‘Faydalı Bilgiler’ Kategorisi için ArÅŸiv

Allerji Kelimesi

Pazar, 04 Kasım 2007

Yunanca?da diğer anlamına gelen ?allos??dan köken alır.

Bu terim bağışıklık sistemi içindeki herhangi bir ?değişmiş reaksiyon?u tanımlamaktadır. Allerji, normalde zararsız olan maddelere karşı anormal ve zararlı bağışıklık sistemi cevapları vermektir.

Bu karmaşık cümle ne anlama gelir? Bir örnekle açıklayalım: Bitki polenleri normalde insanlar için zararlı olmayan taneciklerdir. Ancak bazı kişilerde polenlere maruziyet nezle şikayetlerinin ortaya çıkmasına neden olur. Bu olay ?allerji?, böyle kişiler de ?atopik bünyeli? olarak adlandırılmaktadır.

Atopi; normalde zararsız olan maddelere karşı, ?İmmunglobulin E? adı verilen bağışıklık sistemi maddelerinin aşırı miktarda yapılması özelliğidir.

Bu özellik genetik olarak kazanılmaktadır. Diğer bir deyişle atopik bünyeli bir kişi, allerjik hastalık gelişimine neden olan bu özelliğini anne ya da babasından geçen genlerle almaktadır. Kişinin allerjik olup olmaması sadece genetik faktörlere bağlı değildir. Kalıtıma ek olarak ?çevre?nin de allerji gelişiminde önemli bir rol oynadığı görülmektedir. Tek yumurta ikizleriyle ilgili çalışmalar bu ?genetik olmayan? faktörlerin güçlü rolünü çok iyi ortaya koymaktadır. Genetik yapılarının aynı olmasına rağmen tek yumurta ikizlerinin sadece % 25-50?sinde aynı allerjiler veya aynı allerjik hastalıklar gözlenmektedir.

Organizmada kendisine karşı özgün antikor (bağışıklık anti maddesi) oluşturan maddelere antijen denir.

Bu antijen, allerjik bir durum geliştirirse, o zaman antijene allerjen adı verilmektedir.

Allerjenler normalde çoğu insan için zararsız partiküllerdir. Ancak atopik yani ?allerji gelişimine yatkın? bünyeli kişilerde allerjik hastalıklara neden olurlar.

Allerjik Astim

Pazar, 04 Kasım 2007

Astım nedir?

Astım, hava yollarının çeşitli uyaranlara artmış yanıtının söz konusu olduğu, tekrarlayıcı, kendiliğinden veya tedavi ile tamamen veya kısmen geri dönüşümlü öksürük, hırıltı, nefes darlığı gibi belirtilerinin yer aldığı bir hastalıktır.

Neden olur?

Çocukluk çağında % 90 oranında allerjik kökenli olduğu bilinmektedir. Yıl boyu maruz kalınan ev içi allerjenlerin bronşlarda yarattığı allerjik iltihabi durum, soğuk hava, egzersiz, viral solunum yolu enfeksiyonları, kimyasal buharlar, hava kirliliği ve sigara dumanı gibi nonspesifik uyaranlarla temas sonucu astım belirtilerinin ortaya çıkmasına neden olur. Bunun yanında spesifik olarak allerjinin söz konusu olduğu ev dışı allerjenlerle temas sonucu genellikle mevsimsel olarak aynı tablo gözlenmektedir.

Nasıl seyreder?

Astım tanısı alan çocukların çoÄŸunun hayatın ilk 2 yılında belirti verdiÄŸi saptanır. İlk yıllarda öksürük ve hırıltının ana uyaranı viral solunum yolu enfeksiyonlarıdır. Bu yaÅŸlarda akciÄŸerlerin geliÅŸiminin henüz tamamlanmamış olması, küçük hava yolu çaplarının dar, kıkırdak dokunun az olması, tekrarlayıcı bronÅŸ daralmasına katkıda bulunur. Dört beÅŸ yaÅŸlarında akciÄŸerlerin geliÅŸiminin tamamlanması ile erken yaÅŸlarda astım belirtileri gösteren birçok çocukta klinik olarak düzelme gözlenmektedir. Düzelmeyen bir grup hasta ve daha geç astım tanısı almış çocukların bir kısmı da ergenlik çağında klinik bir iyilik dönemine girerler. Genel olarak çocukluk çağında astım tanısı almış hastaların yaklaşık %50-60′ı ergenlik döneminde iyileÅŸirler. İyileÅŸen olguların bir bölümü orta yaÅŸ döneminde tekrar hastalık belirtileri göstermeye baÅŸlayabilmektedirler.

