‘Faydalı Bilgiler’ Kategorisi için Arşiv

Gribi Küçümsemeyin, Ölüm Getiriyor

Pazar, 04 Kasım 2007

SAMSUN (İHA) - Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Esra Tanyel, dünyada her yıl 3-5 milyon kişinin enfekte olduğunu, bu enfekte sonucu 250-500 bin kişinin gripten öldüğünü söyledi.

Kış ayının yaklaşması nedeniyle grip hastalığı hakkında bilgi veren Yrd. Doç. Dr. Esra Tanyel, gribin üst solunum yolları, burun, boğaz ve bazen akciğerleri tutan bir enfeksiyon türü ve yüksek ateş, baş ağrısı ve öksürükle seyreder yaklaşık 1 hafta süren hastalık olduğunu kaydetti. Özellikle yaşlılarda gribin ateş ve hiç belli olmayan ateş, yoğun halsizlik, iştahsızlık, güçsüzlük, konfüzyon, akciğere bağlı bulgular daha sık görüldüğünü dile getiren Tanyel, “Soğuk algınlığı, ateş yok veya çok az yükselmiş burun akıntısı, gözlerde sulanma, öksürük, kırıklık, kış aylarında sık, daha hafif seyirli hastalık grip virüsleridir. Orthomyxoviridea ailesinden influenza virüsleri tip A, B ve C olarak sınıflanır. Tüm avian influenza virüsleri tip A virüsleridir. Grip solunum yolu hastalığıdır. Hastalık kişilerin hapşırması ve öksürüğü ile kirlenmiş el ve cansız yüzeyler ile bulaşır. Hastalık başlamadan 1-2 gün önce ve belirtilerden 1-2 gün sonrasında virüs burun ve boğazda bulunur. Hastalığın ortaya çıkmasında virüs

solunum yolundaki hücrelerini enfekte eder. Hücrelerde hasar, aktivite kaybı nötrofillerin kemotaksi ve fagositozu ile alveolar makrofajların fagositik fonksiyonlarında da bozulmalar oluşturur. Klinik döneminde 3-5 gündür. Ateş, baş, kas, boğaz ağrısı, burun akıntısı, kuru öksürük, gözlerde sulanma, çocuklarda ishal ve karın ağrısı yapmaktadır” dedi.

“Dünyada her yıl 3-5 milyon kişi enfekte olurken, 250-500 bin kişi ağırlıklı yaşlı gripten ölüyor” diyen Tanyel, “Hastalık yaşlılarda daha etkilidir. Ölüm oranları daha yüksek görülmekte. 20. yüzyıldaki grip salgınları İspanyol gribi 1918-1919 dünya nüfusunun yaklaşık 1/3′i hastalığı geçirmiştir. Toplam ölüm yaklaşık 50 milyon olmuştur. Asya gribi 1957-1958 yaklaşık 1 milyon ölüm, HongKong gribinde ise 1968 yılında yaklaşık 1 milyon ölüm yaşanmıştır” şeklinde konuştu.

Sigara Gündelik Alışkanlıktan Başka Birşey Değil

Pazar, 04 Kasım 2007

KAYSERİ (İHA) - Kayseri Nuh Naci Yazgan Göğüs Hastalıkları Hastanesinde sigara ünitesi açıldı.

Kısa bir süre önce hizmete giren sigara ünitesinin Psikolog Doktoru Sevil Gümüş, sigara kliniği hakkında bilgiler verdi. Diğer alışkanlıklar gibi sigara alışkanlığının da tedavi edilebilir görüşünden yola çıkan Gümüş, ”Bu klinikte hastanemizde yatan ve dışarıdan gelen hastalarımıza sigaranın bırakılabilir bir alışkanlık olduğunu aşılamaya çalışıyoruz. Ayrıca çeşitli bilgilendirme programları ile sigaranın zararları ileride hangi tür hastalıkların tetikleyicisi olduğu hakkında hastalarımıza bilgiler veriyoruz? dedi.

