‘Güzellik Bakım’ Kategorisi için Arşiv

Kuru Ciltler İçin Bakım, Kuru Cilt Bakımı

Pazar, 04 Kasım 2007

İç ve dış etkenlerden kolayca etkilenen kuru ciltlerin özel bakıma ihtiyacı vardır. Salgı bezlerinin yeterince sağlayamadığı nem ihtiyacı kremle losyonla giderilmelidir. Ayrıca cildin bakımını yaptıktan sonra daha fazla kurumaması için tedbir almak da gerekir.

Temizlemek

Kuru ciltlerin suyla özellikle sıcak ya da kireçli suyla yıkanmaması gerekir. Kuru ciltler sabun ile de yıkanmamalıdır çünkü sabun cildin nemini ve yağını alarak durumu ağırlaştırır. Sabun yerine cildinizi temizlemek için bir temizleme kremi kullanabilirsiniz. Bu kremlerin bazıları yüzünüzü bir sabun kadar iyi temizleyebilir. Akşamları cildinizi yağlı bir kremle veya badem yağıyla silebilirsiniz. Cildinizin üzerinde kalan fazla yağları yumuşak bir kağıt mendille alabilirsiniz.

Beslemek

Cildinizi kremle temizledikten sonra lasolinli besleyici bir losyon kullanabilirsiniz. Eğer cildiniz çok kuruysa çizgiler, kırışıklıklar meydana gelmek üzereyse ekstra bir bakım uygulamanız gerekir. Bu dönemde gece kremi kullanmaya başlayabilirsiniz.

Korumak

Kuru ciltler hava değişikline karşı çok hassastır. Hava soğudukça cilt daha da kurulaşır. Böyle durumlarda cildi bir elbiseyle örtüyormuş gibi yağlı krem sürmelisiniz. Soğuk kadar evin içindeki kuru hava, rüzgar, su, klor, deniz de kuru cildi etkiler. Bu yüzden gün boyunca cildinizdeki nem oranını koruycak kremleri tercih etmelisiniz.

Güneş altında kalacağınız zaman, her zaman kullandığınız kremin dışında güneşten korunmak için bir bakım kremi sürmelisiniz. Eğer cildiniz soyuluyor ve pul pul kalkıyorsa her gece yüzünüze badem yağı sürebilirsiniz. Badem yağı kuru ciltlerin en büyük doğal ilacıdır.

Cildi çok kuru olmayanlar yüzlerini içinde alkol bulunmayan toniklerle silebilirler. Karma ciltlerin bakımı da yüzün yağlı olan bölgelerine yağlı cilt bakımı, kuru olan bölgelerine de kuru cilt bakımı yapılarak sağlanır. Gündüzleri de yüzün her yerine koruyucu bir krem sürülebilir

Medikal Peeling

Pazar, 04 Kasım 2007

Peeling cilt soyma anlamına gelir. Medikal peelingte temel prensip, cildi kimyasal olarak soymak ve yerine taze cilt hücrelerinin çıkmasına zemin hazırlayarak cildi gençleştirmektir.

Medikal peelingi Güzellik Enstitülerinde yapılan peeling ile karıştırmamak gerekir. Enstitülerde uygulanan peeling de meyve asitleri içerir ama konsantrasyonu düşüktür (maksimum % 15), etkileri daha azdır. Medikal peeling mutlaka uzman ve deneyimli hekimler veya dermatologlar tarafından yapılmalıdır.

Donuklaşmış ciltlere ışıltı kazandırmak, çok açılmış gözenekleri sıkılaştırmak, çizgi ve kırışıklıkları hafifletmek, akne izlerini ve pigmantasyon lekelerini silmek için etkili bir yol olan medikal peelingi etkilerine ve kimyasal yoğunluğuna göre hafif, orta ve derinlemesine olarak üçe ayırmak mümkün.

Hafif uygulamalar, engelleme

Meyve asitleri (AHA) bazlı bir uygulamadır. Genellikle yağlı veya canlılığını yitirmiş ciltlere uygulanır. En yüzeysel peeling şeklidir. Cilde ışıltı kazandırmak amacıyla uygulanıyorsa tek uygulama yeterlidir. Amaç çizgiler veya lekeler ise, yıl içine yayılmış 5 ila 6 uygulama gerekebilir. İçeriğindeki yaklaşık % 70 konsantrasyona sahip meyve asitleri ile üst derinin pul pul dökülerek yenilenmesini sağlar. Seans sonrasında bir kaç dakika yüzde kızarma belirir ama dikkat çekici ve rahatsız edici değildir. Uygulamayı takip eden haftalarda, uygulamanın etkisini artırmak için, % 8 ila % 15 konsantrasyona sahip meyve asitleri içeren bir krem uygulanır. Krem sürüldükten sonra hafif batmalar hissedilmesi gayet normaldir. Peelingi izleyen 2 veya 3 gün boyunca cilt kurudur ve uygun bir kremle iyice nemlendirilmesi gerekir. 3. veya 4.gün cilt yumuşak ve parlak bir görünüm alır. Bir kaç gün cildi güneşten korumak gerekir.