Nasıl teşhis edilir?

Astım tanısı koymada en değerli tanı aracı öyküdür. Öksürük, hırıltı ve / veya nefes darlığı belirtilerinin gece kötüleşmesi şiddetle astımı düşündürür. Yattıktan sonra veya sabaha karşı yaklaşık 30 dakika süreyle devam eden ve bronş genişletici ilaçlara olumlu yanıt veren öksürük aksi ispat edilene kadar astım kabul edilmelidir.

Akciğer fonksiyonları nasıl değerlendirilir?

Astımda akciğer fonksiyonlarının ölçülmesi gerek tanı gerekse tedaviye yanıtın değerlendirilmesi açısından büyük önem taşır. Spirometre ile ölçülen solunum fonksiyonlarında zorlu nefes verme sırasında yapılan ölçümlerin sağlıklı bireylerle yapılan karşılaştırılması ve tedavi ile bu değerlerin göstermekte olduğu düzelme değerlendirilmektedir.

Allerji nasıl belirlenir?

Astıma neden olması olası allerjinin hangi maddeye karşı geliştiğinin saptanmasında allerji deri testleri kullanılır. Ön kol ön yüzüne veya sırta delme metodu ile uygulanan deri testinde ciltteki kızarma ve kabarmanın şiddetine göre değerlendirme yapılıp, hastanın neye allerjisi olduğu saptanmaktadır.

Allerji deri testi uygulamasının mümkün olmadığı, 3 yaş altı çocuklar, yaygın allerjik egzaması olan hastalar, antihistaminik içeren ilaç kullanmakta olanlar, ciltte dermografismus adı verilen cilde bastırma sonucu kabarma reaksiyonu verenlerde, kanda spesifik immünoglobulin E düzeyi saptanması yöntemiyle allerjen tespiti yapılabilir.

Astım nasıl tedavi edilir?

Tüm allerjik hastalıklarda olduğu gibi astımda da birinci basamak tedavi alleji geliştirilmiş olan maddeden uzak durmaktır. Uygun öneriler doğrultusunda alınacak çevre önlemleri ile hastalık belirtilerinin ve bronşlardaki aşırı duyarlılığın belirgin derecede azalması mümkündür.

Çevre önlemlerinin yeterli olmadığı, ilaç tedavisinin uygun görüldüğü hastalarda havayolu ile akciğerlere çekilip bronşları tedavi eden sprey ilaçlar kullanılmaktadır. Bunlar sadece bronşları gevşetici özelliğe sahip rahatlatıcılar ve allerjik iltihabın yarattığı aşırı bronş duyarlılığını azaltmak yoluyla tedavi edici özelliğe sahip olanlar olarak ikiye ayrılabilir. Son yıllarda bu amaca yönelik kana karışma oranı en aza indirilmiş, kortizonlu ilaçlara özgü yan etkileri ağızdan alınanlara kıyasla çok çok az olan yeni jenerasyon kortizon bazlı sprey ilaçlar geliştirilmiştir. Allerjinin bronşlarda yapabileceği kalıcı hasarı önlemede tek seçenek olarak sunulan bu ilaçlarla astım belirtileri en aza indirilmektedir.

Astım Ve Allerjide Erken Tanı

Pazar, 04 Kasım 2007

ASTIM ve ALLERJİDE ERKEN TANI

Erken dönemde tanı koymanın faydası nedir?

Hangi durumlarda astım ve allerjik hastalıktan şüphelenmek gerekir?

