‘Gebelik’ Kategorisi için Arşiv

Kadın Doğum, Kadınlarda En Uygun Doğum Yaşı

Pazar, 04 Kasım 2007

Erken yaşta doğum, bebek ve anne sağlığını tehlikeye atıyor. Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sedat Kadanalı henüz vücut gelişimi sağlamadan hamile kalan kadınların birçok fiziksel ve gebelik problemi ile karşılaştığını belirtiyor. Erken yaşta hamile kalan kadınların doğum kanallarının gelişmediği için dar olduğunu ve doğumlarının sezaryenle yapılabildiğini belirten Kadanalı, ?Erken yaştaki doğumlarda anne ve bebek ölüm oranları daha yüksek.

Ayrıca doğum sonrası henüz çocuk yaşta olan anne çocuğuna yeterince bakamadığı için birçok problemle karşılaşılıyor? diyor.

BEBEĞE BAKAMIYOR

Bebeğini emziremeyen, ateşinin çıktığını anlamayan küçük anneler, sağlıklı bebek de yetiştiremiyor. Erken doğum en fazla Doğu ve Güney Doğu Anadolu Bölgeleri?nde görülüyor. Kadınlar için en uygun doğum yaşının ise 20-35 arası olduğu belirtiliyor.

Pasif içicilik üremeyi etkiliyor

Sİgara içmedikleri halde, pasif içicilerin de ağır risk altında bulunduklarına dikkat çeken Prof. Dr. Yıldız Pekşen, ?Çeşitli araştırmalar, pasif içiciliğin kısırlığa neden olduğu gibi hamilelik döneminde bebeğin gelişmesini olumsuz etkilediğini gösteriyor? diyor. Bristol Üniversitesi?nde 8 bin 500 çift üzerinde yapılan bir araştırma iş yerinde sigara dumanına maruz kalan kadınlarda yumurtlamanın yüzde 14 oranında azaldığını ortaya koymuş. Prof. Dr. Pekşen, ?Günde 20?den fazla sigara içen erkeklerin eşlerinde ise bu oran yüzde 34?lere ulaşıyor. Bu nedenle çocuk sahibi olmak isteyen çiftler sigara içiyorlarsa kesinlikle sigarayı bırakmalıdır? şeklinde konuşuyor

Ne Zaman Hamile Kaldığınızı Hesaplama Yöntemi

Pazar, 04 Kasım 2007

Hamileliğin başlangıcı normal olarak son adet döneminizden başlanarak hesaplanır. Doktorunuza göre, hamileliğiniz gebe kalmanızdan iki hafta önce olacaktır! Hamileliğin başlangıcı kafa karıştırıcı olabilir, o yüzden biraz daha ayrıntılı inceleyelim.

Çoğu kadın tam olarak gebe kaldığı tarihi bilmez ancak genellikle son adetinin ne zaman başladığının farkındadır. Kısacası döllenme zamanı, son adetinin başlamasından iki hafta öncedir.

Hamilelik 280 gün yani son adetin başlangıç gününden itibaren 40 hafta kadar sürer. Kendi tarihinizi adet kanamanızın ilk gününden başlayıp 280 gün sayarak bulabilirsiniz. Ya da son adetinizden geriye 30 gün sayıp 7 gün ekleyebilirsiniz. Bu aynı zamanda döllenmenin de tam tarihini belirler.

Hamileliği bu şekilde hesaplamak, gebelik süresini verir. Hemşire ve doktorlar hamilelik sırasında böyle zaman tutarlar. Bu, hamile kalışın normal tarihinden 2 hafta daha kısa olan yumurta yaşından ya da döllenme yaşından farklıdır.

Hamileliğinizi on üçer haftalık üç dönem halinde de planlayabilirsiniz. Bu yöntem, hamileliğin gelişme safhalarını gruplaştırmaya yarar. Örneğin, 13 haftalık ilk dönemde bebeğinizin vücut şekli ve organ sistemleri oluşur. Çoğu düşük de ilk dönem sırasında meydana gelir. Üçüncü dönem zarfında yüksek tansiyon ve gebelerde plesentadan gelen zehirlerle meydana gelen pre-eclampsi gibi problemler görülebilir.

