‘Diyabet’ Kategorisi için ArÅŸiv

Gestasyonel Diyabet Nedir ?

Pazar, 04 Kasım 2007

Bazı kadınlarda daha önce diyabet belirtisi olmadığı halde gebelik boyunca kan şekeri yükselebilir. Gebelik öncesi yeterli insülin salgılayabilen pankreas hücreleri gebeliğin ilerlemesiyle yeterli insülin salgılayamaz. ?Gestasyonel Diyabet? olarak isimlendirilen bu tablo, gebelik bitiminde genellikle düzelir. Gebe kadınların %1-2?sinde hiperglisemi saptanır. Bunların ancak %10?unda diyabet gebelikten önce bilinir. Geri kalanların tamamında diyabet, gebelik sırasında ortaya çıkar ve genellikle ailesinde çok sayıda diyabetik kişiler bulunan, 30 yaşın üzerinde fazla kilolu hamileler gestasyonel diyabet açısından risk taşırlar.

Şeker Hastalığında Kimlerin Doğum Yapmasına İzin Verilmez ?

Pazar, 04 Kasım 2007

Çocuk sahibi olmak isteyen diyabetik anne adaylarının, gebelik nedeniyle hastalıklarının kötüleşip kbtüleşmeyeceği, komplikasyonların artıp artmayacağına dair kuşkularını gidermek amacıyla sorunsuz gebelik için bazı kurallar belirlenmiştir. Diyabet

yaşı küçük, diyabete bağlı organ bozuklukları olmayan genç anne adaylarında risk düşük, buna karşın diyabet yaşı büyük, göz ya da sinir gibi organlarda başlangıç halinde bozukluklar çıkmış kişilerde, ya da ileri yaştaki annelerde risk büyüktür. Organ bozuklukları ilerlemiş diyabetiklerde gebelik, bu bozuklukları arttıracağı için hamileliğe izin verilmez. Bu konuda hekimlere yardımcı olmak üzere ?VVhite sınıflaması? ismiyle bilinen bir risk kategorisi geliştirilmiştir. Çocuk sahibi olmayı planlıyorsanız gebelikten önce bu sınıflamaya göre test edilmeniz

lerekir.

3ebe kalmasında yaşamsal risk oulunmayan diyabetik anne adayları fetüsün uygun sağlık ve gelişimini sağlamak amacıyla gebe kalmadan en az 3 ay öncesinden sıkı bir kontrole alınmalı, hamileliğin gerçekleştirilip gerçekleştirilemeyeceği doktora danışılmalıdır. Aynı şekilde, hamile ise hamileliğin sürdürülüp sürdürülemiyeceği de doktora danışılmalıdır.

Gebelik Süresince Diyabet Takibi Nasıl Olmalıdır ?

Pazar, 04 Kasım 2007

Diyabet takibinde hedef, kan şekerini mümkün olduğu kadar normal

sınırlarda tutmaktır. İdeal hedef açlık kan şekerinin, 60-80, tokluk kan şekerinin 120-150 mg/dl civarında olmasıdır. Gebelik döneminde en az haftada 2 kez kahvaltıdan önce ve 2 saat sonra, öğle ve akşam yemeğinden önce ve gece 11.00?de olmak üzere 5 kez kan şekeri ölçümü yapılmalıdır. Gebelikte kan şekeri yükselmeden de idrarda şeker çıkabileceği (Renal glikozüri) unutulmamalıdır. Bu olasılık göz önünde tutularak günlük idrar glikoz takipleri ve aseton takibi sürdürülmelidir. Üstüste iki gün idrarda aseton varlığında hemen hekime başvurulmalıdır.

Gebelik Süresinde Diyabet Tedavisi Nasıl Olmalıdır ?

Pazar, 04 Kasım 2007

Gestasyonel diyabetik hastalardan ideal metabolik kontrolün diyetle sağlanabildiği hastaların tedavisi diyetle sürdürülebilir.