Sigara kullanan insanların 30 yaşını geçtikten sonra akciğer kanserine yakalanma risklerinin arttığını belirten Gümüş, ?Günümüzün çevresel etkileri, sigaranın etkisiyle de birleşince ölümler meydana geliyor. Biz sigaranın bırakılamayan bir alışkanlık olmadığını hastalarımıza ispatlamak amacındayız. Bunun içindir ki hastalarımızın öncelikle ben bu alışkanlığımı bırakabilirim demeleri tedavilerinin yarısını oluşturuyor. İnsanlarımız da sigara alışkanlığı gündelik alışkanlıklarından farklı bir durumda değildir. Sigara içenler, genelde yemekten sonra, arabaya bindikleri zaman, yalnız kaldıkları zaman yada bir muhabbet ortamında sigara yakıyorlar. Zamanla bunlar alışkanlık haline dönüşüyor. Hastalarımız ile olayın psikolojik yönünü bitirmek istiyoruz, kliniğin yeni kurulmasına rağmen, şimdiden 100 hastaya tedavi uyguluyoruz? şeklinde ifade etti.

Deli Dana Hastalığı

Pazar, 04 Kasım 2007

DELİ DANA HASTALIĞI

İngiltere de ilk olarak 1986 yılında patlak veren ve sığır etinden insanlara da geçebileceği kabul edilen Deli Dana hastalığının başlıca nedeninin hayvancılığın bir sanayi haline geldiği Avrupa da sığırların ot yerine etle beslenmesi olduğu sanılıyor. Avrupa ülkelerinde et ve süt hayvanları ucuz ve karlı olduğu gerekçesiyle, giderek artan biçimde, bitkisel yemler yerine kemik tozu ve insan tüketiminde kullanılmayan artık etlerden imal edilen yemlerle besleniyor. Birçok bilim adamı doğal beslenme biçimine aykırı bu diyetin tehlikeli hayvan hastalıklarının yayılmasına neden olduğunu düşünüyor.

BSE

BSE, Bovine Spongioforme Encephalopathie kelimelerinin kısaltılması. Türkçesi: Sığırların beyinlerinde süngerimsi biçimde dejeneratif değişiklerin oluşmasıyla belirgin hastalık. Hastalığa yakalanan sığırların hareketlerinde anormallik olduğu için, bu hastalığa halk arasında ?deli dana? hastalığı denildi.

BSE?NİN KÖKENİ

Deli dana hastalığına çok benzeyen ve sadece koyunlarda görülen Scarpie hastalığı, yaklaşık 250 yıldır biliniyor. Bu hastalık, diğer hayvan türlerine bulaşabiliyor. Scarpie hastalığından ölmüş bir koyun, sığırlar için hazırlanan yemlere katkı maddesi olarak kullanıldığında, hastalık sığırlara bulaşıyor.

BSE?NİN SIĞIRLARDAKİ BELİRTİLERİ

Hastalığın ilk belirtileri genellikle bulaşma tarihinden 4-6 yıl sonra görülüyor. İlk belirtiler, hayvanın temas sırasında çok korkması, dişlerini gıcırdatması ve saldırgan davranışlar göstermesi. Hastalığın ileri safhasında sığırlar, burunlarını ve böğürlerini anormal bir biçimde yalar, kulak hareketleri hızlanır, baş ve kulakların duruşu anormalleşir. Hayvanlar çok fazla titrer ve bacaklarını kontrol edemezler. Çok kaşındıkları için, genellikle kafa derileri yaralanmıştır. Sığırlar, hastalığın son safhasına doğru düşer ve felç olur. Hastalığın başladığı tarihten 2-3 ay sonra da ölürler.

BSE İNSANA NASIL BULAŞIR?

BSE hastalığının insanlara da bulaştığı biliniyor. BSE?nin insanlarda görülen biçimi klasik Creutzfeldt-Jakob hastalığına çok benziyor. Creutzfeldt-Jakob hastalığı ilk kez 1920?li yıllarda iki Alman Nörolog tarafından tarif edilmişti. Bu hastalık, insanlarda normalde 60 yaşından sonra görülüyor. Klasik Creutzfeldt-Jakob hastalığının nedenleri hala bilinmiyor. Son zamanlarda genç insanlar da Creutzfeldt-Jakob hastalığının belirtilerine çok benzeyen bir hastalık nedeniyle hayatını kaybedince, bilim adamları, BSE?nin insanlara da bulaştigi sonucuna vardilar.