“ÇocuÄŸum sık sık nezle oluyor. Yaşıtları da aynı ÅŸekilde üst solunum yolu enfeksiyonu geçiriyor ama, bizim ÅŸikayetlerimiz haftalarca sürüyor.

İlaç kullanmamıza rağmen iyileşmesi çok gecikiyor. Genellikle ardından ya orta kulak iltihabı gelişiyor, ya da haftalarca süren öksürükle uğraşmak zorunda kalıyoruz.

Bazen göğsünden hırıltılar geliyor. KoÅŸup oynayınca bu hırıltı artıyor ve ardından öksürük nöbeti baÅŸlıyor.”

….

Özellikle okul çağı çocuklarda bu tür şikayetler en sık doktora başvurma nedenidir. Aileler genellikle tatmin edici sonuçlar elde edemediklerinden sürekli doktor değiştirir. Ellerinde genellikle bir çok tahlil ve değişik tedavi yaklaşımlarını içeren birçok reçete vardır.

Tüm bunlara ek olarak, ?fazla ilaç kullanıyor olmanın vücuda zarar vereceği? şeklinde klasik bir ?endişe? taşımaktadırlar. Ama ne yazık ki, ülkemizde konusunda özelleşmiş hekim dağılımı çok iyi olmadığından, bu tür rahatsızlıkların altında ASTIM ya da ALLERJİ olabileceği çok sonra akıllara gelir.

ASTIM VE ALLERJİK HASTALIKLARIN ERKEN TANISI ÖNEMLİDİR.

Çünkü bu hastalıklar, klasik enfeksiyon hastalıklarında olduğu gibi ?bir kutu ilaç kullan, geçer? kuralına uymayan hastalıklardır. Genetik bir zemin üzerinde, çevresel faktörlerin etkisiyle ortaya çıkan ve ömür boyu sürecek olan hastalıklardır. Bir diğer olumsuz özellikleri de ?tedavi ile kontrol altına alınmazlarsa genellikle ilerleyici karakterde? olmalarıdır.

Üzülerek ifade etmek gerekir ki; allerji konusunda uzman olmayan ya da uzmanlık alanlarındaki gelişmeleri takip etmeyen bazı kişilerin, ?büyüdükçe geçer, ergenlikle birlikte hastalık vücuttan atılır? şeklinde hatalı bilgilendirmeleri olmaktadır.

Bazı allerjik hastalıkların zamanla daha az şiddette seyredebileceği, daha az tedavi gerektirebileceği söylemek gerçekten mümkündür. Ama bunu tüm allerjilere ve özellikle astıma uyarla¤¤¤¤¤, hatalı bir genelleme ile hastalara sunmak hiç doğru değildir.

ASTIM VE ALLERJİK HASTALIKLARIN ERKEN TEDAVİSİ ÖNEMLİDİR.

Çünkü zamanında başlanacak ilaç ya da (uygun hastalarda) aşı tedavileri, allerjik hastalıkların vücutta kalıcı değişiklikler yapmadan kontrol altına alınmasını sağlayacaktır.

Bu son cümledeki kilit kelimeleri tekrarlayalım: Kontrol altına almak. Evet, allerjik hastalıklar ve astımın tamamen ortadan kaldırılması, en azından bugün için, mümkün değildir.

Bu tür hastalıkların uygun tedaviler ile ilerlemeleri durdurulur, vücutta kalıcı değişiklikler yapmaları önlenir ve hastalar tamamen normal ve şikayetsiz bir hayat sürdürebilirler.

Buraya kadar okuduysanız, mutlaka aklınıza şu soru gelmiştir:

ASTIM VE ALLERJİLERİN ERKEN BELİRTİLERİ NELERDİR? NASIL ANLAŞILIR?

