek oluşur. Vücudun ihtiyacı olan D vitamini haftada 3 kez 10-15 dakika güneş ışığı alarak yeterli olarak sağlanabilir. D vitamini de bir antioksidandır ve cilt pigmantasyonunda (renklenmesinde) rol oynar. D vitamini yüzeysel olarak kullanıldığında çok dikkatli olunmalıdır çünkü fazlasının toksik yani zehirleyici etkisi vardır. Ayrıca D vitamini kemik ve kemik gelişimi için gerekli olan kalsiyumun ve fosforun emilim oranını artırır.

E Vitamini

E vitamini bir antioksidandır. Serbest radikallerin yol açtığı zararların önlenmesinde yardımcı olur. Güneş ve çevre kirliliği gibi sebeplerle oluşan serbest radikallerin ortaya çıkardığı problemleri önlemesi ve tedavi etmesi açısından cilt için önemlidir. Bu özelliği nedeniyle E vitamini kozmetik ürünlerinde gittikçe artan bir oranda kullanılmaktadır.

K Vitamini

?Pıhtılaştırıcı vitamin? olarak da bilinir, çünkü K vitamini olmadan kan pıhtılaşamaz. Bazı araştırmalar K vitamininin yaşlı kişilerde kemik sağlığı açısından yararlı olduğunu da göstermektedir.

Besin kaynakları

Vücut fonksiyonları için gerekli olan 13 tane vitamin bulunur. Bunlar A, C, D, E, K ve B (Tiamin, Riboflavin, Niasin, Pantotenik asit, Biotin, B6, B12) vitaminleridir. Bunların tümü besinlerden sağlanabilir. D ve K vitaminleri de vücutta sentez edilir.

YaÄŸda eriyen vitaminler

- A vitamini süt, peynir, krema, ciğer, böbrek ve balık yağı gibi besinlerde bulunmasına rağmen bunlar yoğun yağ ve kolesteroldür. Bu nedenle A vitaminini beta karotenlerden elde etmek daha doğru olabilir. Beta karoten havuç, kabak, patates, kayısı, brokoli ve ıspanak gibi besinlerden elde edilebilir.Sebze veya meyvenin rengi yoğunlaştıkça beta karoten içeriği de artar.

- D vitamini peynir, tereyağı, margarin, krema, balık, kabuklu deniz mahsulleri ve tahıllarda bulunur. Ayrıca vücut güneş ışınları aldığında D vitamini sentezi yapabilir.

- E vitamini mısır, çerez, bakliyat, zeytin, ıspanak, kuş konmaz, yeşil yapraklı sebzeler, nebati yağ ve nebati yağ ürünlerinden elde edilir.

- K vitamini lahana, karnı bahar, ıspanak, soya ve tahıllarda bulunur. Bağırsaklardaki bakteriler de K vitamini üretir.

Suda eriyen vitaminler

- Tiamin-B1 ekmekler, tahıllar, makarnalar, bakliyat, süt ürünleri, sebze ve meyvelerde bulunur.

- Niasin-B3 süt ürünleri, kümes hayvanları, balık, çerez ve yumurtada bulunur. Bazı sebzeler de B3 vitamini içerir.

- B12 vitamini yumurta, et, kümes hayvanları, süt ve süt ürünlerinde bulunur.

- Pantotenik asit ve biotin yumurta, balık, süt ürünleri, tahıllar, sebzeler, maya, brokoli ve patates ve dana eti gibi besinlerde bulunur.

- C vitamini narenciye ürünleri ve sularında, çilek, domates, brokoli, maydanoz ve patateste bulunur. Çoğu diğer sebze ve meyve de miktar C vitamini bulundurur. Balık ve sütte az miktarda C vitamini vardır.

Tavsiyeler

Günlük gerekli vitamin miktarının en doğru şekilde alınması tam ve dengeli beslenme ile mümkündür. Ancak bunu yaparken aşırıya da kaçılmamalıdır. Zannedilenin tersine vitaminlerden birçoğunun fazlası vücut için zararlı hatta toksik yani zehirleyici olabilir. Örneğin C vitamini içeren narenciye ürünlerinden aşırı miktarda tüketilmesi vücut ve ciltte alerjilere neden olabilir. Sağlığınız en değerli hazinenizdir: dengeli beslenin, şüpheye düştüğünüz anda da doktorunuza baş vurun

Cildinizi Tanıyın

Pazar, 04 Kasım 2007

Önce parmağınızı cildinizde gezdirin. Cildinizin yağlı bir tabakayla kaplı olduğunu fark edeceksiniz. Bu tabaka, sebum ve sudan oluşan cildin koruyucu tabakasıdır. İşte bu koruyucu tabakanın içerisindeki sebum yani yağ oranı cilt tipinizi belirler.