Hafif peelingin etkileri:

- Cilde aydınlık bir görünüm verir

- Işıltı sağlar

- Gözenekleri sıkılaştırır

- Akneyi azaltır

- İnce çizgileri siler

- Lekelerin görünümünü yumuşatır

Orta uygulamalar, onarma

Triklorasetik asit bazlı bir uygulamadır. Derinin alt katmanlarına doğru daha derinlemesine yapılan bir uygulamadır. Hafif uygulamaya kıyasla acılı ve sıkıntı vericidir. Uygulamayı takip eden 8 gün boyunca cilt çok kurur, kaşınır ve şiddetli yanma hissedilir. 2 ay boyunca güneşten ciddi bir şekilde korunmak gerekir; sokağa çıkarken dahi 60 Koruma Faktörlü ürün kullanılmalıdır. Uygulamanın net sonuçları ancak 3 hafta sonra alınmaya başlar.

Orta peelingin etkileri:

- Özellikle göz ve dudak etrafındaki ince çizgileri silikleştirir

- Cildi güçlendirir

- Gözenekleri sıkılaştırır

- Güneş lekelerini hafifletir

- Cildin genel görünümünü düzeltir

- Üst ve alt deriyi kalınlaştırır

Bu peeling tüm yüze veya yüzün bazı bölgelerine, dekolteye ve elin üstüne uygulanabilir.

Derin uygulamalar, değiştirme

Oldukça acılı ve sıkıntı verici olmasına rağmen, sonuç çoğunlukla göz alıcıdır. Fenol bazlıdır ve pigmantasyon riskine karşı kozmetik bir karışım içerir. Anestezi altında yapılır. Çok güçlü bir uygulamadır, üst derinin tamamını, alt derinin ise bir kısmını tamamen yok etme prensibine dayanır. Uygulama sonrası 8-10 gün ödem oluşur. Güneşten 6 ay boyunca ciddi olarak korunmak gerekir.

Derinlemesine peelingin etkileri:

- Göz altı ve dudak etrafındaki ince çizgileri yok eder

- Akne izlerini siler

- Cildin görünümünü iyileştirir ve düzeltir

Dikkat!: Uygulamadan sonra, 3 hafta içinde hiperpigmantasyon (koyu renkli lekeler) veya hipopigmantasyon (açık renkli lekeler) ortaya çıkabilir ve bunlar kalıcı olabilir

Normal Cilt Bakımı, Cilt Sağlığı İçin Öneriler

Pazar, 04 Kasım 2007

Çok az rastlanan normal cilt, ne yağlı ne de kuru bir cilttir. Ama bu durumdaki sağlıklı cildin bakımı da en az sağlıksız, kuru, hasta cildin bakımı kadar önemlidir. Temizleme Su cildin temizlenmesinde kullanılır ama cilt için yararlı bir madde değildir.

Kuru cilt temizliğinde, içinde mineraller bulunmayan bazı kaynak suları cilt bakımı için yararlıdır. Sıcak su, içinde yağ ve asit bulunan hücrelerden meydana gelen cildin hücrelerinin şişmesine sonra dökülmesine sebep olur.

Sabunlar özellikle de içinde sodyum ve potasyum bulunan sabunlar yine bu koruyucu tabakayı yok ederler. Bu yüzden cildi temizlerken çok fazla sabun ve su kullanmamak gerekir.

Normal bir cildin suyla sabunla yıkandıktan sonra doğal koruyucu tabakasını oluşturabilmesi için, cilt temizliğinin üzerinden üç buçuk saat geçmesi gerekir. Bazı durumlarda bu süre daha da uzun olabilir.

Koruma

Normal cildin de soğuğa, sıcağa, kuru havaya karşı korunması gerekir. Bu sebeple kış aylarında cildi kremlemek, kaybettiği nemi kazandırmak; yaz aylarında güneşin etkilerini azaltacak bakım uygulamak cildi koruyan tedbirlerdir. Bakım Normal cildin genç ve sağlıklı kalması için kremler kullanılabilir. Normal cilt tipine sahipseniz yüzünüze her gece krem süreceğinize, her ay birkaç günlük kürler uygulayabilirsiniz. Belli aralıklarla yapılması gereken cilt bakımı cildinizi canlandırıp yaşlanma etkilerini en aza indirecektir

Çizgilerle Savaşta Dolgu Enjeksiyonları

Pazar, 04 Kasım 2007

Yüzde uygulanan Medikal Estetik, yaşlılık çizgilerini, lokal çökmeleri ameliyatsız olarak gideren bir yöntem.

Son yıllarda çok revaçta olan bu branş özellikle estetik ameliyatların ağır, zor ve geriye dönüşsüz koşulları nedeni ile tercih edilmeye başlandı. Ama unutmamak gerekir ki, bu uygulamalar estetik ameliyatlarla aynı durumlar için kullanılamaz; yenileyici ve toplayıcı yöntemlerdir.

Dosyamızı okumadan önce önemle hatırlatmayı istediğimiz

3 nokta var:

- Uygulamalar uzman hekimler tarafından yapılmalı

- Her kişide aynı dolgu maddesinin aynı sonucu vermediği unutulmamalı

- Doğallıktan uzaklaştıran abartılardan kaçınılmalı

Hyalüronik asit enjeksiyonu

Nedir?

