‘Diş Sağlığı’ Kategorisi için Arşiv

Diş Röntgenleri

Pazar, 04 Kasım 2007

Hemen hemen hepimiz diş röntgeni çektirmişizdir. Tıbbın diğer alanlarında da olduğu gibi bu röntgenler, hastalık ya da yaranın teşhis edilmesinde kullanılır. Röntgenler çoğunlukla, diş çürükleri, periodontal hastalıktan dolayı kemiğin zarar görmesi, diş apseleri, sıkışmış dişler, çene kemiğinde ve dişte kırılma ile dişler ve çene kemiğindeki diğer bozukluklarının varlığını ve boyutunu teşhis etmekte yararlıdır. Çürüklere gelince, röntgen özellikle, çürük, dişlerin ya da diş eti çizgisinin arkasına gizlendiğinde, diş minesi sağlıklı gibi dursa da dişteki gösterebilir. Diş hekiminiz, bir sorun olduğundan şüphelenirse, dişinizin bir röntgenini çekebilir.

Diş röntgeni çekmek için kullanılan radyasyon miktarı son derece azdır, işlem ise çok basittir.

Çürüklerin saptanması için, diş hekimlerinin çoğu, aynı röntgen yöntemini kullanırlar. Ağzınızın içine, dişin yanındı küçük bir film yerleştirilir. Siz filmi, filmi sara n kağıdı aşağı doğru ısırarak yerinde tutarsınız Bu arada, röntgen aleti sorunlu dişi hedefler ve röntgen çekilir. Birkaç dakika süren filmin hanyosundan sonra, diş hekiminiz yapılması gerekenleri belirleyebilir.

Özellikle dişlerin tümünün röntgeni, düzenli muayenenin bir parçası olarak değil, yalnızca teşhis amaçlı çekilmelidir. Hiç kimse, gerektiğinden fazla radyasyon almamalıdır. Özel bir amaç için gerekmedikçe, tüm ağzın röntgeni, her beş yılda bir kezden fazla çekilmemelidir. Diş hekiminiz size, çektirmeniz gereken doğru röntgeni önerecektir.

Fazla radyasyona karşı bir önlem olarak, diş hekiminiz size, göğüsten bacağa doğru ön tarafınızı kaplayan bir kurşun önlük giydirebilir. Herkes bu önlüğü giymelidir, ancak bu önlüğü giymek özellikle hamile kadınlar ve emziren anneler için önemlidir

Diş Taşaları Ve Sosyal Hayat

Pazar, 04 Kasım 2007

Gaziantep Diş Hekimleri Odası Başkanı, diş taşları, diş eti kanamasına, ağız kokusuna ve diş etlerinin iltihaplanmasına neden olurlar dedi.

Diş taşlarının, diş eti kanamasına, diş etlerinin iltihaplanmasına ve ağız kokusuna, bunun da sosyal yaşamda birçok soruna yol açtığı bildirildi. Gaziantep Diş Hekimleri Odası Başkanı Zafer Çolakoğlu, ağız, diş ve diş eti rahatsızlıklarının, genellikle tedavisinin son derece kolay ve kısa sürede sonuca ulaşılabilen hastalıklar olduğunu söyledi. Diş eti rahatsızlıklarının dişlerin yüzeyinde oluşan gözle görünmeyen yumuşak ve yapışkan bakteri plağı adı verilen gıda artıklarının diş ve diş etleri üzerinde birikmesiyle başladığını belirten Çolakoğlu, şöyle konuştu: Diş fırçalamanın ihmal edilmesiyle ağızda biriken gıda artıkları, tükürük içerisinde erimiş halde bulunan kireç taşı molekülleri ile birlikte dişlere iyice yapışarak, dişlerin önce ara bölgelerini, daha sonra diş eti bölgesini kaplayarak dişlerin çürümesine ve diş etlerinin iltihaplanıp kanamasına neden olurlar. Gereken temizlik ve tedavi yapılmadığı takdirde iltihaplanan diş etleri fırçaladıkça kolaylıkla kanayan, şişkin, koyu kırmızı, ağrılı ve ağır kokulu bir yapıya bürünürler. Bütün bu sorunlara aldırış etmeyen kişinin, zamanla dişler etrafındaki çene kemiğinde erime ve diş etinde çekilmeler başlar ve sonuçta sallanan dişler kaybedilir. DÜZENLİ OLARAK FIRÇALAYIN

Sağlıklı diş etlerine, temiz ve beyaz görünen dişlere, hoş kokan ağıza sahip olunması için dişlerin düzenli olarak fırçalanması gerektiğini ifade eden Çolakoğlu, Ayrıca, hiç bir sorun olmasa bile, en geç yılda bir kez diş hekimine gidilmeli ve birikmiş olan diş taşları temizletilmeli dedi.