Eğer sebum oranı az ise cildiniz kuru; fazla ise yağlı; normal ve dengeli ise normal ve karma cilttir.

Kuru cilt oldukça incedir ve gözenekleri çok küçüktür. Görünümü mat ve serttir. Dokununca kuru ve pürtüklüdür. Cilt kendini koruma özelliğini tam olarak yerine getiremediği için iç ve dış faktörlerden kolayca etkilenip tahriş olur. Sık sık gerilir, kaşınır, karıncalanır, çatlar ve soyulur. Banyodan sonra kızarıklıklar oluşur, sabun ve kireçli su rahatsızlık verir. Fazlasıyla nemsizdir, günlük bakım kremi kullanılmasına rağmen hala kuruluk ve gerginlik hissedilir.

Yağlı cilt kalındır ve gözenekleri çıplak gözle rahatlıkla görülecek kadar genişlemiştir. Rengi donuk, görünümü yağlı ve parlaktır. Dokununca kaygandır. Sık sık sivilce ve siyah nokta oluşur. Makyaj çok çabuk bozulur hatta akar. Oldukça dayanıklıdır, en geç kırışan cilt türüdür.

Karma cilt yağlı ile kuru arasındaki cilttir; ne yağlı, ne kurudur. Alın, burun ve çene ( T bölgesi ) yağlı; yanaklar normal veya kurudur. Yanak bölgesindeki cildin tipi dış etkenlere bağlı olarak değişebilir.

Normal cildin gözenekleri optimal açıklıktadır. Rengi pembedir. Görünümü taze ve sağlıklıdır. Dokununca yumuşak ve pürüzsüzdür.

Bir önemli not, cildiniz hangi tipte olursa olsun, fazla güneşlenme, mevsim değişimleri ve hormonal etkenler nedeniyle nemsizlik, hassasiyet veya kuruluk gibi sorunlarla karşılaşabilirsiniz. Bu durumda yapmanız gereken, özel bakım programları uygulamaktır

Cilt Bakımı, Cilt Ürünleri, Cilt Güzelliği İçin

Pazar, 04 Kasım 2007

Cilt tipiniz nasıl olursa olsun dış etkilerle meydana gelen kurumaları, kırışıklıkları ya da kötü görünümleri yok etmek için kozmetik takviyeler gerekir. Ancak bu bakımın nasıl ve ne ölçüde olacağı cilt tipiyle orantılııdır. Özellikle özen gösterilmesi gereken iki cilt tipi vardır:

Hassas ciltler ve kusurlu ciltler. Hassas Ciltler Cilt çok düzgün dokulu, saydam; üst tabaka ise özellikle ince ve hassastır. Hassas ciltler hem iç hem de dış etkenlere tepki gösterirler. Bu tür ciltler güneşten, rüzgardan, duyulardan, besinlerden, içkiden etkilenirler. Bu cilt tipine sahip olan kadınlar, ciltlerine özen göstermeli ve kuru ciltler için üretilen bakım kremlerinden ve koruyucu yağlardan kullanmalıdırlar. Ayrıca hassas ciltlerin allerjik bir cilde sahip oldukları da göz önünde bulundurulmalı ve bakım ürünleri bu doğrultuda seçilmelidir.