Hyalüronik asit derinin temel elemanlarından biridir. Deri içinde bol miktarda bulunur. Suyu çeker ve cildin nemli kalmasına yardımcı olur. Medikal estetik alanında yüz ve boyun çizgilerinin (daha çok yüzeysel olanların) doldurulmasında kullanılmaktadır. Cilt tarafından zamanla emilen ve kolay tolore edilen bir maddedir.

Metod

Çok ince bir iğneyle hiyalüronik asit preparatı deriye enjekte edilir. Genellikle art arda 2 seansta olarak uygulanır. İlk kez yapılıyorsa 2 veya 3 hafta sonra tamamlayıcı bir seans daha gerekebilir.

Uygulama sonrası küçük kızarıklıklar ve şişlikler oluşabilir, bunlar kişinin cilt tipi uyarınca birkaç saat ila birkaç gün içinde kaybolur.

Devamlılık

Genellikle 6 ila 12 ayda tekrarlamak gerekir. Bu durum kişiye ve uygulanan bölgeye göre değişiklik gösterebilir.

Kolajen enjeksiyonu

Nedir?

Kolajen doku hücrelerinin aralarındaki boşlukları dolduran, son derece esnek yapıdaki lifsi bir proteindir. Fibroblast denilen özel hücreler tarafından üretilir ve yaşın ilerlemesiyle birlikte esnekliğini kaybetmeye başlar. Yüz ve boyun çizgilerinin (daha çok yüzeysel olanların) doldurulmasında kullanılmaktadır. Cilt tarafından zamanla emilen ve kolay tolore edilen bir maddedir.

Metod

Çok ince bir iğne ile çizgi boyunca damla damla deriye enjekte edilir. Seans 20-30 dakika sürer. İlk uygulamadan sonra 2 ila 3 hafta aralıklarla 2 seans daha uygulanır. İyi bir enjeksiyon tekniği uygulanırsa sonuç anında ve mükemmeldir.

Uygulama sonrası hafif kızarıklıklar ve şişmeler görülebilir. Bunlar cilt tipine göre, birkaç saat ila 2 gün arasında yok olur.

Devamlılık

Enjekte edilen doza göre 4 ila 9 ay arasında kalıcılık gösterir. En iyi tekrarlama aralığı her 6 ila 10 ayda birdir.

Lipofilling / yağ enjeksiyonu

Nedir?

Yağ enjeksiyonu, bir bölgeden alınan yağ dokusunun bir başka bölgeye dolgu yapma amacı ile kullanımıdır. Medikal estetik alanında yüzdeki yaşlılık çizgilerinin derinliğini azaltmak, dudakları dolgunlaştırmak, kalınlaştırmak ve yüzdeki zayıf bölgelere (yanaklar, çene vb) daha dolgun bir görünüm vermek amacıyla kullanılmaktadır.

Metod

Dolguda kullanılacak yağ dokusu 3 mm çapında ince bir boru ile çekilir. İşlem sırasında genellikle lokal anestezi uygulanır. Alınacak miktar, enjeksiyon yapılacak doku miktarına göre değişir. Çekilen yağ hemen temizlenip dolgu yapılacak bölgeye enjekte edilir. Uygulama 1 ila 2 saat sürer. Doğal bir metoddur, alerji riski yoktur.

Uygulamadan sonra rahatsızlık verecek derecede ağrı şikayeti olmaz, enjeksiyon yapılan bölgede hafif şişlik ve morarma oluşabilir, ödem ve morarma 7-10 gün içinde kaybolur.

Devamlılık

Enjeksiyon sonrası ilk 6 ay içinde enjeksiyon yapılan yağların yaklaşık % 50-70 i vücut tarafından emilir, kalan yağ miktarı ise kalıcıdır. Doldurulan bölge yıllarca bozulmadan kalır ama bunun için ilk uygulamadan sonra birkaç ay içinde 2 veya 3 kez tekrar gerekebilir.

Bu tamamlayıcı uygulamalarda yağ çekilme işlemi tekrarlanmak istenmezse, ilk müdahalede çekilen fazla yağ dondurulma-çözdürülme yöntemiyle kullanılabilir.

Silikon enjeksiyonu

Sıvı silikon enjeksiyonu, ölümlere neden olduğu gerekçesi ile pek çok ülkede yasaklanmış bir uygulamadır.

Enjekte edilerek uygulanan sıvı silikon dokular arasında dağılarak yer değiştirmelere, yabancı cisim reaksiyonlarına ve enfeksiyona yol açmakta ve bir daha asla çıkartılamamaktadır

Doğal Bakım - Saç

Pazar, 04 Kasım 2007

Besleyici yağ

Özelliği:

Kuru saçları besler ve korur; kolay şekil almalarını sağlar.

Gerekenler:

- 50 ml zeytinyağı

- 25 damla biberiye öz yağı

Hazırlanışı:

İki yağı birbirine karıştırın ve elde ettiğiniz karışımı ışık geçirmeyen (boyalı) cam bir şişeye aktarın.

Uygulama:

Köklere fazla yaklaşmadan, saçınızın tamamına sürün. Daha sonra, saçınızı sıcak bir havlu ile çevreleyin. 1 saat beklettikten sonra şampuanlayarak yıkayın.

Parlaklık verici losyon

Özelliği:

Saça parlaklık, hacim ve ipeksi bir görünüm kazandırır.