Dönemlerin aya göre ayarlanmasını da duyabilisiniz. Bu, ayın 28 gün süren bir dönümüne göre hesaplanır. Çünkü hamilelik adet döneminizden itibaren 280 günlük bir süreçtir ve 10 aylık bir dönemden sonra son bulur.

Fazla Doğum Yaşlandırıyor

Pazar, 04 Kasım 2007

Dr. Değer, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 110 yataklı hastanenin bölgeye hizmet verdiğini, her geçen yıl doğum yapan ve hasta olan kadın sayısının artığını belirtti.

Hastanede doğum ve poliklinik hizmetlerinin yanı sıra aile planlaması ve emzirme danışmanlığı da verildiğini bildiren Dr. Değer, geçen yıl 12 bin 930 anneye emzirme danışmanlığı, 2 bin 58 kadına da aile planlaması hizmetlerinin verildiğini bildirdi.

Hastanede kısıtlı imkanlarla çok sayıda hastaya hizmet

verdiklerini ifade eden Dr. Değer, şöyle dedi:

?110 yataklı hastanemizde 14 hekim bulunurken, İstanbul?daki Zeynep Kamil Kadın ve Çocuk Hastanesi 670 yataklı ve 103 hekim var. Ama bizim doğum ve poliklinik sayımız çok daha fazla. Daha kısıtlı imkanlarla daha fazla doğum yapıyor ve hasta bakıyoruz. Bölge hastanesi olmamız ve nüfus artış hızının çok yüksek olması nedeniyle

yoğunluğumuz çok fazla. Geçen yıl 201 bin 13 kadına poliklinik hizmeti verilirken, bir önceki yıla oranla yüzde 30?luk artışla 16 bin 711 kadın doğum yaptı. Hastanemize en genç 14 yaşında, en yaşlı 54 yaşındaki kadınlar doğum için geliyor. 54 yaşında olan bir kadın ikiz doğum yaptı. Aile planlaması hizmetine rağmen halen doğum oranı çok yüksek. 10?dan fazla doğum yapan kadınlar bulunuyor. En büyük tesellimiz, bu kadar doğum sayısına rağmen yaptığımız hizmetlerle anne ve bebek ölüm oranını düşürdük. Geçen yıl sadece bir anne hayatını kaybetti. Bebek ölüm hızında da düşüş yaşandı.?

Dr. Değer, kadının doğum sayısının fazla olmasının anne ve çocuk sağlığını olumsuz etkilediğini, hem annenin hem de bebeğin iyi beslenemediğini kaydetti.

Doğum sayısının fazla olmasının anne ölümlerine neden olduğunu vurgulayan Değer, şöyle dedi:

?Çok doğum nedeniyle vücudu yıpranan kadın, erken yaşlanıyor. Kadın kendine de bebeğe de bakamayacak hale geliyor. Bu da kadında ileri dönemlerde hastalıklara ve kemik erimesine neden oluyor. Ailenin de daha çok yıpranmasına neden oluyor. Bu nedenle kadınların

bakabilecekleri kadar bebek yapmaları gerekiyor.?

Doğum Sonrası Psikoloji Ve Depresyon

Pazar, 04 Kasım 2007

Yeni annelerin hemen hemen yarısı doğumdan sonraki ilk haftalarda ağlamadan, mutsuzluktan, heyecanlılıktan ve duygudurumlarındaki dalgalanmalardan yakınırlar.

Bu depresyon bulguları muhtemelen doğumdan sonra östrojen ve progesteronhormonlarındaki düşüşlere bağlıdır ve bir kaç gün içinde geçer.

Ancak bazı kadınlar ilk altı hafta boyunca gidip geldiğini ifade ederler. Daha az sıklıkla görülen (yeni annelerin %25?inde) ve daha uzun süren (aylarca sürebilir) gerçek doğum sonrası depresyondur. Bu depresyonda hormon değişimleri ile açıklanabilmektedir. Hormon salınımlarına duyarlılık kadından kadınadeğişmektedir.

Doğum sonrası depresyona katkıda bulunan bir sürü başka faktöründe olduğuna inanılmaktadır.