Diş Yapısı

Pazar, 04 Kasım 2007

Dişlerimizin yapısı ve çeşitleri hakkında detaylı bilgiler;

Mine:

Vücudumuzdaki en sert maddedir.Dişi en dışından koruyucu bir katman olarak sarar. Duyarlı değildir, çünkü içinde sinir hücreleri yoktur. % 97 si kalsiyum tuzlarından oluşur.Minenin yapısına giren kalsiyum tuzları, organik diş maketi üzerinde yavaş yavaş çökelerek birikir ve kristalleşir.Bu birikme, anne rahminde başlar. Anne, gebelik süresince bazı ilaçlar alırsa veya çocuk mine teşekkülü sırasında bir hastalık geçirirse mine birikimi aksaklığa uğrayabilir.O zaman dişler sarı, gri veya kahverengi olur. Bazen de eksik (hipoplazik) teşekkül eder.

Dentin:

Minenin altındaki tabakadır. yetişkin bir insan dişinin %75 ini oluşturur. Kemikle aynı yoğunluğa sahip olmasına rağmen ısıya ve dokunmaya duyarlıdır.

Gerektiğinde içerdiği tamir hücreleri ile yeniden dentin dokusu oluşturabilirler. Dişin asıl kitlesini dentin (fildişi) tabakası oluşturur.

Dentin adını verdiğimiz oluşum , taç kısmında(dişin ağızda görünen kısmı) mine; kök kısmında da sement ile örtülüdür.

Dentin canlı bir yapıdır ve % 70?i mineral tuzları; % 20si organik madde ve % 10?u da sudan oluşur. Dentinde çok sayıda kanalcık içerir. Bu kanalcıkların içi diş özü sınırındaki dentin yapıcı hücrelerin uzantıları olan iplikçiklerle doludur. Dentin yapan hücrelere ?Odontoblast? denir. Dentin kanalcıklarının milimetrekarede sayıları 10.000?e. yaklaşır.

Diş, dolgu veya kaplama yapılmak için oyulur veya küçültülürse bu kanalcıklar açığa çıkar ve o zaman soğuk, sıcak, tatlı ve ekşiden ağrı duyulur.

Pulpa (Dişözü):

Dişin orta kısmına ve burada bulunan yumuşak dokuya verilen addır. Kökün ucuna kadar devam eder.

Dişin bu bölümünde; kan damarları yer alır ve bu damarlar sayesinde diş enfeksiyondan korunur ve daima aktif halde kalır. Aynı zamanda pulpada aşırı duyarlı sinir hücreleri bulunur ve bu hücreler sayesinde sıcak, soğuk ve basınç gibi duyular hissedilir.

Diş özü, dentin tarafından oluşturulan bir odacık içinde yerleşen kılcal atar ve toplar damarlarla , duyu sinirleri ve bütün bu yapıları koruyan bir destek dokusundan oluşur.

Diş özünün dış çevresi dentin yapıcı hücrelerle (odontoblast) kuşatılmıştır. Bu hücreler, çürük ve diğer zararlı etkenlere karşı, dişi korur. Her hangi bir nedenle oluşan çürüğe karşı dentin yapıcı hücreler yenik düşerlerse, diş özü açılır ve iltihaplanır.

Sement:

Kökün etrafını kaplayan kemiksi bir tabakadır, çok incedir. diş kökünün çene kemiğine tutunmasını sağlar.

Dişler ve yapıları:

Kesici Dişler

Alt ve üst çenedeki ön dişler ?Kesici Diş? olarak adlandırılır. Üst çenede genişliği 9-10 mm. olanlar orta kesici; 6-7 mm. olanlar ise üst yan kesicilerdir. Alt orta ve yan kesicilerin genişlikleri ise 6-7 mm. arasındadır.

Kaninler (Köpek Dişleri)

Köpek dişi adı da verilen kaninler ,kesici dişlerden sonra gelir, alt ve üst çenede sağlı-sollu birerden dört (4)tanedir. Uçları sivri olup koparmaya yararlar.