Gerekenler:

- 1 demet maydanoz

Hazırlanışı:

Maydanozları saplarını koparmadan ayıklayıp yıkayın. 1/2 litre su ısıtıp maydanozları içine atın. 15 dakika kaynattıktan sonra soğumaya bırakın. Soğuduktan sonra çay süzgeciyle süzün.

Uygulama:

Ayda 1 kez, şampuan sonrası tüm saçınıza uygulayın. Parmaklarınızla hafif masaj yaparak iyice yedirin. Bir kaç dakika bekleyin ve bol suyla durulayın.

Güçlendirici maske

Özelliği:

Yıpranmış saçları onarır ve güçlendirir.

Gerekenler:

- 2 yumurta sarısı

- 1 çay bardağı rom

Hazırlanışı:

Malzemeleri cam bir kase içinde karıştırın.

Uygulama:

Ayda 1 kez, şampuandan önce, ıslak saça uygulayın. 15 dakika beklettikten sonra durulayın ve saçınızı şampuanlayın

Doğal Bakım - Vücut

Pazar, 04 Kasım 2007

Arındırıcı

Özelliği:

Cildi ölü hücrelerden arındırır, yumuşaklık ve pürüzsüzlük kazandırır.

Gerekenler:

- 1 çorba kaşığı kaya tuzu

- 3 çorba kaşığı zeytinyağı

Hazırlanışı:

Akıcı kıvamlı bir karışım elde edene dek malzemeleri karıştırın.

Uygulama:

Ayda 1 kez uygulayın. Önce sıcak bir duş alın (çok sıcak olmasın). Banyodayken kurulanıp, hazırladığınız karışımı vücudunuza dairesel hareketlerle ve hafifçe sürterek uygulayın. Dirsek, diz, topuk gibi pürtüklü bölgelerde daha ısrarcı olun. Uygulama sonunda iyice durulanın.

Rahatlatıcı yağ

Özelliği:

Stres ve gerginliği alır, rahatlık verir.

Gerekenler:

- 20 ml buğday tohumu yağı

- 10 damla nane yağı

Hazırlanışı:

Her iki yağı (verilen ölçülerde!) iyice karıştırın. Elde ettiğiniz karışımı, ışık geçirmeyen, cam bir şişeye (eczanelerden bulabilirsiniz) boşaltın.

Uygulama:

Stresli ve gergin olduğunuz zamanlarda, geceleri uygulayın. Önce sıcak bir duş alın, daha sonra hazırlamış olduğunuz yağı hafif masaj hareketleriyle alın, şakaklar ve ensenize uygulayın.

Ballı ağda

Özelliği:

Cilde ipeksi bir yumuşaklık ve pürüzsüz bir epilasyon sağlar.

Gerekenler:

- 1 kavanoz bal

- 1 limon

- Esnemeyen kumaş bantlar

Hazırlanışı:

Balı bir tencereye boşaltın ve kısık ateşte eritin. Yumuşayınca (sıvılaşmamalı) bir kaç damla limon sıkın. Ateşten alın ve soğumaya bırakın.

Uygulama:

Temizlemek istediğiniz bölgeye ağdadan bir parça sürün, üzerine kumaş bantı bastırarak yerleştirin ve tüylerin ters yönünde hızla çekin

Doğal Bakım - Yüz

Pazar, 04 Kasım 2007

Önemli uyarı: doğal malzemelerle evde yapılan cilt maskeleri cildinizin pH dengesiyle uyuşmayabilir. Eğer cildiniz akneli, hassas veya alerjik ise uygulamamanızı öneririz

Besleyici madde

Özelliği:

Badem yağının yatıştırıcı,

yumurta sarısının besleyici özellikleri sayesinde cilde pürüzsüz bir görünüm ve kadifemsi

bir yumuşaklık sağlar.

Gerekenler:

- 3 kahve kaşığı çok ince dövülmüş badem

- 1 kahve kaşığı badem yağı

- 1 kahve kaşığı taze krema

- 1 yumurta sarısı

Hazırlanışı:

Tüm malzemeyi cam bir kase içinde ve yumuşak bir krem kıvamına gelinceye dek iyice karıştırın.

Uygulama:

Ayda 1 kez, göz çevresi hariç tüm yüzünüze sürün. 15-20 dakika beklettikten sonra ılık suyla yıkayarak çıkarın.

Bronzlaşmayı arttırıcı madde

Özelliği:

Cildi hafifçe boyar ve güneşin zararlarına karşı güçlendirir.

Önemli hatırlatma: güneşlenme sırasında kullanılmamalıdır. Güneşlenirken mutlaka koruma faktörlü bir ürün kullanın.

Gerekenler:

- 1 yumurta sarısı

- 2 kahve kaşığı yoğurt

- 1 kahve kaşığı zeytinyağı

- 5 damla havuç öz yağı

Hazırlanışı:

Yumurta sarısını yoğurt ile iyice çırpın. Zeytinyağını ve 5 damla (daha fazla değil!) havuç öz yağını ekleyip tekrar karıştırın.

Uygulama:

Güneşlenmeye çıkmadan yarım saat önce yüz ve boynunuza uygulayın. 20 dakika bekletip ılık suyla yıkayarak çıkarın.

Güneş sonrası için maske

Özelliği:

Gliserinin koruyucu, balın yatıştırıcı etkisi sayesinde cildi onarır, rahatlatır ve nemlendirir.