CREUTZFELDT-JAKOB HASTALIGININ BELIRTILERI

Hastaligin ilk belirtileri yorgunluk, uyku bozuklugu ve iştahsizlik. Hastalar, dizlerinde agri hisseder ve hareketlerini kontrol etmekte zorlanirlar. Ardindan hafiza kaybi başlar. Hastaligin son safhasinda istem dişi kas hareketleri hastayi yataga düşürür ve hasta yataginda ölümü bekler. Creutzfeldt-Jakob hastaliginin tam teşhisi ancak otopsiyle yapiliyor. Otopside, hastanin beyninin süngerimsi bir biçim aldigi görülür.

HASTALIGA YAKALANMAMAK IÇIN NELER YAPMALI?

BSE hastaligina en fazla Ingiltere?de yetiştirilen sigirlarda ve orada üretilen yemlerde rastlandigi için, Ingiltere?den ithal edilen koyun ve dana eti alınmamalıdır.

Bilim adamları, hastalıklı sığırlardan yapılan süt ürünlerinde ve et suyu tabletleri gibi ürünlerde çok az sayıda virüs bulunduğu için, hastalığın bu ürünlerden bulaşmasının mümkün olmadığı görüşünde.

Beyin, dalak ve omurilik içeren ürünler ise çok tehlikeli. Sığır dokuları içeren kozmetik ürünlerinin de tehlikeli olmadığını belirten bilim adamları, her ihtimale karşı bitkisel maddelerden yapılan ürünlerin tercih edilmesini öneriyor.

BSE VEYA CREUTZFELDT-JAKOB HASTALIĞININ TEDAVİSİ

İlaç tedavisi şu an mevcut değil.

BSE HASTALIK ZİNCİRİ NASIL KIRILIR?

Scarpie hastalığı nedeniyle ölmüş koyunların, hayvan yemi olarak kullanılmaması gerekiyor.

Dolama

Pazar, 04 Kasım 2007

DOLAMA

Dolama, tırnağın çevresindeki derinin yüzeysel bir enfeksiyonu olup en büyük sıklıkla stafilakoklar veya mantar tarafından meydana getirilir. Bu durum genellikle bir şeytan tırnağını ısırıp kopartma gibi bir yaralanmanın veya tırnak dibindeki deriyi bir işleme tabi tutmak veya deri itmek gibi hareketlerin sonucu olur.

Tırnağa bitişik olan cildin üzerinde kırmızı, şişkin bölge ile kendini gösterir.

Bakteriyel dolama genellikle ani ve ıstıraplı bir enfeksiyondur. Yüzeysel cerahat dolu kabarıklar belirebilir. Tutulan bölgeyi bastırınca cerahat sızıntısı olabilir.

Dolamanın bir başka çeşidine mantar enfeksiyonu sebep olur ve bu, şeker hastalığı olan kişilerde ve ellerini uzun süre su içinde bulunduranlarda yaygındır. Mantar enfeksiyonları ağır ağır gelişir, fakat inatçı olma eğilimi gösterir. Bazen hem bakteriler hem de mantar vardır, böylece daha fazla şişme ve cerahate yol açılır.

Akut bir enfeksiyon tırnağın çevresinden ve epidermisten dolaşarak bunların altına işleyip ağrılı bir apse meydana gelmesine yol açar. Tırnak dibindeki deri kabarır. Tırnak ayrılabilir.

Tırnakta bozulma veya renk atması meydana gelir. Nadir olmakla birlikte, bu enfeksiyon parmağın içine işleyerek tendon dokusuna yayılabilir. Deri boyunca görülen kırmızı çizgiler, bakteriler kanınıza karıştığının işaretidir. Eğer böyle bir durum olursa, doktora gidin. Teşhis için dolamaya hangi tip mikroorganizmanın neden olduğunu belirlemek amacıyla cerahat kültürü yapılabilir.