Azı Dişleri

Kaninlerin arkasında, azı dişleri yer alır. Yapı olarak birbirinden farklı olan azı dişleri, her bir yarım çenede, iki küçük azı, üç de büyük azı olmak üzere beşer tane ve bir çenede toplam on (10) tanedir.

Bütün küçük azıların çiğneme ve kenetlenmeye yarayan ikişer tümsekçikleri vardır. Üst çenedeki büyük azıların dörder tümsekçiği; alt çenedeki büyük azıların beşer tümsekçiği vardır. Bu tümsekçiklere ?tüberkül? adı verilmektedir.

Akıl Dişleri (Yirmi yaş Dişleri)

Üçüncü Büyük Azılar olan yirmilik dişler ,evrimleşen insanoğlunda çene kemikleri gittikçe küçülmeye başlamasıyla bazı insanlarda artık çıkmamaktadır.Bu tamamlanması gereken evrimin doğal sonucudur.

Ancak herkes bu kadar kolay kurtulamamakta ve gömülü olduğu varsayılan ve çenenin evrimsel daralmasından dolayı çıkamayan ya da kısmen çıkan bu dişler genellikle sorun olmaktadır

Dişeti Hastalıkları

Pazar, 04 Kasım 2007

Diş eti hastalıkları hakkında bilmeniz gerekenler?

Dişeti iltihabı (piyore) nedir?

Periodontitis ya da halk arasında bilinen adı ile piyore dişleri saran kemik ve dişeti dokularinin iltihabıdır. Dişler ağız içinde görebildiğimiz kron kısmı ve çene içine gömülmüş kök ten oluşmuştur. Kökler kemik için de ince lifler yardımı ile tutunmaktadır. Bunun yanında çene kemiğinin iç yüzünü saran pembe dişeti de dişin boyun kısmına yapışır. Dişeti iltihabı sadece gözle görülen dişetini değil, kemik dokuyu da etkileyeceğinden kontrol altına alınmayan bir dişeti rahatsizlıgı sonuçta çürüksüz dişlerin sallanmasına ve çekilmesine neden olacaktır.

Dişeti iltihabı nasıl baslar?

Dental plak da denilen mikrop tabakasının dişler üzerinde birikmesine izin verilirse bu tabaka içinde yaşayan bakteriler tarafından üretilen zararlı maddeler dişetlerinde iltihaba yol açar. Dişeti hastalığının bu erken dönemine gingivitis denir. Gingivitis aşamasi Resim 1 de görüldüğü gibi hafif kızarıklıkla kendini belli edebileceği gibi görüntü olarak daha hafifte olabilir.

Dental plak nedir?

Dental plak dişler üzerinde düzenli olarak biriken mikrop tabakasıdır. Bu tabaka istenmeyen 2 şeyi oluşturur.

Diş çürüğü

Dişeti hastalığı

Dental plak yumuşak ve renksizdir. Bu nedenle belli bir kalınlığa ulaşmadan görülemez. Yoğun olarak dişlerin araları ve dişeti-diş sınırında birikir. Bu tabakanın oluşumu engellenemez, ancak hergün düzenli dikkatli ve yeterli diş fırçalamak ile diş ve dişetlerine zarar verecek miktarda birikmesi önlenir. Diş araları gibi fırçanın ulaşamadığı bölgelerdeki plak, diş ipi ile temizlenir.

Sağlıklı dişeti nasıl görünür?

Saglıklı dişeti pembe ve dişleri sıkıca sarar durumdadır.

Dişeti hastalıklarına sık rastlanılır mı?

Evet diş çürüğünden daha sık. Neredeyse tüm erişkinler bir dereceye kadar bu hastalıktan etkilenir ve birçok vak a da hiç çürüğü olmayan dişler sadece sallandıkları için çekilirler.

İltihaplı dişeti nin görünümü nasıldır?

İltihaplı dişeti kırmızı ve / veya sis görünümündedir. Fırçalarken kanayabilir.

Dişeti iltihabının belirtileri nelerdir?

Dişeti rahatsızlıkları bazen fark edilemeden çok ilerlemiş olabilir. Bununla birlikte aşağıdaki belirtilerin bir ya da birkaçının birarada gözlenmesi dişeti rahatsızlığı olasılığını akla getirmektedir.