Kusurlu Ciltler Genellikle bu durum çok yağlı ciltlerde görülür. Cildin çok fazla sebum salgılaması sebebiyle ciltte yağ birikimleri oluşur. Gözenekler tıkanır ve cilt yüzeyinde siyah noktalar, sivilceler ortaya çıkar. Bu cilt tipinde sivilcenin yanı sıra akne de çok sık görülebildiğinden özel bakım uygulanmalıdır. Sivilce ve akneleri kurutacak, ciltteki yağı dengeleyecek ilaç ya da krem kullanmak gerekir

Cilt Bakımı, Yağlı, Karma, Kuru Ciltler Ve Bakımı

Pazar, 04 Kasım 2007

Cildimizin bakımı ve tedavisi için gerekli malzemeler cilt türümüze bağlıdır. Bu sebeple her şeyden önce cildimizi tanımamız ve cildimize uygun bakım uygulayıp doğru ürünleri kullanmamız gerekiyor. Cildin türü, cilt dokusuna, rengine ve durumuna göre belirlenir. Koyu, esmer, buğday, sarı, beyaz gibi cilt renkleri cildin dokusunu etkiler. Cildin dört dokusu vardır: Yağlı, kuru, dengeli (normal) ve karma. Cildin durumu diye bahsedilen ise cildin hassas ya da pürüzlü olmasıdır. Bütün bunları göz önünde bulundurarak cildin türüne karar verebilmek için yüzümüzü iyice temizledikten sonra güçlü bir ışıkta bir büyüteçle incelememiz gerekir. Yağlı Ciltler Yağ bezlerinin fazla sebum çıkarması cildimizin yağlı olmasını sağlar. Aşırı sebum salgılanması daha çok koyu renkli ciltlerde görülür. Ancak kimi zaman açık renk bir cilt de bu yüzden soluklaşabilir.

Yağlı ciltlerin derileri kaba, gözenekleri açıktır ve daima parlar. Bu tip ciltlerde çoğu zaman siyah noktalar, sivilceler çıkar, akne görülür. Yağlı cilt diğer cilt tiplerine göre daha uzun süre genç kalır, daha az çizgilenir, genellikle yaş ilerledikçe daha da çok güzelleşir. Ciltten bütün yağı almaya kalkışmak bezlerin daha çok çalışmasına yol açar. Bunun için sadece yüzeydeki yağların alınmasına çalışılarak bezlerin daha fazla çalışmasını önlemek gerekir. Sert sabunlarla, losyonlarla cildi temizlemeye kalkışmak, çoğu zaman epiderm denilen üst derinin kuruyarak pul pul kabarmasına yol açar.

Karma Ciltler

Yağlı ve kuru arasında kalan ciltler karma ciltlerdir. Bu cilt tipi çoğu kez, dengeli normal cilt tipiyle karıştırılır. Oysa dengeli cilt tipinde yüzünüzün her yerindeki nem ve yağ oranı aynıyken, karma ciltlerde yağ, alın, burun ve çene çevresinde yoğunlaşır. T şeklindeki bu hat, yağ çıkarır; geri kalan kısım yani yanaklar ve göz çevresi çok kurudur. Bu tip cildin yağlı ve kuru kısımları ayrı ayrı bakım ister. Bu yüzden karma ciltlerin bakımı diğer cilt tiplerine oranla daha zahmetlidir.

Dengeli (Normal) Ciltler

Yağı, nemi, asidi birbirine uyumlu olan cilt, dengeli cilttir. Bu cilt tipi ideal olmakla birlikte az bulunur. Bu tür cildin dokusu çok düzgündür, gözenekler hiç belli olmaz. Dokunulduğu zaman ele pürüzsüz gelir; ne ıslak ne de yağlıdır. Yalnız bu tür ciltler, kimi zaman özellikle mevsim dönümlerinde kuruma eğilimi gösterirler. Böyle zamanlarda cilde, kaybettiği nemi tekrar kazanması için bakım yapmak gerekir.

Kuru Ciltler

Suyun uçması, yağ bezlerinin yeterince çalışmaması ve yaşlanma, cildin kurumasına neden olur. Bu durum açık ten renkli kadınların %85?inde görülür. Cildin dokusu genellikle düzgündür ve gerginlik hissedilir. Kuru ciltler çabuk çatlar, pul pul olur ve soyulur. Genç yaşlarda bile göz ve ağız çevresinde çizgiler, kırışıklıklar görülebilir. Bu duruma sebep olan diğer etkenler ise, cilt tipine uygun olmayan kozmetikler, sert sabunlar, güneş, rüzgar, kaloriferli evler ve havalandırma tertibatları gibi dış etkenlerdir. Kuru cildi korumak için yapılacak en doğru şeylerden biri, yüzün neminin uçmasını engelleyerek su kaybını önlemektir. Bu yüzden kuru ciltlerin yağ eksikliğini gidermek için kremlerle takviye gerekir

Cilt Çözümleri - Kuruluğa Son

Pazar, 04 Kasım 2007

Cildiniz kuru veya hassas mı?