Gerekenler:

- 1/2 limon

- 3 çorba kaşığı bal

- 15 gram gliserin

Hazırlanışı:

Yarım limon suyunu balla iyice karıştırın. 15 gram gliserin ekleyip homojen hale gelinceye dek tekrar karıştırın.

Uygulama:

Güneşlenme sonrası, masaj yapmadan yüzünüze uygulayın. 15 dakika bekletip ılık suyla yıkayarak çıkarın

Güneş Nereye Kadar Dost

Pazar, 04 Kasım 2007

Bilinmesi gereken gerçekler

Güneş altında, korunmadan güneş ışınları biriktirilerek geçirilen zamanların acısı ne yazık ki, hayatın ileri aşamalarında kendini hissettirmektedir. Hücre fonksiyonlarını ve cildin DNA?sını bozan bu birikimlerdir.

Pek çok hastalığa iyi gelen güneş, korunmasız olarak faydalanıldığında pek çok kötü hastalığın nedeni haline gelmekte. İşte bilimsel gerçekler: Güneş, cilt kanserinin ana sebebidir. Çocuklarımızın hayatları boyunca cilt kanserine yakalanmaları riski 7 de 1 dir. Cilt kanseri dışında, güneşe fazla maruz kalmanın ortaya çıkarabileceği problemler melanom, kırışıklıklar, koyu ve kötü görünümlü lekeler, cilt pürüzleri ve bağışıklık sisteminin zayıflaması olarak sıralanabilir.

Ozon tabakasının sürekli olarak gördüğü zarar UV ışınlarına daha fazla maruz kalınmasına neden olmaktadır. UV ışınları tüm ince giysilerden vücuda nüfuz eder. Bağımsız laboratuar testleri, birçok pamuklu tişört ve yazlık kumaşların, zararlı UVB (yakıcı) ışınlarını kuruyken % 50 oranında, ıslakken ise bundan % 10-20 oranında fazla geçirdiklerini göstermiştir.

Tüm bunlar korunmasız olarak güneşe çıkma sürecinin sonucudur. Bilinçli güneşlenme, güneşin faydalarını alıp zararlarından uzak durmanıza yardımcı olacaktır.

Güneş yanığı

Ultra viyole (UV) ışınları güneş tarafından yayılarak dünyaya dalga boyu şeklinde yolculuk eder. UV ışınlarının dalga boyları o kadar kısadır ki nanometre birimiyle ölçülür (1 nano metre milimetrenin milyonda birine eşittir). UV ışınları insan cildine nüfuz eden yüksek düzeyde enerji içerir. Bu ışınlar deriye ulaştığında bir bölümü boynuzsu katmandan geri yansır, kalanı ise kırılır ve emilir.

Cilt tonu, derimizde bulunan ve melanin dediğimiz renkli pigmentlerin varlığından kaynaklanır. Melanin, melanosit adlı hücreler tarafından devamlı senteze uğrar. Güneş bu hücrelerin üretimlerini uyarır ve bronzlaşmaya neden olur.

Melanin pigmenti deriye doğal güneş koruması sağlar. Ama her deri tipi bu pigmenti güneş ışınlarının zararını engelleyecek miktarda üretemeyebilir. Koyu tenli insanların açık tenlilere göre daha fazla melanini vardır; bu nedenle daha fazla doğal korumaları bulunur.

Herkes UV ışınlarının zararlı etkilerine açıktır. Derinin tipi, kalınlığı, melanin miktarı, ışınların dalga boyu, şiddeti ve yoğunluğu ile rüzgar, nem oranı ve güneşte kalınan süre bu etkiyi artırır veya azaltır.

Güneş ışınlarının yansıması da güneş yanığının şiddetini artırır. Yansımadan dolayı, suda % 20 ila % 40 arası; karda % 80; kırda (çimen) ise % 5 daha etkili güneş ışınına maruz kalınır.

Güneş Koruma Faktörü (SPF*)

Güneş Koruma Faktörü (SPF) içeren ürünler UV ışınlarını emen, kesen, filtre eden veya dağıtan maddeler içerir. UVA (bronzlaştırıcı), UVB (yakıcı) ve kızıl ötesi ışınlarına karşı değişen oranlarda koruma sağlamak üzere hazırlanmışlardır.

Güneş Koruma Faktörü (SPF), kişinin yanmadan ne kadar süre güneşte kalabileceğini gösterir. Örneğin, açık tenli bir insan korumasız olarak 10 dakika içinde yanmaya başlayacaksa, SPF 15 yani 15 koruma faktörlü bir ürün kullandığında bu süre 15 katı kadar uzayacaktır. Bu süreler cildin rengine, tipine ve hassasiyetine göre kişiden kişiye değişmektedir.

Güneş kremini her 2 saatte bir tekrarlamak gerekir. Yüksek koruma faktörü içerse bile hiç bir krem zamana karşı dayanıklı değildir. Ürünün üst üste tekrar tekrar uygulanması başlangıçtaki korumayı kuvvetlendirse de süreyi uzatmayacaktır. Güneşte yanma işlemi başlamışsa daha yüksek korumalı bir krem kullanılsa da koruma gerçekleşmeyeceğinden gölge zamanı gelmiş demektir!

*IP olarak da adlandırılır.