Ağiz kokusu

Kırmızı ve sis dişetleri

Ağızda tat bozukluğu

Dişetlerinin çekilerek diş kökünün açığa çıkması

Sallanan dişler

Zamanla eğilen ya da çarpıklaşan dişler

Dişeti kanaması (diş fırçalarken ya da kendiliğinden)

Dişeti iltihabı tedavi edilir mi?

Evet. Ancak tedavi iltihabın ne derece ilerlediğine bağlıdır. Sadece gingivitis safhasında yapılan tedavi yüksek başarı sağlar. Tedavi süresince, diş hekiminiz dişlerinizi diş taşından arındırıp diş fırçalama tekniğinizi en iyi hale getirecektir. Bundan sonraki sorumluluk size düşmektedir. Usulüne uygun yaptığınız temizlik, dişetlerini, pembe ve sağlıklı görüntüsüne kavuşturacaktır. Ancak tedavi ye en kısa sürede başlanması şarttır.

Ağızdaki tüm dişler iltihaptan eşit olarak etkilenir mi?

Hayır. Temiz tutulabilen dişlerin etrafında dişeti rahatsızlığı görülmez. Hastalık, genellikle temizlenmesi zor olan arka dişler ve diş aralarında gözlenir.

Dişeti iltihabı nasıl yayılır?

Zaman içinde diş yüzeyine tutunan dental plak dişeti seviyesinin altına uzanır ve iltihabı olayı yayar. Bu durum genellikle çok yavaş ilerler ve dişe destek olan kemiğin harabiyeti ile birlikte diş ile dişeti arasında, normalde çok sığ olması (1-2 mm.) gereken bir boşluk oluşumuna neden olur. Bu periodontal cep İltihabın yayılması ile daha da derinleşir.

İşte periodontitis dişeti hastalıgının bu dönemine verilen addır. Yıkıma uğrayan kemik miktarı arttıkça dişler artan oranda sallanmaya başlar. Dişeti ceplerinin derinleşmesi çogu zaman beraberinde dişeti apselerinin oluşumuna neden olur. Bazı durumlarda da kemiğin erimesini takiben dişeti çekilir ve kökler görünecek şekilde ortaya çıkar. İltihabın bu derece ilerlemesi genelde ağrısız oldugu için hasta, olayın farkında olmayabilir.

İlerlemiş diseti hastalığı (periodontitis) tedavisi nasıl yapilir?

Tedavi size uygun diş firçalama ve dişipi kullanma tekniklerinin öğretilmesi ile başlar. Daha sonra ki basamak ise doktorunuz tarafından dişleriniz üzerindeki diştaşı ve dental plak ın temizlenmesidir. Bu işlem genellikle birkaç randevu gerektirir. Tedaviniz bittikten sonra, üzerinize düşen diş ve ağız temizliğini yaparsanız dişetlerindeki kırmızılık ve sisliğin ortadan kalktıgını ve sallanan dişlerinizin çene kemiğinize daha iyi tutundugunu izleyebilirsiniz. Bazı ileri durumlarda ameliyat olmanız doktorunuz tarafından önerilebilir. Böyle bir öneri ile karşılaştıysanız detaylı bilgi almak için lütfen dişeti uzmanımız ile görüşünüz.

Dişeti ameliyatından sonra neler beklemeliyim?

Dişeti ameliyatları ve diştaşı temizliği işleminden sonra dişeti iyileşmesinin doğal sonucu olarak dişetleri bir miktar küçülürler. İşte bu nedenle bazi vak alarda dişler uzamış gibi görünür. Tedavi öncesi hastalık ne kadar ileri ise bu küçülme miktarı o kadar fazladır. Bu durum hastaları sadece estetik olarak değil sıcak-soğuk hassasiyeti şeklinde de rahatsız eder. Bu hassasiyet zamanla kendiliğinden azalabileceği gibi yüksek flourür içeren diş macunlarının kullanılması ile de ortadan kaldırılabılır. Dişeti ameliyatlarından sonra dişler eskisine göre daha fazla sallanma gösterebilirler ancak bu 2-3 ay içinde tamamen ortadan kalkar.

Dişeti hastalığının tek sebebi dental plak mıdır?