Fondöteniniz pul pul kalkıyor mu? Rujunuz dudaklarınızda sert ve kuru mu?

Teninizin adeta kasıldığını mı hissediyorsunuz?

Sakın makyajdan soğumayın!

Doğru bakımla sorununuza çözüm bulabilir; cilt tipinize uyumlu, daha yoğun nemlendiricili ve daha az alerjik ürünleri doğru şekilde kullanarak makyaj yapmayı tekrar zevkli hale getirebilirsiniz. Problemi tanıyın, önerilere göz atın, haydi?

KuruluÄŸa son!

Cilt neden kurur?

Cilt kuruluğunun ana sebebi cildin ihtiyacından daha az su ve yağ bulundurması yani yeterince nemlenmemiş olmasıdır. Bu tip ciltler genellikle yıpranmış görünümlüdür ve sürekli bir ?gerilme? hissi verir. Esnek olmadıkları için gözenekleri daha sıkı olan bu tip ciltler genellikle incedir. Malesef büyük şehirlerde sıkça rastlanan bir sorun olan kireçli su kullanımı da bu sorunu artırır.

Cilt temizliÄŸi?

Cilt temizliğinde sadece yumuşak ve besleyici ürünler kullanılmalı

ve temizliğe büyük önem verilmelidir. Püf noktası cildi temizlerken bakımını da yapmaktır! Cildi sabah ve akşam besleyerek zayıflamış olan ?hidrolipidik? (yağ-su) zarı yeniden dengelemek gerekir.

Kullanılması doğru olan ürünler?

Bu tip ciltlerin en büyük sorunu ciltte oluşan kırmızılıklar ve/veya cildin pul pul dökülmesidir. Cilde yağ kazandırıcı aktifler içeren ürünlerin kullanımı önerilir. Besleyici özellikleri yüksek olan süt/krem yapıdaki ürünlerin kullanımına öncelik verin. Doğru ürünlerle yapılacak temizlik ve bakımdan sonra yüzünüzü mutlaka yumuşak bir havluyla kurulayın. Aksi taktirde hava temasıyla kurumaya bırakılan cilt daha da fazla kuruyacaktır.

Kurtarıcı maskeler?

Tüm bakımlara rağmen cilt kuruluğu ve ?gerilme? hissi devam ediyorsa, bunun nedeni cildin ihtiyacı olan besleyici elemanlardan yoksun olmasıdır. Bu durumda problemin yoğunluğuna göre haftada 1 veya 2 kez yüzünüze besleyici bir maske uygulayın. Maskenin kullanım süresini de dikkate alarak cildinize sunduğu besinleri ?içmesi? için süre tanıyın. Genellikle, cilt ihtiyacı olan doğal depo dengesini birkaç dakikada elde eder.

Bazı püf noktaları

- Cildin kuruluğunu tetikleyen hava kirliliği, klimalı ortam gibi dış etmenler olduğu gibi stres ve sıkıntı gibi iç etmenler de vardır. Bunlardan olabildiğince kaçınmak bakımı kolaylaştıracaktır.

- Bulunduğunuz ortamları nemli tutmaya çalışın.

- Günlük olarak cildi besleyici, yağ verici bakımlar uygulayın.

- Beslenmenizde zeytinyağı, ekmek, yağlı balıklara bolca yer verin. - Sık ve uzun süreli rejimler yapmamaya çalışın.

- Banyo yaparken duş jelleri kullanmayın.

- Cilt temizliği sırasında sürtme, ovma gibi cildi yıpratıcı hareketler yapmayın.

Makyaj önerileri

Renk hileleri?

Renk seçerken ideal olan cilt tonuna en yakın olan rengi seçmektir. Ancak kuruluk ve nemsizlik nedeniyle cilt solgunsa hafif pembemsi bir ton; kızarıklık sorunu yaşanıyorsa da sarıya dönük tonlar kullanmak doğru olur.

Fondöten önerileri?