Metabolik kontrolü ideal düzeyde olmayan, fakat kan şekeri değerleri ideal düzeylerin biraz üzerinde olan hastalarda, günde 2 kez (kısa + orta etkili) insülin kombinasyonu uygulanabilir. Metabolik kontrolü iyi olmayan kan şekeri değişken olan diyabetiklerde sık aralıklı günde 3-6 kez

cilt altı veya insülin pompası ile sürekli insülin infüzyon tedavisine geçilmelidir. Gebelik boyunca toplam kilo alımı 10-13 kg?ı aşmamalıdır.

Diyabetik Gebelerde Doğum Planlaması

Pazar, 04 Kasım 2007

Diyabetik annelerin yaklaşık üçte birinde iri doğumlar görülebilir. Bu nedenle komplike olmayan gebelerde doğum tarihi daha erkene alınabilir. Diyabetik gebeye tercihen 38. haftadan itibaren doğum yaptırılabilir. Çocukta gelişebilecek bozukluklara göre doğum daha önceye veya sonraya alınabilir. Bu zamanlama dikkatle yapılmalı, süre 40 haftayı aşarsa tercihen sezeryan uygulanmalıdır. Yeni doğan çocukta en sık görülen metabolik bozukluk, kan şekeri düşüklüğüdür. Anne kanında yüksek glikoza maruz kalan bebek pankreası insülin salgılamaya başlar ve bu duruma uymaya çalışır. Doğumdan sonra da insülin salgılamaya devam eder. Bu durum doğum sonrası bebek kan şekeri düşüklüğüne sebep olur. Bu nedenle doğumu takiben bebeğin kan şekerini ölçmeli ve en az iki hafta süre ile sıkı bir şekilde takip etmelisiniz. Kanşekeri düşükse bebeğe, düzelinceye kadar içinde Dekstroz bulunan serum verilmelidir. Emzirme sırasında diyette 300 kcal/gün?lük bir artış yapmalısınız. Emzirmeden önce bebeğe ara öğün vermeli, gerektiğinde diyete kalsiyum gibi ek mineral ya da vitamin ilave etmelisiniz.

Hamilelikten Korunma İçin Neler Yapılmalıdır ?

Pazar, 04 Kasım 2007

Her doğum, şeker hastasının metabolik dengesini olumsuz yönde etkileyen bir olaydır. Bu nedenle hamilelik kararı alırken çok dikkatle düşünmeniz gerekir. Gebelikten korunma yöntemleri diyabetiklerde normal insanlardan farklı olmamakla birlikte, ağızdan alınan doğum kontrol ilaçlarının hormonal dengenizi ve şeker ayarınızı bozabileceğini unutmamalısınız. Rahim içi araçların (spiral) diyabetik bünyede infeksiyon geliştirebilme olasılığı nedeniyle steril koşullarda takılmasına çok dikkat edilmeli ve sıklıkla kontrolden geçirilmelisiniz. Tüp bağlama yöntemi ile korunma tekniği, en güvenli yöntem olarak güncelliğini korumaktadır.

Diyabet Ve Cerrahi Müdahale

Pazar, 04 Kasım 2007

Şeker hastalarının cerrahi müdahaleyi gerektirecek durumlarla karşılaşma olasılığı normal insanlara göre daha yüksektir. Cerrahi müdahale, insanlar için riskli bir dönemdir. Şeker hastalarında bu risk normal insanlara göre daha fazladır. Bu nedenle diyabetiklerde cerrahi müdahale önce ve sonrasında hasta çok dikkatle hazırlanmalıdır.

Yaslılarda Seker Hastalığının Tedavi İlkeleri Nasıl Olmalıdır ?