Güneş Koruma Faktörü nasıl seçilmeli?

Eskiden 15 koruma faktörünün çoğu durumlarda yeterli UV koruması sağladığına inanılırdı. Son birkaç senede bu inanç değişti. Artık biliniyor ki çoğunlukla daha fazla koruma gerekiyor.

Cilt tipinize uygun sizi UV ışınlarından yeterince koruyacak bir güneş koruması kullanmak idealdir. Cilt tipinizi ve doğru faktörü saptamak için ?Güneş Koruma Faktörü Rehberi? ni kullanın. Çok açık, hassas bir cildiniz, ailenizde cilt kanseri vakası varsa daha yüksek koruma kullanmanız gerekir. Ayrıca, güneşte geçirilecek süre uzun olacaksa koruma faktörünün de ona göre yüksek olması gerekecektir.

Güneş korumasının her gün kullanılması neden tavsiye edilir?

UVB ışınları yakıcı ışınlardır ve yaz aylarında daha kuvvetli olurlar. UVA ışınları yıl boyunca etkilidir ve cilde uzun vadede zarar verebilir. IR ışınlarıysa görünmez ısı ışınlarıdır. Koruma ürünleri alırken bu ışınların tümüne karşı koruma sağlayan ürünleri tercih edin.

Güneş koruma ürünlerinin sadece ? deniz kenarında birkaç gün ? için olmadığını unutmayın. Güneşe maruz kaldığınız günlük yaşamda da (sokakta dolaştırırken, balkonda çiçeklerinizi sularken, parkta güzel günün keyfini çıkarırken) koruyucu ürün kullanın. Makyaj yapıyorsanız, makyaj ürünlerinizi Güneş Koruma Faktörlü olanlardan seçmeye özen gösterin. Günlük kullanılacak olan koruma ürünleri UV ışınlarının doğurabileceği uzun dönemli riskleri azımsanmayacak oranlarda düşürecektir.

Güneş kremlerinde son kullanma tarihi bulunmalı mıdır?

Tüm güneş kremleri reçetesiz satılabilecek ürünler olarak sınıflandırılır ve son kullanma tarihi içerme zorunlulukları yoktur.

Aldığınız bir güneş ürününü açtığınız ve kullandığınız taktirde o sezon içinde tüketmeye özen gösterin. Hava ve ısıyla temas ürününüzün bozulmasına ve etkisini yitirmesine neden olabilir.

Eğer açmadıysanız, bir kaç sezon bekleme (raf) süresi tanıyabilirsiniz.

Sağlıklı bronzlaşmak için ne yapmalı?

En uygunu, iyi bir baz rengi elde edilinceye kadar, kısa aralıklarla güneşe çıkmaktır. Örneğin ilk gün uygun bir koruma faktörlü ürün kullanarak 15 dakika güneşte kalın. İkinci gün bundan 5-10 dakika fazla kalın. Üçüncü gün 5-10 dakika daha artırın. Bu işlem cildinizin yanmadan gerekli melanini üretmesini sağlar.

Güneşe maruz kaldığınız sürede cildinizi beslemeyi ve nemlendirmeyi unutmayın. Bronz renginizin daha uzun süreli olmasını sağlamak için de güneş banyosu sonrasında aloe vera içeren bir güneş sonrası losyonu veya kremi kullanmanız gerekir.

Çocukları ve bebekleri güneşten korumak niçin çok önemli?

6 aylıktan küçük çocukların her türlü UV ışını miktarından uzak tutulmaları gerekir. Bebeklerin ciltleri daha ince ve kendini koruyacak yeterli melanini üretmekten acizdir. Dolayısıyla bu yaşta bir güneş yanığı acil müdahale gerektirecek kadar vahim olabilir.

Hayat boyu güneşe maruz kalınan süre göz önüne alındığında, bunun ağırlıklı bölümü 18 yaşından önce gerçekleşir. Bu yaşlarda yaşanan ağır güneş yanıkları, çocuğun ileride cilt kanserine yakalanma riskini artırır. Yapılan araştırmaların sonuçlarına göre, 6 aylıktan başlanarak ergenliğin sonuna kadar yüksek Güneş Koruma Faktörü ile korunan bir çocuğun cilt kanseri riski büyük ölçüde azalmaktadır.

Güneş yanığını rahatlatmak için ne yapılmalı?

Öncelikle güneş yanığından kaçının! İstenmese de bu durum ortaya çıktığında aloe vera içeren ve yanmayı rahatlatan ürünlerden kullanın.

Ciddi yanıklarda doktora danışılmalıdır.

Tereyağı veya petrol bazlı yağlar KULLANILMAMALIDIR!

Ayrıca cildiniz tamamen iyileşinceye kadar güneşe çıkmayın.

Ismarlama güneş: güneşsiz bronzlaştırıcı ürünler

İsminden de anlaşıldığı gibi, güneşsiz bronzlaşma ürünleri, güneşe çıkmadan yanık bir ten elde etmeyi sağlar. Bu ürünlerde temel olarak 2 sihirli molekül bulunur: DHA ve érythrulose. DHA cildi sarartır, érythrulose ise kahverengi nüansları yaratır. Bu iki molekülün birlikteliği doğal bir sonuç elde etmeye yardımcı olur. Günümüzde pek çok güneşsiz bronzlaştırıcı, koruyucu vitaminler (E ve C), nemlendiriciler ve UV filtreleri ile zenginleştirilerek cilt bakımı da yapar hale gelmiştir.