Cevaplayalım…

Ailede (anne, baba, teyze, dayı, amca, kardeÅŸler… gibi birinci dereden akrabalarda) astım ve allerji olduÄŸu biliniyorsa,

Bir yıl içinde en az 3 kez hırıltı ve vizing (göğüsten solunum sırasında gelen ıslık benzeri ses) atağı olmuş ve bu şikayet hastanın uyku düzenini bozacak, uykudan uyanmasına neden olacak şekilde belirgin ise,

Her çocuğun koştuğu- oynadığı kadar efor sarfetmesine rağmen çabuk yoruluyor ve yorgunlukla birlikte öksürük nöbeti ya da göğüste hırıltı başlıyorsa,

Nezle veya grip gibi viral enfeksiyonlar çok uzun süre devam ediyor ve ardından solunum sıkıntısı ve öksürük nöbetleri gibi şikayetler başlıyorsa,

Atopik dermatik ya da egzama olarak adlandırılan ve dirsek çukurları, diz arkası ve boyun gibi özel alanları tutan kaşıntılı deri hastalığı gelişmişse,

Kan tahlillerinde bazı allerji ile ilgili parametreler (örnek: eozinofil sayısı, immünglobulin E gibi) hep yüksek çıkıyorsa,

Geceleri burun tıkanıklığı ve ağızdan nefes alma (ki bunun en belirgin göstergesi horlamadır) şikayetleri başlamışsa,

Geniz eti büyümesi (adenoid hipertrofisi) problemi ile karşı karşıya kalmışsanız,

Sık sık sinüzit veya orta kulak iltihabı atakları oluyorsa,

Orta kulak iltihabı doktor tarafından ?kulakta sıvı var? ya da ?kulak zarında çökme var? gibi tanımlamalarla ifade ediliyorsa,

Okul başarısında düşme, öğretmenin söylediklerini anlayamama, televizyonu sürekli yüksek sesle takip etme gibi işitme problemini düşündürecek belirtiler varsa,

Sabah uyanınca ard arda birçok kez hapşırma oluyor ve öğlene kadar nezle hali devam ediyorsa,

Her ilkbahar mevsiminde, aylarca süren burun kaşıntısı, hapşırma, gözlerde kaşıntı ve sulanma gibi şikayetler ortaya çıkıyorsa,

Ve bu şikayetler klasik antibiyotik, antigribal ya da öksürük şurubu gibi tedavilere rağmen iyileşmiyorsa,

Lütfen bir allerji uzmanına başvurun ya da doktorunuzdan sizi bir allerji uzmanına yönlendirmesini rica edin.

Mantar Sporları (Küf)

Pazar, 04 Kasım 2007

Mantarların sporları allerjeniktir. Genellikle orta ısıda ve bol rutubetli yerlerde çoğalırlar.

Ev dışında (bitkiler, hayvan artıkları ve toprak üzerinde) ve ev içinde (ıslak zeminler, duşlar, banyo örtüleri, klima ve nemlendirici cihazlar üzerinde) bulunabilirler.

Bunların kesin bir mevsimsel periyodu olmamakla birlikte ilkbaharda sıcakların artmasıyla çoğalırlar ve ilk soğuklarla kaybolurlar.

Ev Tozu Akarları (Mite)

Pazar, 04 Kasım 2007

Akarlar gözle görülemeyen, çevre koşullarına oldukça dayanıklı olan, sıcak ve nemli ortamlarda kolaylıkla çoğalabilen, ev tozu içinde yaşayan canlılardır. Akarların vücut proteinleri ve dışkıları allerjenik özelliktedir. Akar allerjenleri yastık, yatak, halı ve kumaş kaplı mobilya gibi toz tutan ev eşyalarında yüksek oranda bulunmaktadır. Bu allerjenlerin solunum yolu ile alınması, hastada allerjik yakınmaların başlamasına neden olmaktadır.

Akarlar insan deri döküntüleri ile beslenmektedir ve insanların bulunduğu ortamlarda yaşarlar. Akarlar insanları ısırmaz, hastalık bulaştırma ve taşınmasına neden olmaz ve genellikle insanların üzerinde barınmazlar. Sadece kişi akarlara karşı duyarlı ise sorun oluşturan canlılardır.

Klasik ev haşare ilaçları akarları öldürmemektedir.