? Hamileliğin bitimi: özellikle zevkli bir hamilelik geçiren annelerde bunun bitimi ile sizi bir keder kaplayabilir. Ayrıca uzun zamandan beri ilgi odağı olan sizken yerini çocuğunuz almıştır.

? Artık anneyi bekleyen uykusuz ve yorucu geceler: özellikle bazı evlerde bebek için daha fazla çaba gösteren anne olurken bunun farkında olunup takdir edilmemesi ve tüm ilginin bebek üzerine yoğunlaşması anneyi hayal kırıklığına uğratır.

? Hastanede kalma: siz biran önce eve dönmeye hevesli iken çıkan bazı sorunlar nedeni ile hastanede kalışınızın uzaması sizi hayal kırıklığına uğratabilir.

? Fiziksel rahatsızlık ve ağrı:

? Yetersizlikhissi: yeni bir anne rolü üstlenmek size zor gelebilir. Eğer tamamen acemi iseniz ?neden bakamayacağım birbebek doğurdum ki?? diyebilirsiniz. Eğer anne rolünde paralı bir iş yaparken gördüğünüzden daha az saygı görüyor iseniz o zaman kendinizi daha az değerli bir kişi gibi görebilirsiniz. Ve kendiniz hakkında iyi hissetmemek umut kırıcı olabilir.

? Suçluluk hissetmek. Belki hamile kaldığınızda bu bebeği istemediniz ve şimdi isteseniz bile suçluluk hissediyorsunuz. Yada bebeği ilk gördüğünüzde güzel olmadığını düşündünüz veya annelik duygusundan zevk alamıyorsunuz ve kendinizi suçlu hissediyorsunuz. Veya yakıngelecekte işe dönmeniz gerektiğini düşünüp bebeğiniz için üzülüyor ya da yeterli bir gelir getiremediğiniz için suçluluk duyuyorsunuz. Sebebi ne olursa olsun suçluluk hissi çok yıpratıcı ve moral bozucu olabilir.Bütün bunların gerçek bile olsa geçici durumlar olduğunu ve herşeyin düzeleceğini düşünüp kendinizi telkin etmelisiniz.

? Eski siz için kederlenmek. Kaygısız muhtemelen keriyerinize yönlendiğiniz günler bebeğinizin doğumu ile beraber artık geride kalmıştır(en azından geçici olarak). Aynı zamanda siz yada eşinizle bir çift olarak ikiniz, zaman alan hobileriniz,dersler sinemalar gerçekçi olarak biraz askıya alınmalıdır.

? Görünüşünüz konusunda mutsuzluk. Eskiden şişman ama hamileydiniz, şimdi ise sadece şişmansınız. Hamilelik kıyafetlerini giymeye tahammül edemiyorsunuz ama başka bir şeylerde olmuyor. Bu durumdan kurtulmak için biraz karalı ve sabırlı olanız gerekli.

? Destek eksikliği. Eğer ailenizden ve arkadaşlarınızdan, ama özellikle kocanızdanyeterli destek göremiyorsanız o zaman yeni annelik göreviniz zorlu ve moral bozucu olabilir.

? Bebekle ilişkisi olmayan stresler. Aile, iş, parasal sorunlar da doğum sonrası depresyona sebep olabilirler.

Doğum sonrası depresyon için zaman geçmesi ve biraz sabırlı olunmasından başka kesin bir tedavi olmamasına karşınsıkıntılarınızı en aza indirmek ve kendinizi rahatlatmak için yapabileceğiniz bazı şeyler vardır.

?Eğer moral bozukluğunuz hastanede başlarsa kocanızdan onunla biraz başbaşa kalmayı isteyin. Eğer fazla gevezelik sinirlerinizi bozuyorsa gelen ziyaretçi sayısını sınırlayın. Yada sizi en çok eğlendirenleri davet edin. Eğer hastane ortamı moralinizi bozuyorsa erken ayrılma konusunda doktorunuz ile konuşun.

? Kendinizi halsiz hissediyorsanız diğerlerinden yardım isteyin bebeğiniz uyurken dinlenmek ve kestirmek için fırsat kollayın. Bebeğinizi beslediğiniz zamanları dinlenme dönemleriniz olarak değerlendirin ve rahat bir pozisyonda besleyin bebeğinizi.