Güneşsiz bronzlaştırıcıları, sprey, jel, süt ve krem gibi farklı dokularda kullanmanız mümkün. Sprey, özellikle yüz için idealdir.

Jel daha fazla nüanslar elde etmeye yarar ve yağlı ciltlere daha uygundur. Krem doku, uygulaması en zor olandır ama daha nemlendirici ve besleyicidir; dolayısıyla cildi kuru olanlar tercih edebilir. Süt, özellikle ilk kullanımda eşit uygulayabilme açısından diğerlerine göre daha pratiktir.

Güneşsiz bronzlaştırıcılar nasıl uygulanmalı?

İlk adım: Cildinizi iyice temizleyin. İki gün üst üste özellikle sert bölgelere (diz, dirsek, ayak gibi) daha fazla özen göstererek cildinizi arındırın ve nemlendirin. Cildiniz ne kadar pürüzsüz olursa, ten renginiz o kadar homojen olacaktır.

İkinci adım: Uygulamaya başlamadan önce, cildinizi yağlardan arındırmak için bir tonik uygulayın. Eğer bir nemlendirici kullandıysanız, renklendirme işlemini yavaşlatmaması için cilt tarafından tamamen emildiğinden emin olun. Az bir miktar bronzlaştırıcıyı avucunuza dökerek dışa doğru hareketlerle uygulayın. Eğer yüzünüze uyguluyorsanız, ortadan başlayıp köşelere doğru sürün. Göz çevresinden kaçının. Ürünü kesinlikle gözünüzle temas ettirmeyin. Kulak memelerinizi, boynunuzu ve dekoltenizi unutmayın. Doğal güneşlenme sırasında daha fazla bronzlaşan yanak, burun ve alında biraz daha yoğun uygulama yapabilirsiniz. Ürünü ne kadar iyi yedirirseniz, o kadar etkili olacaktır. Eğer bir yüz spreyi kullanıyorsanız, yüzünüze uygulamadan önce elinize sıkın. Eğer bir vücut spreyi kullanıyorsanız, doğrudan vücudunuza sıkıp sonra yayın.

Üçüncü adım: Kuruma evresini hafife almayın. En az 20 dakika giyinmeden, oturmadan veya makyaj uygulamadan sabredin. Ellerinizi iyice yıkayın ve tırnaklarınızı fırçalayın, çünkü boyanacaklardır. En iyi sonucu elde etmek için bronzlaştırıcı uygulamasını bir gece önceden yapın, uyandığınızda netice sizi mutlu edecektir. Aynı tonu elde etmek için bronzlaştırıcıyı 2-3 günde bir uygulayın.

Güneşsiz bronzlaşma yok edilebilir mi?

Hayır, güneşsiz bronzlaşma ürünleriyle elde edilen bronz görünüm hemen yok edilemez, ancak kendi kendine belli bir sürede açılarak yok olur. Açılma işlemini hızlandırmak istiyorsanız vücudunuzu keselemeyi deneyebilirsiniz.

Eğer elde ettiğiniz renkten hoşnutsanız ve daha kalıcı olsun istiyorsanız, sert sabunlardan ve alkollü temizleyicilerden kaçının.

İpuçları

Güneş ışınlarının dik geldiği saatlerde (10:00-15:00 arası) güneşe çıkmaktan kaçının. Aralıklarla gölgede kalarak güneşe doğrudan maruz kalınmış süreyi bölebilirsiniz.

Su, kum, kar ve tüm zeminler ışınları yansıtır ve yoğunluklarını artırır. Bu nedenle gölgede olsanız veya şapka giyseniz bile güneşten yanabileceğinizi unutmayın.

Puslu veya bulutlu günlerde bile güneş koruması kullanın. UV ışınları söz konusu atmosfer olaylarından geçerek güneş yanığı oluşturabilir.

UVB ışınları yazın daha kuvvetlidir. Bu aylar için daha yüksek koruma faktörleri seçin. UVA ışınlarıysa yıl boyu aşağı yukarı aynı seviyelerde kalır.

Tropikal veya yarı tropikal bölgelerde, ekvatora yaklaşıldıkça ışınların daha dik gelmesi nedeniyle güneş ışınları daha yoğundur. Atmosfer tabakasının daha ince olduğu yüksek bölgelerde de yoğunluk fazladır. Her iki durumda da cilt ve gözler için daha yoğun koruma gereklidir. Bu bölgelerde kullanmak için daha yüksek koruma faktörlü ürünler seçin.

Bazı antibiyotikler, kalp ve tansiyon ilaçları, antihistaminik ve antidepresanlar dahil birçok ilaç; kişi güneşe maruz kaldığında ortaya çıkabilecek ?ışık-hassas? reaksiyonlara neden olabilir. Bu, alışılmışın dışında bir güneş yanığı, tahriş veya ciltte alerjik bir reaksiyona neden olabilir. Kişisel duyarlılıklar çok değişken olabilir veya birçok etkene göre değişkenlik gösterebilir. İlaç kullanılıyorsa, güneşe çıkmadan mutlaka bir doktora danışılmalıdır.