Bir gram ev tozu içinde 100-500 adeti canlı olmak üzere, yaklaşık olarak 19.000 adet akar bulunmaktadır. Yetişkin akarlar ortalama 6 hafta yaşarlar. Dişi akarlar bu süre içinde 40-80 yumurta bırakır. Bir akar yumurtası 4 hafta içinde yetişkin akara dönüşür.

Hayvan Allerjenleri

Pazar, 04 Kasım 2007

Önceleri hayvanlara ait allerji vakaları daha çok kırsal kesimlerde görülürken, evde hayvan besleme alışkanlığında artış nedeniyle bugün şehirlerde yaşayan insanlarda da hayvan orijinli allerjenlere duyarlılık önemli ölçüde artmıştır. Kedi ve köpek allerjenleri en sık karşılaşılan allerjenlerdir.

Hayvan orijinli antijenlerinden en önemlisi kedi allerjenleridir. Kedi beslenmeyen evlerde bile bu allerjenler yaygındır. Kedi allerjenleri asıl olarak hayvanın salyasında bulunmakta ve tüyleri üzerinde taşınmaktadır. Bu allerjenler oldukça yapışkan özelliktedir ve ev içinde duvarlarda ve diğer yüzeylerde bol miktarda bulunabilirler. Hayvanın uzaklaştırılmasından aylar sonra bile allerjenlerin etkileri devam etmektedir.

Kuş tüyü allerjilerinin bir zaman çok önemli olduğu sanılıyordu. Ancak kuşlar daha çok tüyleri arasında mantarlar ve akarlar için uygun üreme ortamları sağladıkları için allerji gelişimine ve şikayetlerin ortaya çıkmasına neden olurlar. Kuş tüylerine ait olan allerjenik vasıf tüyler eskidikçe kaybolmaktadır.

Önceleri at kılına allerji sıkça rastlanmaktaydı. Ancak günümüzde bu olay sadece at binenlerde veya at bakıcılarında gelişmektedir

Hamamböceği Allerjenleri

Pazar, 04 Kasım 2007

Özellikle eski binalarda ve birden fazla ailenin yaşadığı apartman türü yapılarda hamamböceği allerjenlerinin bulunması kaçınılmaz bir gerçektir. Hamamböceklerinin tamamen ortadan kaldırılması da çoğu kez mümkün olmamaktadır.

Hamamböceği allerjenleri ile duyarlılaşmış bir kişi hamamböceklerinin yaşadığı bir ortama girdiğinde allerjik şikayetleri ortaya çıkmaktadır.Bu haşarelerin yaşamlarını sürdürmelerinde iki temel gereksinim ortamda nem ve gıda artıklarının bulunmasıdır.

Allerjik Hastalik Bulgulari Nelerdir

Pazar, 04 Kasım 2007

Deride

Ürtiker : Değişik büyüklüklerde olan kaşıntılı kabarıklıklardır. ?Kurdeşen? veya ?dabaz? olarak ta adlandırılır. (ayrıntılı bilgi için)

Anjioödem: Derinin alt tabakalarında sıvı birikmesi yani ödem ile ortaya çıkan şişliklerdir. Genellikle yüz, göz kapakları, dudaklar ve genital bölgede oluşur.

Göz ve üst solunum yollarında

Gözlerde kızarıklık ve kaşıntı,

Burun tıkanıklığı ya da burun akıntısı,

Burunda kaşıntı ve hapşırma.

Alt solunum yollarında

Solunum zorluÄŸu,

Hışırtılı solunum (vizing),

Öksürük.

Kalp ve damar sisteminde

Çarpıntı (nabız sayısında artma),

Tansiyon düşüklüğü.

Mide-barsak sisteminde

Bulantı ? kusma,

Karın ağrısı ya da karın krampları.

Sinir sisteminde

Şuur bulanıklığı,

Bayılma

Anafilaksi (allerjik ÅŸok)

Nadir de olsa tüm sistemlere ait bu bulguların hepsi birarada görülebilir ve anafilaksi olarak adlandırılır. Allerjik reaksiyonların en ağır şeklidir.

Rinit (Nezle) Nedir?