?Gücünüzü toplamak için en iyi diyeti uygulayın ve gerekirse doktorunuzun tavsiye edeceği vitaminleri kullanın. Özellikle bazı insanlarda depresyona neden olabilecek çikolata ve şekerden kaçının.

?Mümkün olduğunda eşinizle yemeğe çıkın, güzel giyinin ve romantik ortamlar yaratın. Bu işi evde yapıyorsanız bebeğinizin romantik ortamınızı kesmeye karar vermesi halinde mizah anlayışınızı kaybetmeyin.,

?Eğer kendinizi önemsiz ve değerinizi kaybetmiş gibi hissediyorsanız bu duyguları eşiniz ile paylaşın. Ona sizinde en az bebek kadar ihtiyacınız olduğunu farketmemiş olabilir.

?Kocanızdan, annenizden ve komşularınızdan size yardımcı olmalarını isteyin. İhtiyacınız olan tüm bu yardımı bu şekilde alamıyorsanız ve maddi imkanınızda varsa kendinize günde en az iki saati ayırmak üzere bir yardımcı tutun.

?Kendinizi iyi hissetmek için iyi görünün. Tüm gün etrafta dağınık şaçlarla ve sabahlıkla gezmek herkesin moralini bozabilir. Kocanız sabah çıkmadan bebekle ilgilenirken siz bir duş alın ve makyajınızı da yapın.

?Evden dışarı çıkın. Bebeğinizle beraber yada bebeğinize bakabilecek bir gönüllü bulabilirseniz yalnız arkadaşlarınızı ziyarete gidin.

?Aktif olun. Egzersiz yapmak bunalımı önler ve kendinizi daha güçlü hissedersiniz.

?Kendinize zaman yaratın. Bu gerçekten özellikle günümüzün çalışan anneleri için önemlidir. Bu zamanlarda yalnız kendiniz ile ilgili şeyler yapın; kuaföre gidin, kitap okuyun, alışveriş yapın.

?Eğer perişan halinizi anlayacak birilerini istiyorsanız, yeni annelerle biraraya gelin ve dertlerinizi paylaşın.

?Eğer deprsyonunuz bir haftadan uzun sürdüyse ve bir de uykusuzluk eklendiyse, iştahınız azaldıysa, kendinize ve ailenize karşı ilginiz azaldıysa, kendinizi çaresiz ve umutsuz hissediyorsanız, kontrolünüzü kaybetmiş gibi hissediyorsanız, bebeğinizin gitmesini ve keşke hiç gelmemiş olmasını istiyorsanız, bebeğinize zarar verme korkularınız ve halusilasyonlarınız varsa o zaman derhal bir uzmanın yardımına başvurun.

Doğum sonrası depresyonda uzman terapisine gerek duyma ender rastlanan bir durum olsada bir çok kadın bu duruma gelmekte ve yardıma ihtiyaç göstermektedir. Bir ihtimal sizde onlardan biriyseniz ve burada açıklanan depresyon belirtilerinden bazılarını gösteriyorsanız hemen bir uzman tanısı alın. ?Canım bu sadece yeni bebeğin dolayısıyla hiseetiğin bir sıkıntı, geçer.? Gibi sözlerle geçiştirilmesine izin vermeyin.

Uzamış bir anne depresyonu bebek anne ilişkisini bozar ve bebek için zararlı olabilir

Gebelik Arası Süre Ne Kadar Olmalı, Hamilelik

Pazar, 04 Kasım 2007

Emzİren Anneleri Destekleme ve Aile Sağlığını Koruma Derneği tarafından Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği?nde düzenlenen ?Gebelik ve Emzirme Döneminde Anne ve çocuk Beslenmesi? konulu panelde, çocuğun bir aile ortamında yetiştiğini, çocuğun yetişmesinde en önemli etkenin anne olduğu belirtildi.