Tedavi

Sıcak banyolar: Dokuların iltihapla şişmesini azaltmaya yardım edecektir. Bunları takiben bir antibakteriyel madde (bakteri enfeksiyonları için) sürülebilir veya eğer bir mantar enfeksiyonu varsa yüzde 1 lik gentian violet solüsyonu kullanılabilir.

İgara Tiryakisi Kadınlar Daha Sivilceli

Pazar, 04 Kasım 2007

İtalya’da yapılan bir araştırmada, sigara tiryakisi kadınların yüzlerinin, sigara içmeyenlere göre daha fazla sivilceli ve akneli olabileceği belirlendi.

Nabzını 6′yla Çarp Sağlığını Bul

Pazar, 04 Kasım 2007

Kan yağları hesaplamasından, bel çevresi ölçümüne, kalp hızı hesaplamasından çocukların ileride sahip olacağı boyun, muhtemel sonucunu veren hesaplamaya kadar kadar çeşitli formülleri derledik.

Sağlığımızın göstergesi olan pek çok kriter var. Bir kan testiyle ortaya çıkan kolesterol, trigiliserit gibi kan yağlarımızla, tansiyon değerlerimiz, özellikle kalp sağlığı ve riskleri açısından, ‘haberci’ olarak kabul ediliyor. Son yıllarda bel çevresinin de kalp riskini belirleyen önemli ölçülerden biri olduğunun ortaya çıkmasıyla, farklı ölçüm kriterleri de telaffuz edilir oldu.

Beden kitle indeksi (BKİ):

Sağlığımızla ilgili formüllerin son yıllarda belki de en popüler olanı, bu nedenle de en çok bilineni şüphesiz, BKİ olarak kısaltılan beden kitle indeksi.

Beden kitle indeksi (Body Mass Index-BMI) tıbbın üzerinde anlaştığı ve en yaygın kullandığı vücut ağırlığı değerlendirme ölçüsü. Bu nedenle de hemen her yerde karşımıza çıkmasına alıştık.

BKİ, vücut ağırlığının, boyun karesine bölünmesiyle bulunuyor. Eğer çıkan sonuç, 19?un altındaysa zayıf, 19 - 25 arasında ise normal, 25 - 30 arasında kilolu, 30?un üstünde ise şişman (obez) sayılıyorsunuz.

Dr. Özgen Doğan?dan kan yağları hesaplaması:

Toplam kolesterolü hesaplamanın basit formülünü Dr. Özgen Doğan şöyle tarif ediyor; ”Trigliserid değerinizi 5?e bölüyorsunuz. Buna HDL ve LDL?yi ekliyorsunuz. Bu toplam kolesterolü gösteriyor.”

Ancak Dr. Özgen Doğan, bu formülün herkeste istenilen doğru sonucu vermeyebileceğini de belirterek şu uyarıyı yapıyor:

“Diyelim ki HDL?si 100 olanlar var. Benim eşimin 98 örneğin. LDL ve trigliseridi de 100. Yani normal. Böylece total kolesterolü 220 olur. Bu hastaya ‘Kolesterolün yüksek aman dikkat et? denir. Aslında değerleri harika. Niye yüksek çıkıyor? Çünkü iyi kolesterolü (HDL) yüksek. Bir başka örnekte kişinin HDL?si 25, LDL?si 145, trigliserid 150 diyelim. Total kolesterolü 200 oluyor. Ona da deniyor ki ‘Kolesterolün normal?. Halbuki iki tane problemi var; birincisi HDL?si çok düşük, ikincisi LDL?si çok yüksek. Onun için bu değerlerin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekiyor.”

Kalp hızı hesaplaması:

Spora başladığınız ilk dönemlerde kalp hızınızı hesaplamak için 220 sayısından yaşınızı çıkarıp 0,5?le çarpmanız gerekiyor. Örneğin 50 yaşındaysanız 220?den 50?yi çıkardığınızda 170 kalır. 0,5?le çarptığınızda 85 çıkar.