Pazar, 04 Kasım 2007

Burun estetik kaygılarımıza en fazla maruz kalan organımızdır. Çoğu insan güzel görünümlü bir buruna sahip olmak ister ve bunu gerçekleştirmeye çalışır.

ANCAK, önemli fizyolojik fonksiyonları olan bu organ bazı insanlarda görüntüden daha ciddi bir soruna neden olur: Rinit

Rinit burun iç kısmını döşeyen ve mukoza adı verilen dokunun inflamasyonudur (iltihabi reaksiyonu). Rinitlerin yaklaşık yarısı allerjiye bağlıdır.

Rinit sık görülen bir hastalıktır. Toplumun ortalama %10 ?unda allerjik rinit vardır. Bu oran diğer allerjik hastalıklarda olduğu gibi her geçen yıl artmaktadır.

Allerjik ya da değil, rinitler her yönüyle önemli hastalıklardır.

RİNİTLER ÖNEMLİ HASTALIKLARDIR

1. Rinit belirtileri (burun akıntısı, hapşırma, burun kaşıntısı, burun tıkanıklığı, koku almada azalma, konjunktivit?) günlük yaşamı olumsuz etkiler.

2. Yorgunluk, algılama güçlüğü, uyku bozukluğu gibi dolaylı rinit belirtileri de günlük yaşamı olumsuz etkiler.

3. Tedavi masrafları de önemlidir. Doğru tanı konulmayan hastalarda tekrarlayan ve gereksiz antibiyotik tedavileri maliyeti artırmaktadır.

4. Birlikte bulunabilen hastalıklar (sinüzit, orta kulak iltihabı, polipler ve astım) rinitlerin önemini artırmaktadır. Özellikle astım ve rinit birlikteliği en fazla önemsenmesi gereken durumdur.

KAÇ ÇEŞİT ALERJİK RİNİT VARDIR??

MEVSİMSEL Allerjik Rinit

Halk arasında SAMAN NEZLESİ ya da YAZ NEZLESİ olarak ta bilinir. Ağaç poleni, çayır poleni ve yabani ot polenlerine karşı allerji gelişmesi sonucunda ortaya çıkar.

Şikayetler bu allerjenlerin atmosferde yoğun olduğu dönemlerde belirgindir.

Hastalığın yıl içindeki süresi, yaşanılan coğrafi bölge ve iklim ile yakından ilişkilidir.

Polen mevsimi dışında hastalar genellikle rahattır.

Ancak polenlerin atmosferde yoğun olduğu ilkbahar aylarında günler boyu devam eden ve yaşam kalitesini bozan allerjik rinit şikayetleri vardır.

YIL BOYUNCA DEVAM EDEN (SÜREKLİ) Allerjik Rinit

Allerjenlere temasın yıl boyu devam ettiği ve şikayetlerin genellikle tüm yıla yayıldığı allerjik rinit şeklidir.

Neden olan allerjenler ev tozu akarları (mite), hamamböcekleri, ev hayvanı allerjenleri (kedi, köpek, hamster gibi), ve mantar sporlarıdır (küf).

MEVSİMSEL ARTIŞ GÖSTEREN SÜREKLİ Allerjik Rinit

Allerjenlere temasın yıl boyu devam ettiği ve şikayetlerin genellikle tüm yıla yayıldığı allerjik rinit şeklidir.

Neden olan allerjenler ev tozu akarları (mite), hamamböcekleri, ev hayvanı allerjenleri (kedi, köpek, hamster gibi), ve mantar sporlarıdır (küf).

MESLEKSEL Allerjik Rinit

Çalışma ortamındaki allerjenlere ya da irritan (tahriş edici) maddelere bağlıdır.

Hapşırma, burun akıntısı ve burun tıkanıklığı gibi allerjik rinit bulguları çalışma ort¤¤¤¤¤ girdikten sonra ortaya çıkar.

Hastalar hafta sonlarında ve tatillerde rahattır.