Annenin, ailenin merkezini oluşturduğunu ve annenin anlayışlı, mutlu ve sağlıklı olması durumunda bebeğin düzenli büyüyeceğini ifade edilirken, düzenli beslenme olmadan anne ve çocuk sağlığının korunmasının mümkün olmayacağı kaydedildi.

3 YILLIK ARA OLMALI

Anne sağlının, gebelik ve emzirme döneminde sosyolojik, ekolojik ve kültürel faktörlerden etkileneceği vurgulanarak, şöyle denildi: ?Ayrıca gebelik sayısı, doğum aralığı, olgunluk düzeyi, sigara, alkol ve ilaç gibi biyolojik faktörler de anne sağlığını olumsuz yönde etkileyebilir.

Anne ve çocuk sağlının korunabilmesi için gebeliklerde en az 3 yıllık ara olması gerekir. Anne, gebelik döneminde bebeğe zarar verecek toksik maddelerden uzak durmalı ve bulaşabilecek bölgelerde çalışmamalıdır.?

BESLENME ÇOK ÖNEMLi

Bunların yanı sıra annenin emzirme döneminde de sağlığı bozucu etkenleri olabildiğince azaltması gerektiği belirtildi: ?Özellikle beslenme çok önemlidir. Yemekle birlikte çok çay içilmesi, kan yapıcı maddelerin etkisiz hale getirerek vücuttan dışarı atılmasına yol açar.

Bunun sonucu olarak da kansızlık ve sağlık bozukluğu ortaya çıkar. Ayrıca yemeklerin pişirilmesi, ek besin alınması ve annenin her konuda bilgilendirilmesi de anne ve bebek sağlığı açısından oldukça önemlidir.?

Gebelik ve emzirme döneminde sayılan olumsuz tüm etkenlerin başta anne olmak üzere bebeğin düzenli gelişimini tersine çevireceğine dikkat çekilerek, ?Sonuçta anne ölümleri, yaşam süresinin kısalması, emzirme verimliliğinin düşmesi, sakat ya da ölü doğum gibi olumsuzluklar ortaya çıkar? denildi

Gebelik Belirtileri, Hamilelik Testi, Hamilemiyim

Pazar, 04 Kasım 2007

Adet gecikmesi

Kusma olsa da olmasa da midenin bulanması

Yorgunluk ve sürekli uyku hali

Sık sık idrara çıkma

Karında şişkinlik

Vajinal salgıda artış

Göğüslerin büyümesi

Gebelikte Beslenme, Hamilelik Ve Beslenme

Pazar, 04 Kasım 2007

Anne adaylarının sağlıklı ve dengeli beslenmeye özen göstermeleri gerekiyor. Ancak bunu çok yemek olarak algılamamak gerekir. Çünkü gebelik döneminde çok fazla yemek de bir takım sakıncalar doğuruyor. Uzmanlara göre olağanüstü durumlar dışında sağlıklı bir kişinin alması gereken günlük kalori miktarı 2 bin 500- 3 bin kaloridir, gebe kadınların ise ihtiyacı olan miktar normalden 300 kalori daha fazladır. Ideal olan, gebelik döneminde 11-12 kilo almak. Zaten, bu miktarın yaklaşık 7 kilosu zorunlu olarak alınıyor ve doğum sırasında geri verilyor.

Çok yemek ne kadar zararlıysa, gebelikte kilo almamak için gerekenden az yemek de o kadar zararlıdır en iyisi doktor kontrolünde, dengeli bir beslenme programı izlemektir. Az ama sık yiyin Gebelik döneminde çok değil, dengeli beslenmek gerekiyor.

Günlük beslenme ihtiyacı öğün sayısı artırılarak yayılmalı. Kilo endişesiyle şeker ve karbonhidratlar gibi gıdalardan kaçınmak sakıncalı. Vücudun bunlara da ihtiyacı var. Her türlü gıdadan, doktor kontrolünde ve uygun miktarlarda alınmalı. Ancak, vitamin yönünden zengin gıdalara biraz daha fazla ağırlık verilmeli.

Bebekler ihtiyacı olan her türlü maddeyi annenin vücudundan elde ederler. Eğer bu maddeler annede azsa bebek kendi ihtiyacını alır, ama anne güçsüz kalır. Bu yüzden gerekli gıdaların alınması ve sağlıklı kilo alışının sağlanması çok önemlidir.