Hem evet, hem hayır. Bazi insanlarin vücut savunma mekanızması çok gelişmiştir ve dişlerini fırçalamasalar bile çok ciddi boyutta dişeti rahatsızlığına yakalanmazlar. Bazıları ise diğer her yönden çok saglıklı olsalar bile, dişeti rahatsızlığına karsı dirençleri düşüktür ve ancak çok iyi bir ağız temizliği alıskanlığı ile hastalığa karşı koyabilirler.

Dişlerimi düzenli fırçalamama rağmen neden dişeti hastalığına yakalandim?

Büyük olasılıkla fırçalamayı tam ve etkin olarak yerine getiremiyorsunuz. Çoğumuz dişler ile dişetlerinin birleştigi bölgeyi tam anlamıyla temizlemenin ne kadar zor oldugunu bilmeyiz. Bu nedenle belki de fırçalama tekniğiniz ve sürenizin bir uzman yardımı ile düzeltilmeye ihtiyacı vardır. Ayrıca diş fırçasının kıllarının dişler arasına giremeyeceği, buraların ancak diş ipi ile temizlenebileceğini hatırlamalısınız.

Tartar ile plak aynı şey midir?

Hayır. Tartar ya da bilimsel adı ile kalkülüs dental plagin değişik bir şeklidir. Tartar, tükürük içinde bulunan kalsiyum un dental plak ile birleşip, sertleşerek dişler üzerine yapısması halidir. Tartar en sık alt ön dişlerin arka yüzeyinde birikir. Bir kez oluşması halinde tartar ancak diş hekimi ya da dişeti hastalıkları uzmanı (periodontolog) tarafından temizlenebilir. Anti-tartar özelliği olan dişmacunlari olusmuş tartarı ortadan kaldıramaz. Bir kalınlığa ulaşmadan görülemez. Yoğun olarak dişlerin araları ve dişeti-diş sınırında birikir. Bu tabakanın oluşumu engellenemez, ancak hergün düzenli, dikkatli ve yeterli diş fırçalamak ile diş ve dişetlerine zarar verecek miktarda birikmesi önlenir. Diş araları gibi fırçanın ulaşamadığı bölgelerdeki plak, diş ipi ile temizlenir

Diş Çürümesine Karşı Yapılması Gerekenler

Pazar, 04 Kasım 2007

Diş Çürümesi

Diş çürüklerinin oluşmasında üç temel etmen bulunmaktadır: Duyarlı bir diş yüzeyi, mikroorganizmalar için elverişli yiyecek artıkları, bunların parçalanmasına ve asit oluşumuna yol açacak mikroorganizmaların varlığı. Besinler içinde diş çürümesine en çok neden olanlar karbonhidratlar, yani kabaca, şekerli gıdalardır.

Dişler düzenli olarak fırçalanır ve bakımlarına özen gösterilirse, mikroplar onlara zarar veremezler. Diş çürüğü, dişte oyuklar yaparak dişin yapısını bozan ve kendi kendine iyileşmeyen bir hastalıktır.

Dişler iyi temizlenmeyecek olursa, üzerinde besin artıkları ve mikroplar birikir. Ağız içerisindeki bakteriler yiyecek artıklarındaki şekerli maddeleri kullanarak onu saydam, yapışkan bir madde haline getirir ve dişler üzerine yapışmasını sağlar. Bu birikintilere plak denir. Bu plaklar bakterilerin diş üzerinde tutunmalarını da kolaylaştırırlar. Besinlerin tatlandırılması için kullanılan şekerli maddelerin içinde bulunan asit, dişlere zarar verebilir, ancak bakterilerin kendileri de asit oluşturabilmektedir. Asit diş minesinin erimesine neden olur. Böylece oluşan erime bölgelerinden giren mikroplar kolayca alttaki yumuşak dokuya ulaşabilirler.

Asitler dişin koruyucu tabakası olan diş minesi üzerinde küçük delikçikler oluşturur. Bu delikler giderek genişler ve küçük oyuklar haline gelir. Diş minesinin erimesinden sonra çürük hızla ilerler, alttaki tabakada geniş ve derin bir oyuk meydana getirir. Diş çürüğü diş özüne doğru ilerledikçe dişler ağrımaya başlar. Çürük daha da ilerlerse diş özü bölgesinde ve çene kemiği içerisinde cerahat oluşmaya ve birikmeye başlar. Buna diş apsesi denir. Eğer diş hekimi tarafından daha başlangıcında tedavi edilmeyecek olursa çürük diş için daha zor, karmaşık ve pahalı tedaviler gerekebilir. Diş plağı, diş etlerinin önemli hastalık nedenlerinden biridir. Yemeklerden sonra dişlerin fırçalanması ve diş ipi kullanarak yemek artıklarının çıkarılması dişlerin çürümesini, diş eti hastalıklarının oluşumunu ve ilerlemesini önler.