Pazar, 04 Kasım 2007

Yaşlılarda başka organik bozukluk yoksa tedavi ilkeleri herhangi bir yaştaki diyabet tedavisi gibidir. Hedef, şeker düzeylerini normale yakın düzeylerde tutmaktır. Tedavi planlamasında ilk aşama

fizik kapasitenizin belirlenmesidir. Görme kaybı, unutkanlık ya da hareket yeteneğinde sınırlılık tedavi uygulamasında problemler oluşturabilir. Böyle durumlarda aileniz ile işbirliğiyle destek tedavisi oluşturmalısınız. Diyet programı ilgi, kabiliyet ve kaynaklarınıza uygun olarak düzenlenmelidir. Yaşlılığınız sonucu gelişebilecek kalp damar sorunları nedeniyle ağır egzersizlerden kaçınmalısınız. Hafif egzersizler (örneğin haftada 3-4 kez 10 dakikadan başlıyarak 1 saate kadar uzayabilen yürüyüşler) kan şekerinizi ayarlamada yararlı olabilir.

Cilt, tırnak ve vücut bakımı özenle yapılmalı, fokal infeksiyonlara ortam hazırlayacak koşullardan özenle korunmalısınız. Ağızdan şeker düşürücü ilaçlar kullanıyorsanız böbrek ve karaciğer fonksiyonlarınız incelenmeli, bu ilaçların ani kan düşürücü etkilerine karşı dikkat etmelisiniz. Bu ilaçları, 70 yaşından sonra doktorunuza danışarak sınırlı olarak kullanmalısınız. İnsülin uyguluyorsanız doz ayarı sürekli denetlenmeli, insülini daha kolay ve risksiz yapabileceğiniz yöntemler

(Enjektörün üzerindeki rakamları büyültecek sistemler, kalem insülinler, v.b.) öğrenmelisiniz. Siz ve yakınlarınız, tedavi riskleri ve acil durumlarda yapılması gerekenler konusunda doktorunuza danışmalısınız. Tüm diyabetiklerde olduğu gibi yaşlılarda da sigara yasaklanır.

Şeker Hastalığı Ve Gebelik

Pazar, 04 Kasım 2007

GEBELİK

lebelik süreci diyabetik anne adayı ve .ocuk açısından taşıdığı riskler medeniyle özel bir dönemdir. Son 30

idan bu yana tıptaki büyük .elişmelerle bu riskler artık çok azalmıştır. Deneyimli ve gelişmiş merkezlerde uygun bir zamanlama ve dikkatli bir tedavi planlaması ile düşük oranı %2?lere indirilmiş, anne karnında Ken çocukta gelişebilecek organ bozuklukları sağlıklı gebelerdeki

jzeylere çekilmiştir. Bu sonuçların

ıcak anne adayının gebelik süresi ^oyunca karşılaşacağı güçlükler karşısında bilgilendirilmesi ve

,;îilmesi, ve gebelik öncesi dönemden başlayarak her aşamada diyabetolog. inekolog ve pediatristlerden oluşan deneyimli bir ekiple ortak işbirliği ile elde edilebileceğini unutmamalısınız.

Gebelikte Şeker Metabolizmasındaki Değişiklikler Nasıldır ?

Pazar, 04 Kasım 2007

Gebelikte vücudun enerji ihtiyacı artmıştır. Çocuğun gelişimi için gerekli enerjiyi sağlamak için daha fazla glikoza gereksinim duyulur. Bu nedenle gebelerde kan şekeri normale göre düşük düzeydedir. Glikoz alımında azalma ya da kanda insülinin normale göre çok daha hızlı düşmesi gebe metabolizmasını etkiler. Hücreye yeterli glikoz giremezse enerji öncelikle yağların kullanımı ile sağlanır ve bunun metabolik ürünü olarak idrarda keton cisimleri görülür. Bu nedenle gebelikteki durum ?Hızlandırılmış Açlık? olarak değerlendirilir. Gebeliğinizde, kanda yeterli insülin hormonu olmaması, buna karşın glikoz gereksiniminin artması nedeniyle ketoza yatkınlık artar. Ketozis, hem çocuğun gelişimi, hem de sizin sağlığınız açısından tehlikeli sonuçlar doğuracak bir durumdur. Öte yandan gebelikte bazı hormonların artışı insüline karşı bir direnç gelişmesine sebep olur.