İlk dönemlerde 0,5 - 0,75 değerlerini uygulamayı öneren Dr. Özgen Doğan, “Üstüne çıkarsanız egzersiz seviyenizi azaltın. Fiziksel olarak daha iyi olduğunuzda 0,5 yerine 0,85?i kullanın” uyarısında bulunuyor.

İkinci bir yöntem olarak da el bileği veya boynunuzdan kolayca nabzınızı ölçebilirsiniz. Bunun için 15 saniye saymanız gerekiyor. Bulduğunuz rakamı 4?le çarparsanız dakikadaki kalp hızınızı bulursunuz.

Dr. Erdoğan Aygar?dan kalbi koruma formülü:

Kardiyologların üzerinde fikir birliği ederek ortaya koydukları bir denklem var. “T.L.C. + A2BS” olarak özetlenen bu denklem, her ne kadar bir matematik formülünü andırsa da açılımı şu;

Teropatik (tedavi), life style (yaşam tarzı) changing (değişikliği) TLC ve Aspirin, Ace inhibitörü (tansiyon ilacı), Beta bloker (tansiyon ve ritm bozukluğu ilacı) ve Statinler?in (kolesterol düşürücü ilaçlar) baş harflerinin kısaltılması olarak ifade edilen A2BS.

Dr. Erdoğan Aygar, A2BS olarak adlandırılan dört ilacın bir arada kullanımını, trafik kazalarından ölümleri azaltan ABS fren sistemine benzetiyor.

Prof. Dr. Mehmet Öz?ün bel çevresi formülü:

Yine son yıllarda sık sık karşımıza çıkan formüllerden biri de bel çevresi. Kalp hastalıkları riskini belirleyen parametrelerin arasına girmesiyle önemi artan bel çevresindeki yani karın organlarının çevresindeki yaş dokusunun artması, diyabete, obeziteye, damar sertliğine yol açıyor.

Hatta bazı araştırmalar, prostatla ilgili şikâyetlerin de bu tip yağlanmaya bağlı olduğunu gösteriyor. Bu nedenle de doktorlar artık kilodan çok bel çevresinin ölçmenin anlamlı olduğunu düşünüyor. Erkeklerde 94, kadınlarda ise 80 santimetrenin, son bilgilere göre üst sınırlar olması gerekiyor.

“Bel çevresindeki her 1,5 santimetre fazlalık, yarım kilo yaÇ demektir” diyen Prof. Dr. Mehmet Öz de bel çevresine yönelik kendine has formülünü şöyle özetliyor;

“Boyunuzu ikiye bölün. Eğer bel çevreniz, çıkan rakamdan fazla ise tehlikedesiniz. Bel çevreniz mutlaka bu rakamın altında olması, ideali yarısı olması gerekir.”

Prof. Dr. Feyza Darendeliler?den çocuklar için boy hesaplaması:

Prof. Dr. Feyza Darendeliler, anne ve babanın boyuna göre basit bir hesaplama yöntemiyle çocuklarının ileride ne kadar uzayabileceğiyle ilgili ipucu veriyor. İşte Prof. Darendeliler?in formülü;

? Kız çocuk için; Annenin ve babanın boyunun toplamından 13 çıkarın. Çıkan sonucu ikiye bölün. Ortaya çıkan sayı, çocuğun muhtemel olması gereken boy uzunluğunu verir.

? Erkek çocuk için; Annenin ve babanın boyunun topl¤¤¤¤¤ 13 ekleyin. Çıkan sonucu ikiye bölün.

Kansere Çare İki Yıl İçinde

Pazar, 04 Kasım 2007

ABD?de, bünyesi kansere dirençli kişilerden alınan ?süper güçlü? hücrelerin hastalara nakliyle kanserin alt edilmesine yönelik çalışmalar, büyük umut vaatediyor. ABD Gıda ve İlaç Dairesi?nin ?hücre nakli? için izin verdiği araştırmaların başındaki Dr. Zheng Cui, “İki yıl içinde kanseri tamamen iyileştirmeyi umut ediyoruz” dedi.