Vitaminler

Özel durumlar dışında gebelik sürecinde düzenli vitamin kullanımı gerekmez. Çünkü bu vitaminlerin tümü düzenli beslenme yoluyla alınabilir. Ayrıca A vitamini gibi bazı vitaminlerin fazlası da zararlı olabilir. Ancak erken gebelik döneminde bulantı ve kusmadan kaynaklanan beslenme yetersizliği varsa vitamin alınabilir.

Demir

Demir içeriği yüksek besinlerle beslenseniz de gebelikte ihtiyaç duyduğunuz demiri alamayacağınız için belli bir haftadan sonra (genellikle gebeliğin ikinci yarısından itibaren) düzenli olarak demir içeren ilaçlar kullanmalısınız. Alacağınız demirin bebeğinizin demir depolarının oluşmasında çok önemlidir.

Bol sıvı almak önemli

Suyu ve sıvı içeren gıdaları gebelik öncesi döneme göre daha fazla miktarlarda almanız kabızlık yaşamanızı engellemeye yardımcı olacak ve özellikle yaz aylarında halsizlik şikayetlerinizin azalmasını sağlayacaktır. İdrar renginizin açık sarıdan daha koyu sarı bir renkte olması (idrar yolu enfeksiyonunuz yoksa) sıvı alımınızın yetersiz olduğunun habercisidir. Gebelikte vücudun sıvı miktarı artar ve kan hacmi yaklaşık %50 oranında genişler. Amnios sıvısı da yaklaşık olarak üç saatte bir tümüyle yenilenir. Bu nedenle anne adayının vücudundaki sıvı dengesi çok önemlidir. Anne adaylarının günde en az iki litre sıvı almaları gerekir.

Kahve ve çay

Kahve içme alışkanlıklarınızı tekrar gözden geçirmelisiniz. Günde bir fincan ya da maksimum iki fincan kahvenin olumsuz bir etkisi olmamasına karşın daha fazla miktarlarda vücuda giren kafein, dolaşım sisteminizin olumsuz etkilenmesine ve uykusuz kalmanıza neden olabilir. Dahası, yüksek miktarlarda kafeinin (günde 10 fincan ya da daha fazla) düşük, erken doğum ya da bebekte gelişme geriliği yaptığına dair bazı çalışmalar bulunmaktadır. Kafein içeren diğer sıvılar (kolalar, çeşitli çaylar) için de aynı öneriler geçerlidir.

Alkol

Alkol bebek üzerinde gelişimsel kusurlar yaratabilen bir madde olduğundan ve bu kusurları yaratan günlük dozun alt sınırı belirlenemediğinden, gebelikte kullanılmaması gerekir.

Sigara

Bilinçli bir anne adayının gebelik döneminde sigaradan ve sigara içilen yerlerden tümüyle uzak durması gerekir. Çünkü, bigara verdiği tüm zararların dışında iştahı da kesen maddeler içerir

Hamile Kadınların Uyması Gereken Kurallar

Pazar, 04 Kasım 2007

Özel bir sakınca yoksa gebelik normal yaşantınızı etkilemez.Normal yaşantınızı sürdürün.

Düzenli olarak gebelik kontrollerinizi yaptırın.

Doktora danışmadan ilaç kullanmayın.

İlk üç ay içinde röntgen çektirmeyin,röntgen çekilen alanlarda durmayın.

Ateşli ve döküntülü hastalardan uzak durun.

Kan grubunuzu mutlaka öğrenin.

Tetanoz aşınızı yaptırın.

Meme bakımınıza gebelikte başlayın.

Alkol ve sigara içmeyin.

Beslenmenize dikkat edin.

Diş bakımına önem verin.

Geceleri en az sekiz saat uyuyun.

Rahat,geniş ve doğal giysiler kullanın.

Sık sık banyo yapın.

Cinsel organ temizliğine dikkat edin.

Uzun yolculuklardan kaçının.

Çok ağır iş yapmayın.

Yürüyüş ve hareket yapın.

Doğumunuzu bir sağlık kuruluşunda yapın.