Allerjik Rinitlerde Şikayetleri Tetikleyen Faktörler

MEVSİMSEL ALLERJİK RİNİTLERDE:

Polenlerin türü, şikayetlerin süre ve şiddetini belirler.

* İlkbaharın erken dönemlerinde ortaya çıkan allerjik rinit genellikle ağaç polenlerine bağlıdır.

*Hastanın çayır poleni allerjisi varsa şikayetler genellikle ilkbaharın ilerleyen aylarında ve yaz başında ortaya çıkmaktadır.

*Yabani ot polenleri ise yaz ortasından başlayıp sonbahara kadar allerjik rinit şikayetlerine neden olur.

YILBOYU DEVAM EDEN ALLERJİK RİNİTLERDE:

En önemli allerjen ev tozu akarlarıdır (mite). Hastanın yaşadığı ortamda sürekli olarak akar allerjenlerine maruz kalması şikayetlerinin yılboyu devam etmesine neden olur.

Hamamböcekleri de önemli bir ev içi allerjen kaynağıdır. Allerjisi olanlar, hamamböceği allerjenlerine maruz kaldıklarında rinit şikayetleri ortaya çıkmaktadır.

Diğer bir ev içi allerjen ise ev hayvanı allerjenleridir. Özellikle kedi antijenleri çok önemlidir. Bulaştığı ortamda aylarca varlığını devam ettirebilir. Sadece ev içinde değil, okul, işyeri ve toplu taşıma araçlarında da yüksek düzeylerde tespit edilmiştir.

Ayrıca mantar (küf) allerjisi olanlarda, eviçi mantarlara maruziyet şikayetleri tetikleyecektir.

TÜM BU ALLERJENLER DIŞINDA:

Allerjik rinitlerde, burun mukozası çok hassas bir hale geldiğinden, birçok faktör allerjen yapısında olmasa bile hastalarda şikayetleri başlatır.

Bu faktörlerin en başında sigara dumanı gelir. Bu nedenle allerjik rinitli hastalar kesinlikle sigara kullanmamalı ve sigara dumanına maruz kalmamalıdır.

İyi kokular (parfüm, deodorant), keskin kokular (deterjan, sabun, çamaşır suyu), kötü kokular ve hava kirliliği de allerjik rinitli hastalarda şikayetlerin ortaya çıkmasına neden olmaktadır.

Allerjik Rinitlerin Tedavisi

1. ALLERJENLERDEN KORUNMA

Tedavinin en önemli basamağıdır.

Hastaları ev içi allerjenlerden korumak büyük oranda mümkündür (Ayrıntılı bilgi için ).

Polen allerjilerinde ise korunma zordur. Ama yine de alınaBilecek bazı önlemler vardır:

Polenlerin en yoğun olduğu sabahın erken saatlerinde mümkünse dışarı çıkılmamalı,

Evin havalandırılması öğleden sonra yapılmalıdır.

Dış ortamdan kapalı ortama girince, burun içi ve gözler su ile yıkanmalıdır.

Mümkünse seyahat ederken araba pencereleri kapalı tutulmalıdır.

Ayrıca polen filtreleri de fayda sağlamaktadır.

2. İLAÇ TEDAVİSİ

Şikayet giderici ilaçlar (antihistaminler):

Burun akıntısı, hapşırma, kaşıntı ve burun tıkanıklığının geçici süreyle ortadan kalkmasını sağlarlar.

Tedavi edici ilaçlar:

En önemlisi, çok düşük dozlarda kortizon içeren burun spreyleridir. Burundaki allerjik reaksiyonu tedavi ederler. Bu ilaçlar ağız yoluyla kullanılan kortizonlu haplardan çok farklıdır. Allerji Uzmanı hekim kontrolünde ve doğru uygulama ile uzun süre kullanılabilen, emniyetli ilaçlardır.

3. AŞI TEDAVİSİ (İmmünoterapi):

Gıda Allerjisi: Genel Bilgiler

Pazar, 04 Kasım 2007

Gıdalar insan vücudunda birçok reaksiyona (tepkimeye) neden olabilir. Ancak gıdalara bağlı her reaksiyon allerji değildir.