BİLİM dünyasında büyük umut vaateden haber, Wake Forest Üniversitesi Tıp Fakültesi?nden Dr. Zheng Cui?nin araştırmaları üzerine geldi. Cui, bazı insanların bağışıklık hücrelerinin, kanseri yenmekte diğerlerinden 50 kat güçlü olabileceğini laboratuvar deneyleriyle gösterdi. New Scientist Dergisi?nin son sayısında bu araştırması yayımlanan Dr. Cui, daha önceki bir çalışmasında farelerdeki bağışıklık hücrelerinin diğer farelerdeki tümörleri iyileştirdiğini kanıtlamıştı.

DENEYLER ÇOK BAŞARILI Donörlerden alınan ?granülosit? adlı kanser-öldürücü bağışıklık sistemi hücreleri kullanılarak, hastaların vücutlarının kanserle savaşma gücünün önemli ölçüde artacağını gösteren Dr. Cui?nin son araştırması, kanserin iyileştirilmesi konusundaki umutları artırdı. ABD Gıda ve İlaç Dairesi FDA, 22 hastasına süper-güçlü grönülositler enjekte etmesi için Dr Cui?ye geçen hafta izin verdi. İznin ardından Dr. Cui, şöyle konuştu: “Klinik öncesi deneylerimiz olağanüstü başarılı oldu. İnsanlarda işe yararsa iki yıl içinde kanserin tedavisini başarabiliriz.”

TEKNOLOJİ YETERLİ Dr. Cui, bu teknolojinin, son derece hızla hastaların hizmetine gireceğinden de emin; çünkü kandaki granülositleri çıkartmak için kullanılan teknoloji, hastanelerde diğer kan bileşenleri olan plazma ve trombosit ayrıştırmak için kullanılan teknoloji ile aynı.

Güçlüler, kanseri 24 saatte öldürdü

BULGULARINI geçen hafta Cambridge?de sunan Dr. Cui, bazıları kanserli 100 kişiden granülosit aldı. En güçlü hücreler 24 saat içinde kanser hücrelerinin yüzde 97?sini, zayıf olanları yalnızca yüzde 2?sini öldürebildi. 50 yaş üzerindeki donörlerin hücrelerinin yeteneği ortalamanın altında; bunlardan kanserli olanların ise daha da düşük çıktı.

Stres, çok önemli etken

DR. Cui, araştırmaları sırasında, bir kişinin bağışıklık sisteminin kanserle savaşma gücünün, ne kadar stres altında olduğuna bağlı değiştiğini de fark etti. Cui?nin ilk deneyleri, kanserli hastalara güçlü granülositler nakletmenin mümkün olduğunu gösterdi. Dr. Cui, teorik olarak hücre nakline bağlı öldürücü ?Graft-versus-host? hastalığı riskini en aza indirmek için çalışıyor.

Göz Protezine Kalça Yağından Destek

Pazar, 04 Kasım 2007

Göz hastalıkları uzmanı Prof. Dr. Müslime Yalaz, gözünü kaza, tümör gibi sebeplerle kaybeden hastalara uygulanan göz protezinde, kalçadan alınan yağdan yararlanıldığını açıkladı.

Aıds Aşı Denemeleri Başarısız

Pazar, 04 Kasım 2007

ABD’de AIDS hastalığına çare olacağı umuduyla başlatılan aşı denemeleri hüsranla sona erdi. Üretilen aşı yapılan denemelerde başarısız oldu.Amerikan ilaç firması Merck, 10 yılda geliştirdiği aşıyı 3 bin gönüllü denek üzerinde denedi. Aşı, hastalığa yakalanma açısından yüksek risk grubuna giren kesimden seçilen deneklerin bazılarına AIDS’e yol açan HIV virüsünün bulaşmasını önleyemedi.

Reflü Oruç Tutmaya Engel Mi?

Pazar, 04 Kasım 2007

Ramazan ayı boyunca yanlış beslenen kişiler, reflü olma riskiyle karşı karşıya kalıyor.