Hamilelik Döneminde Bakım Ürünleri, Saç Boyama

Pazar, 04 Kasım 2007

Hamilelik döneminde daha doğal içerikli bakım ürünleri kullanmaya özen gösterin. Ayrıca çillerinizin veya benlerinizin hamilelik döneminde koyulaşması ve olmayan lekelerin ortaya çıkması sizi şaşırtmasın; bunlar doğumdan sonra genellikle kaybolurlar.

Anne adaylarının saçlarında da bazı farklılıklar gözlemleniyor. Hamilelik döneminde saçlar daha yumuşak ve canlı oluyor. Bu durumun sebebi sadece hormonlardaki değişiklikler değil.

Hamilelik döneminde tüketilen besin maddelerine dikkat edilmesi de saç sağlığı açısından büyük bir etkendir. Hamilelik döneminde yeni ruh halinize uyan ve pratik bir saç modeli kesimi uygulatabilirsiniz; bu, sizin zindeliğinizi arttıracaktır.

Bazı kadınlar doğumdan birkaç ay önce saçlarını değiştirmeye karar verir: Bunun sebebi; doğumdan sonra özel bakımlara zaman ayıramayacakları düşüncesidir.

Hamilelik döneminde saç rengini değiştirmek; saçları boyatmak uzmanlar tarafından yanlış olarak kabul edilmiyor, çümkü piyasada bulunan saç boyaları ve akıcı boyalar birçok kez test ediliyor. Buna rağmen saçlarını boyatmaktan korkan anne adayları hazır kına setleri gibi naturel boyaları uygulayabilirler.

Hamilelik döneminde ayaklarınızı yukarı kaldırmaya özen gösterin. Ayrıca, ayaklardan başlayarak baldırlara doğru yapılan masajlar, ayaklarınızdaki yükü azaltmaya yardımcı olur. Damarlar, hamilelik döneminde yüksek performans gösteriyor, çünkü toplardamarlar kan dolaşımını hızlandırıyor. Bacakların ve ayakların, hamilelik dönemini daha rahat atlatrmnaları için nemlendirici kremle ovulmaları ve ayakların gün içinde sık sık yükseğe kaldırılarak dinlendirilmeleri gerekiyor

Vajinit

Pazar, 04 Kasım 2007

Gebelikte anne adaylarının önemli bir kısmında akıntı vardır. Ancak çoğu durumda bu gebeliğe bağlı fizyolojik bir akıntıdır ve tedavi edilmesi gerekmez. Bazı anne adaylarında ise vajinada enfeksiyon yapan etkenler söz konusudur ve bu durumda akıntının da nitelikleri fizyolojik akıntı tanımlamasının tamamen dışındadır.

Vajinit yani vajina enfeksiyonu mantar, parazit ya da bakteri enfeksiyonlarına bağlı olarak meydana gelir. Bazı durumlarda bu etkenlerin ikisi ya da tümü birden beraberce enfeksiyon yaratırlar.

Mantar enfeksiyonu

Kadınların yaklaşık %75?i hayatlarında en az bir kez vajinal mantar enfeksiyonu geçirirler. Gebelik, doğum kontrol hapı kullanımı ve kontrolsüz şeker hastalığı mantar enfeksiyonunu kolaylaştıran etkenlerdir.

Candida albicans ve/veya Torulopsis Glabrata adı verilen iki mantarın neden olduğu bu vajinit türünün en sık görülen bulgusu vulva ve vajinada yoğun kaşıntıyla birlikte peynir kesiği şeklinde, beyaz renkli, kokusuz akıntıdır. Bazen akıntı çok yoğun olabilir. Dış genital bölgede enfeksiyonun kendisine ve kaşıntıya bağlı olarak kızarıklık olabilir. Bazı durumlarda kaşınmanın yarattığı tahriş idrar yaparken yanmaya neden olabilir.

Bu şikayetlerle başvuran anne adaylarında tanı koymak kolaydır. Gerektiği durumlarda vajinal salgı örneklerinde mantarı görmek ya da kültürde mantarı üretmek gerekebilir.