Bazı parfümler de sürüldükleri bölgelerde ?ışık-hassas? reaksiyonlara neden olabilir.

Güneş koruması yetişkinler için önemli, çocuklar için gereklidir. UV ışınlarının kötü etkileri birikir. Güneşten korunma ve güneş bakımını gündelik alışkanlığınız haline getirin.

Genellikle ürünleri sürülmesi gereken miktardan az kullanmak gibi bir eğilim vardır. Korumayı bol ve güneşe maruz kalan her yere eşit dağılacak şekilde ve mutlaka güneşe çıkmadan önce sürün. Ürün üzerindeki önerilere göre sürmeyi tekrarlayın.

Güneş korumanızı güneşe çıkmadan 15 ila 30 dakika kadar önce sürdüğünüz taktirde ürünün kuruyup cildinize nüfuz etmesi için fırsat vermiş olursunuz. Çok önceden sürmemeye de özen gösterin: giysilerin sürtünmesi gibi nedenler ürünün yok olmasına neden olabilir.

Denize girdikten sonra havluyla kurulanmak, güneş korumasının etkilerini hafifletir. Havluyla kurulandıktan sonra güneş korumasını tekrar sürün.

Yüz, omuzlar, göğüs ve dudaklar gibi hassas bölgeler için yüksek korumalı ürünler kullanın.

Güneş yanığının neden olduğu kızarıklık, 24 saat sonrasına kadar kendini göstermeyebilir. Cildiniz kızarmaya başlamışsa güneşten kaçın. Bu durumda güneş yanığı gittikçe daha kötü bir hal alabilir

Hamilelik Maskesi

Pazar, 04 Kasım 2007

Nedir?

Hamilelikte görülen yüz lekeleri çoğunlukla 4. veya 5. aya doğru, yüzde düzensiz ve renkli lekeler şeklinde kendini gösterir.

Lekeler, pigment üretiminin artması nedeniyle özellikle alın, yanaklar ve dudak üzerinde yoğunlaşır. Esmer tenlilerde açık tenlilere oranla daha sık görülür. Bu, tamamen hormonal bir olay

olup sizi tedirgin etmemelidir. Doğumu takiben kademeli olarak tamamen yok olacaktır.

Nasıl hafifletilir?

İşte size 4 sır:

Cildinizi temiz tutun. Hava kirliliğinin neden olduğu pisliklerden, makyaj artıklarından ve gece salgılarından kurtulmak için cildinizin günlük temizliğini aksatmamalısınız. Bu düzenli temizlik cildinizin açılmasına yardımcı olacaktır.

Haftada 1 veya 2 kez yüzünüzü ölü hücre ve pisliklerden arındırarak cildinizin yenilenmesine yardımcı olun. Sonuç mu ? Daha açık, pürüzsüz ve yumuşak bir cilt.

Güneş filtreli ürünler kullanın. Gün ışığında bulunan ve çok zararlı olan UVA ve UVB ışınlarından kesinlikle korunmanız gerekir; çünkü bu ışınlar hamilelikteki yüz lekelerini artırır. Güneş filtresi olan bir gündüz kremi kullanın veya bir gündüz kremiyle birlikte, en az 15 koruma faktörlü bir kremi birlikte uygulayın.

Güneşlenmeyin. Eğer tatile gidiyorsanız, bir güneşsiz bronzlaştırıcı kremle hile yapın; böylece bronz bir tene sahip olacak ve güneşe çıkanlara imrenmeyeceksiniz.

Cilt Tipinize Uygun Davranın - Kuru Cilt

Pazar, 04 Kasım 2007

KURU CİLT

YAPIN

Kuru ciltler hassas temizleyicilere ihtiyaç duyar.

Geceleri yüzünüz için yumuşak, sabun içermeyen likit veya krem temizleyiciler ya da ?süper yağlı? temizlik barları (kalıp) tercih edin.

Sabahları yüzünüze yalnızca sıcak su çarpın.

Cildiniz ne kadar kuru ise nemlendiriciniz de o kadar su içermelidir.

Gliserin, hiyalüronik asit ya da dimetikon ile formüle edilmiş bir nemlendirici seçin, bunlar nem kaybını geciktirir, daha fazla kurumayı önler.

Ayrıca seçeceğiniz nemlendiricinin mutlaka SPF 15 Güneş Koruma Faktörü içermesine de son derece dikkat edin; kuru ciltler iltihaplanmaya karşı diğer cilt tiplerine oranla daha meyillidir.

Nemlendiricinizi yüzünüz veya vücudunuz henüz nemliyken sürün; böylece nemi ?hapsetmiş? olursunuz.

Yağ bazlı fondötenler, allıklar ve pudralar kullanın.

Yağ bazlı makyaj ürünlerinin bu özellikleri ambalajları üzerinde hydrating, nourishing, moisturizing gibi kelimelerle vurgulanmıştır. Ayrıca toz allık yerine krem veya krem-toz allıkları seçin, cildinizi daha düzgün gösterir; toz allıklar çizgi ve kırışıklıkları belirginleştirir.

YAPMAYIN

Yüzünüzü sert sabunlarla asla yıkamayın.

Pütürlü temizleme ürünleri ve sert yüz fırçaları, eldivenleri veya pedler kullanmayın.

Alkollü toniklerle veya kolonyalı mendilerle cildinizi silmeyin.