Peltemsi yapıdaki krem fondötenler kuru ciltlerde daha uygun seçeneklerdir. Seçtiğiniz fondötenin içeriği nemsizliği giderecek yapıda ve cildin yüzeysel katmanlarındaki suyu düzenleyecek yağları bulunduruyor olmalıdır. Ayrıca fondöten ister krem ister stick olsun, kızarıklıklarınızı kapatabilmelidir.

Allık kullanırken hatırlanacaklar?

Yanaklar yüzün en kuru bölgelerinden biri olduğu için besleyici allıklar tercih edin. Unutmayın ki allığı az miktarda ve yüzünüzün küçük bir bölümünde bile kullansanız, cilt tipinize uygun olmalıdır. Nemsizliğe karşı formülü olan, su açısından zengin, yatıştırıcı yağlar içeren, E vitamini içerikli krem allıklar tercih edin. Toz allık tercih ediyorsanız, doğrudan cildinize uygulamaktan kaçının. Önce mutlaka gündüz kreminizi ve fondöteninizi sürdükten sonra uygulayın.

Rujunuzu seçerken?

Vücudun aksine dudaklar sebumdan yoksundur; sıcak veya soğuk havada gerilir, çatlar ve kabuklaşır. Besleyici, yatıştırıcı ve yumuşatıcı yağlar bakımından zengin, gliserinli, E vitaminli ve koruyucu özellikleri olan rujları kullanmayı alışkanlık haline getirin. Uzun süre kalıcı, yoğun ve koyu renk rujlardan kaçının: bu tip rujlardaki renk pigmentlerinin yoğunluğu arttıkça dudakları kurutma riski de artar. Böyle rujları kullanmak zorunda kaldığınız durumlarda rujunuzun üzerine birkaç kat lipgloss (parlatıcı) kullanın

Cilt Kırışıklığı, Cilt Bakımı, Cilt Kırışıklıkları

Pazar, 04 Kasım 2007

Cilt bakımı, cilt kırışıklıkları için öneriler..

Yaş ilerledikçe ortaya çıkan çizgiler kimine göre olgunluk,kimine göre ise yılların acımasız izleri olarak görüyorlar. Bazıları bunlardan mutluluk duyarken, pek çok kadın için yaşlanmak,?işinin bitmesi? ve ölüm ile aynı anlama geldiğinden bir an önce kurtulunması gereken bir sorun olarak görüyor. Ciltteki kırışıklıkların nedeni her ne kadar yaş denilse de,aynı yaşta olan iki kadından birinde az,birinde çok kırışık olmasının sebebini uykusuzluk,stres,alkol,sigara,çok sık kilo değişimi,bilinçsizce güneş ışığına maruz kalma gibi nedenlere bağlanabilir.

NEDEN OLUYOR ?

Yüzdeki deriyle ilgili yaşlılık belirtileri genellikle 30?lu yaşlarda başlıyor. Özellikle üst göz kapağında sarkma,göz çevresinde çizgiler,burun ve yanak çizgilerinin belirginleşmesi şeklinde ortaya çıkan kırışıklık ve çizgiler, 40?lı yaşlarda daha da derinleşen çizgilere,alın ve kaş bölgesindeki çizgiler ekleniyor.50?li yaşlarda ise kırışıklıkların boyun çevresine ilerlediği yaşlar.Çene sarkmaya,burun ucu düşmeye başlıyor.60?lı yaşlarda ise bütün yüz derisi,deri altı yağ dokusu incelmeye ve sarkmaya başlıyor. Yani yerçekimi kanunu kendini iyiden iyiye hissettiriyor.

NELER YAPILABİLİR?

Yüzdeki yaşlanmayı önlemek için pek çok yöntem var. Kozmetik ürünleri ve estetik cerrahi bu konuda sürekli yeniliklere imza atıyor. Ancak bu problem hangi düzeyde ise,o düzeye yönelik bir tekniğin uygulanması,sonucun başarısında önemli bir rol oynuyor. Sizin probleminiz yağ ve kas tabakasında ise yani ciltte aşırı gevşeme,sarkma varsa krem,serum ya da peeling kullanmanızın hiçbir faydası olmayacaktır.Dermis denilen ve protein yapıdaki kolajeni içeren,kolajen liflerin derimizin iskeleti gibi olduğunu,bu tabakada bulunan doğal kolajenin yaşlanma ve diğer nedenlerle azalmasının,derinin gergin durması için desteği azalmasıyla sonuçlanır. Haliyle bu durumda da kırışıklar ortaya çıkmaya başlıyor.