Gıdalarla oluşan reaksiyonların bir kısmı, o gıdayı alan her insanda oluşabilen reaksiyonlardır. Bunlar gıdalar içinde bulunan toksik veya mikrobik maddelere bağlıdır.

Gıdalarla oluşan reaksiyonların diğer bir kısmı ise, sadece bazı kişilerde oluşur. Genel olarak 2 gruba ayrılır:

1. Allerjik olmayanlar: Örnek; doğuştan bir enzim eksikliği (süt bazı insanlarda karın ağrısı, şişkinlik, gaz ve ishale neden olabilir. Bu genellikle süt içindeki laktoz adlı şekeri parçalayan laktaz enzimi eksikliğine bağlıdır).

2. Allerjik gıda reaksiyonları

Gıda allerjileri ne oranda görülür?

Gıda allerjileri erişkinlerde %1, çocuklarda %2.5 oranında görülmektedir.

Bu sayılar iki önemli noktayı işaret eder:

1. Çocuklarda gıda allerjileri daha sıktır,

2. Gıda allerjilerinin bir kısmı yaşla birlikte kaybolmaktadır.

Ancak astım ve allerjik nezle gibi diğer allerjik hastalıklarda olduğu şekilde, gıda allerjilerinin de görülme sıklığı artmaktadır.

En çok hangi gıdalar allerjiye neden olur?

Gıda allerjilerinin %90?ı;

Çocuklarda

Süt

Yumurta

Yerfıstığı

BuÄŸday

Soya

Fındık, ceviz?

EriÅŸkinlerde

Yerfıstığı

Fındık, ceviz?

Balık

Deniz kabukluları

Gıdalar arasında çapraz reaktivite nedir?

Bağışıklık cevapları maddelerin tam¤¤¤¤¤ değil, ?epitop? adı verilen bazı özel allerji yapıcı bölgelerine karşı gelişir. Gıdalar ve diğer allerjenler arasındaki bu allerji yapıcı bölge benzerliği, çapraz reaksiyonlara neden olabilir.

Gıda-gıda, gıda-polen, gıda-mite ya da gıda-lateks şeklinde çapraz reaksiyonlara rastlanmaktadır.

Örnek olarak, inek sütüne allerjisi olanlar, koyun veya keçi sütüne karşı çapraz allerjik reaksiyon verebilirler.

Diğer örnekler;

İstakoz - Karides ? Yengeç

Mite ? Kabuklu deniz ürünleri

Lateks ? Kestane, Avakado, Muz

Gıda allerjilerinde ne gibi bulgular görülür?

Bir gıda farklı kişilerde farklı semptolara neden olabilir

Aynı kişide farklı zamanlarda farklı semptomlara neden olabilir

Aynı kişide farklı dozlarda farklı semptomlara neden olabilir.

Mide barsak sistemi

Bulantı-kusma

Karın ağrısı, krampları

İshal

Solunum sistemi

Nezle

Astım

Soluk borusunda ödem

Deri

Kaşıntı

Kızarıklık

Ürtiker ve anjioödem

Egzema

Anafilaksi

Bu bulguların hemen tamamının birarada olabildiği, ayrıca tansiyon düşüklüğü, kalp atım sayısında artma ve şuur kaybı ile seyredebilen en ağır allerjik reaksiyondur.

Gıda allerjisi ile birlikte olan klinik tablolar

?Çölyak hastalığı?, ?Eozinofilik gastroenterit? gibi sindirim ve barsaktan emilim bozukluğuna, sonuçta büyüme, gelişme geriliğine neden olan hastalıklar.

Astım, rinit ve diğer solunum yolu hastalıkları.

Atopik dermatit (egzama)

Gıda allerjisi ile ilişkisi tartışmalı olan klinik tablolar

İrritabl kolon (huzursuz barsak)

Migren

Hiperaktivite ve dikkat eksikliÄŸi sendromu

İltihabi barsak hastalığı

Depresyon

Enürezis (uykuda idrar kaçırma)

Kronik yorgunluk sendromu

Epilepsi (sara hastalığı)