Muayenede tesadüfen mantar saptanması durumunda anne adayının bir şikayeti yoksa tedavi etmeye gerek yoktur. ?ikayetler belirginse gebelikte kullanıma uygun lokal (fitil ya da krem şeklinde) tedavi tercih edilir. Bazı anne adaylarında gebelik boyunca tekrarlayıcı mantar enfeksiyonları meydana gelse de gebeliğin bitiminde bu enfeksiyonlar genellikle ortadan kalkar.

Trikomonas vajiniti

Gebelikte anne adaylarının yaklaşık %20?sinde trichomonas vaginalis adlı parazitin yarattığı vajinite rastlanır.

Kuyruklarıyla hareket eden ve vajinal ortamda kolaylıkla üreyerek vajinite yol açan bu parazit cinsel yolla bulaşabileceği gibi ortak kullanılan tuvaletlerden, havlulardan ve iç çamaşırlardan, havuzdan da bulaşabilmektedir. Yanda bu parazitin mikroskobik görüntüsü yer almaktadır.

Trikomonas vajinitinin en sık görülen belirtileri sarı, köpüklü, kötü kokulu bol vajinal akıntı ve sıklıkla vulvada (genital bölgenin dış kısmında) kaşıntıdır. Tedavide gebelikte kullanıma uygun fitil ya da tablet şeklindeki ilaçlar verilir.

Trikomonas vajiniti cinsel yolla bulaşan hastalıklar grubunda yer aldığından anne adayıyla birlikte eşinin de tedavi edilmesi gerekir. Enfeksiyondan korunmada cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korunma önlemlerine uyulması çok önemlidir. Ortak kullanıma açık tuvaletlerde dikkatli olmak, iç çamaşır ve havlu gibi özel eşyaları başkalarıyla paylaşmamak ve temiz olduğundan emin olunmayan havuzlara girmemek uyulması gereken diğer kurallardır.

Trikomonas vajinitinin erken doğum tehdidi ya da suların erken gelmesine neden olduğu ileri sürülse de bu henüz kanıtlanmış değildir. Bu şüpheler nedeniyle trikomonas tesadüfen saptandığında anne adayında bir şikayete neden olmasa da mutlaka tedavi edilir.

Gardnerella vajiniti (Bakteryel vaginosis)

Bu vajinit türü de vajinanın normal florasının doğal bileşeni olan laktobasillerin sayıca azalması ve yerini başta gardnerella vajinalis olmak üzere diğer bazı bakterilerin almasıyla oluşur.

?flora? vücudun mukozalarında (barsak, ağız, burun, vajina) ortama zarar vermeden ve hatta bazı önemli işlevleri yerine getirmek için bulunan bakterilerin oluşturduğu topluluktur.

Yukarıda normal vajinal floranın mikroskobik görüntüsü yer almaktadır. Laktobasiller siyah çubuk şeklinde gözlenmektedir.

Yandaki resimde ise vajinal floaranın bozulmuş şeklinin mikroskobik görüntüsü yer almaktadır. Görüldüğü gibi laktobasiller kaybolmuş, yerini gardneralla bakterileri almıştır. Gardnerella vajinanın normal şartları devam ettiği sürece ve laktobasiller de sayıca normal olduğu sürece vajinada yerleşip çoğalma gücüne sahip değildir.

Bakteryel vajinozis enfeksiyonunun en sık görülen belirtisi sarı-gri renkli akıntı ve özellikle cinsel ilişkiden sonra belirginleşen kötü kokudur. Bu koku çoğu durumda balık kokusuna benzer.

Bu vajinit türünün meydana gelme mekanizması diğerlerinden farklı olmakla beraber en sık görülen etkenlerden birisi sık sık yapılan vajinal duş uygulamalarıdır.

Gebelikte gardnerella vajiniti erken doğum tehdidi, suların erken gelmesi gibi olaylara neden olabileceği gibi koryoamnionit, sezaryen sonrası endometrit gibi ciddi enfeksiyonların oluşumunda da rol oynadığı düşünülmektedir. Bu yüzden mutlaka tedavi edilmesi gereken bir durumdur. Tedavi için gebelikte kullanıma uygun çeşitli ilaçlar vardır.


paypal