Bu çizgilerin altına dolgu görevi yapması ve oradaki kolajen yapımını aktive etmek için kolajen injeksiyonları yapılabilir. Bu tedavinin iyi tarafının ayakta ve kısa sürede yapılmasıdır.

* Krem,peeling,serum,ampuller,maskeler vb. Cildin en üst tabakasındaki çok yüzeysel kırışıklıkları önler ve daha çok cildin canlı ve parlak görünmesiniz sağlar.

* Kolajen,yağ injeksiyonu ve doku kokteyli , restylen vs. Cildin kolajen içeren dermis tabakasında oluşan orta derinlikteki ve yüzeysel kırışıklıkları gidermede,yüzdeki çukur alanları ve dudak kalınlaştırmada uygun.

* Lifting(germe) operasyonları: Yaşlanmaya bağlı yağ ve kas tabakasında azalma ile oluşan gevşeme ya da sarkma için kullanılan bir yöntem

Cilt Sağlığı, Cilt Güzelliği İçin Şifalı Bitkiler

Pazar, 04 Kasım 2007

Şifalı Bitkilerin Cilde Etkileri

Pek çok ev yapımı kozmetiğin etken maddeleri bitkisel kökenlidir. Bu bitkilerin çok önemlibir bölümü yüz yıllardır kendilerini çok yönlü olarak kanıtlamışlardır. Ayrıca son elli yıl içinde bitkiler üzerinde yapılan araştırmaların sonuçları dafevkalade olumlu çıkmıştır. Aşağıda tanıtılan bitkiler, güzellik bakımına en uygun olanlarıdır:

-Atkuyruğu: Bitki, içerdiği bol miktarda silisik asitsayesinde, cilde yeni bir esneklik kazandırır. İrin toplayan sivilcelerin tedavisinde kullanılabilecek en etkili dezenfekteilacıdır.

-Aynısafa çiçeği: Cildi temizler ve kendini yenilemesini destekler. İltihaplanmaları önler ve yaraların iyileşmesini çabuklaştırır. Aynısafa merhemi de yaraların iyileşmesinde önemli rol oynar.

-Sarı kantaron: Yatıştırıcıdır.Özellikle kuru ve çatlak cildi rahatlatır ve iyileşmeyi hızlandırır.

-Ceviz yaprağı: Yağlı ve temiz olmayan ciltlerde veyağlı saçlarda kullanılabilir.

-Ebegümeci: Basit yaraların çabuk iyileşmesini sağlar. Cildi düzgünleştirir ve kuru deriye kadife yumuşaklığı kazandırır.

-Civanperçemi: İltihaplanmaları önler,krampları çözer ve dezenfekte eder. Özellikle sağlıksız ve iltihaplı ciltte başarıyla kullanılabilir.

-Gülyağı vegülsuyu: Cilde canlılık kazandırır ve gerginleştirir.

-Ihlamur: Cilt dokusunu güçlendirir ve yeni hücre oluşumunu destekler. Kuru ve duyarlı ciltler için uygundur.

-Isırganotu: Cildin kan dolaşımınıhızlandırır. Yağlı saçlara ve kepeğekarşı kullanılabilir.

-Kekik: Dezenfekte gücü çok yüksektir. Özellikle sağlıksız ve iltihaplanmaya yatkın ciltler için önerilir.

-Oğulotu/Melisa: Limon kokulu bu bitki, sinir sisteminin yanı sıra cildi genel anlamda yatıştırır.

-Mayıs papatyası: Bu klasik güzellik bitkisi, iltihaplanmayı önleyici ve yatıştırıcı etkileriyle, özellikle problemli ve duyarlı ciltler için çok önemlidir

Bakımlı Cilt İçin 10 Öneri

Pazar, 04 Kasım 2007

Yaz ayları geçmiş olmasına rağmen cildinizin güzelliğine her zaman önem vermeniz gerekir. Cildinizi çevrenin olumsuz etkilerinden, kurumalardan ve dökülmelerden aşağıdaki 10 yöntemle koruyabilirsiniz. 1. Sıcağa karşı daha dayanıklı olun.

Yaz havaları vücudun yağ düzenini bozar. Bu sorunu halletmek için az yağlı cilt temizleyicileri, nemlendiricileri ve fondotenleri tercih edin. Cildiniz hala çok yağlıysa, yüzünüzün T bölgesini (alın, burun ve çene) alkolsüz tonikle her sabah temizleyin.

2. Parlatıcı kullanın.

Kozmetik dükkanları parlatıcı ürünlerle dolup taşıyor. Sizde vücudunuzun ölü derisinin daha kolay dökülmesini ve daha ferah hissetmenizi sağlayacak C vitamini veya alfa hidroksitasit içeren temizleyizi veya nemlendiricileri kullanarak daha bakımlı bir cilde sahip olabilirsiniz.

3. Güneşin zararlı etkilerinden korunun.

Çoktan yanmış olsanız veya hava kapalı olsa bile hergün 15 veya üzeri koruma faktörlü nemlendiricilerden kullanın. Eğer tercih ettiğiniz nemlendirici koruma faktörlü değilse nemlendiricinin üzerine az yağlı sunscreen sürebilirsiniz.

4. Doğru sunscreen i seçin.

Gününüzü dışarıda güneşin altında geçirecekseniz cildinizi UVA ve UVB ışınlarından yeterince koruduğunuza emin olmanız gerekir. Bunu titanyumdioksit, demiroksit ve parson 1789 içeren az yağlı ürünler kullanarak sağlayabilirsiniz. Ürünü cildinizin yeterince absorplayabilmesi için dışarı çıkmadan yarım saat önce sürün.

5. Dudaklarınıza da bakım yapın.

Dudaklar vücudun güneşe karşı en hassas bölgesidir. Dudaklarınızı güneşin olumsuz etkilerinden korumak için rujunuzun sürmeden önce SPF içeren dudak merhemi kullanabilirsiniz veya SPFli rujları tercih edebilirsiniz.

6. Vücudunuzun verebileceği olumsuz tepkileri engelleyin.

Güneşten korunmanızı sağlayacak ağır kremler gözeneklerinizin kapanmasını ve bunun cildinizi olumsuz etkilemesini sağlayabilir. Cildinizi düzenli olarak vücut şampuanlarıyla temizleyin. Banyo tuzları da vücudunuzun ölü hücrelerini uzaklaştıracağından iyi bir temizlik sağlayabilir.

7. Baştan ayağa nemlendirici kullanın.

Her duştan sonra vücudunuz ıslakken vücut losyonu sürün ve sonra hafifçe kurulayın. Fazla yüzen biriyseniz klorun ve tuzlu suyun kurutucu etkisini azaltmak için petrolatum veya kakao yağı içeren hidratlı nemlendiricileri tercih edebilirsiniz.

8. Bacaklarınızı tahrişlerden koruyun.

Bacaklarınızı traş etmek yaz aylarında bir zorunluluk. Fakat bacaklarınızda bulunan yaraların daha da tahriş olmasına sebep olabilir. Banyo yaparken değil de duş aldığınızda bacaklarınızı traş ederek cildin kabarıp tüyleri saklamasını engelleyebilirsiniz. Sabun yerine vücut şampuanlarını kullanarak cildinizin daha yumuşak ve kaygan olmasını sağlayabilirsiniz.

9. Bikini bölgenizin çirkin görünmesini engelleyin.

Traş edilerek ya da ağdayla alınan tüyler uzamaya başladıklarında bikini bölgenizin çirkin görünmesini sağlayabilir. Tüy dökücü kremler kullanarak tüylerin kökten değil de yüzeyden alınmasını sağlayabilir, bikini bölgenizin çirkin görünmesini engelleyebilirsiniz.

10. Bronzlaştırıcı kullanın.

Son dönemde kullanımı yaygınlaşan bronzlaştırıcılar kullanım ve görünüm açısından daha iyi sonuçlar veriyor. Bronzlaştıcıları önce vücudunuzun ufak bir bölgesinde kontrol ettikten sonra vücudunuza uygulayın. Sonuç istediğiniz gibiyse ürünü bir pamuk yardımıyla vücudunuza iyice sürün


eXTReMe Tracker