Dişlerin ağrımaması sağlıklı olduğu anlamına gelmez. Diş ağrısının olması için diş çürüğünün çok ilerlemiş olması gerekir. Diş çürüklerinin tedavi edilebilir dönemde belirlenmesi için ağrı oluşmasını beklemeden senede en az iki kez diş hekimine giderek dişlerin muayene ettirilmesi gerekir. Diş hekimleri gerektiğinde dişlerin filmini çekerek gözle görünmeyen diş oyuklarını da belirleyebilirler.

Diş çürüklerinin erken dönemde tanınması dişlerin kaybedilmesini engelleyebilir veya en azından geciktirebilir. Bu hem sağlık açısından, hem de sosyal ve ekonomik açıdan önemli katkılar sağlar. Ağza takma diş takılmasına olan ihtiyacı azaltır. Hiçbir şey kendi doğal dişlerimizin yerini tutamaz. Kalıcı dişlerin erken dökülmesi beslenme sorunlarına neden olur. Doğal dişlerin uzun süre dayanmasında ağız ve diş bakımının önemi çok büyüktür.

Diş sağlığı açısından sularla aldığımız flor da çok önemlidir. Sularında flor eksikliği olan yerleşim yerlerinde diş çürüklerinin oranı çok artar. Bu nedenle florla ilgili olarak sağlık kuruluşlarının önerilerine uyulmalıdır.

Diş Dolguları

Pazar, 04 Kasım 2007

Diş Dolguları:

Çürümeye yüz tutmuş dişi hemen çekmek çok eski dönemlerde kaldı.Şimdi esas olan;kişinin orijinal dişini ne olursa olsun kurtarmaya yönelik tedavilerdir.Dolgu da bunun en yaygın ve kolay yollarından biridir.Dolguların çeşitleri vardır.Bunlardan hangisinin kullanılacağı hekimle hastanın birlikte alacakları karara bağlıdır.

1.Amalgam Dolgular (Metal Dolgular):

Çok dayanıklı ve ekonomik bir dolgu maddesidir; fakat görünümü estetik değildir. İçinde % 70 gümüş, % 23 kalay, az miktarda bakır ve çinkodan oluşan tozun cıva ile karıştırılmasıyla hazırlanır. Karışım diş hekimi tarafından hazırlanan oyuğa yığılır ve dolgu birkaç saatte sertleşir. Özellikle azı dişleri için günümüzde kullanılan en iyi dolgu maddesidir. Ama gülme gibi ağzın kontrolsüzce açıldığı durumlarda dişlerde kararma varmış gibi görünür.

2. Porselen Simanlar, Kompozitler:

Amalgamın aksine estetik görünümlü dolgu maddeleridir.Ama amalgam kadar sağlam ve dirençli değildir .Daha çok ön dişlerde kullanılırlar.

3. İnlaylar:

Döküm dolgulardır. Dolgu için şekillendirilmiş oyuğun ölçüsü alındıktan sonra, laboratuarda altın veya porselenden hazırlanır ve dişe yapıştırılır. Özel teknik ve çok hassas çalışma gerektirirler.

Diş Eti Hastalıkları, Dişlerin Sağlığı Ve Öneriler

Pazar, 04 Kasım 2007

Diş Eti Hastalıkları

Dişin diş eti dışında görünen bölümü diş minesi denilen sert bir tabaka ile kaplanmıştır. Bunun altında daha yumuşak bir yapı vardır. En içte ise diş özü vardır. Burada bol miktarda damar ve sinir bulunur. Diş gövdesi diş etine ve onun altındaki kemiğe girdiği bölümde daralır. Bu bölüme dişin boyun bölümü denir. Çene kemiği içinde kalan bölümüne ise dişin kök bölümü adı verilir. Diş kökü diş yuvasında çene kemiğine özel doku uzantıları ile sıkıca bağlanmıştır. Diş eti hastalıkları, diş çürükleri ağız kokusuna neden olabilir. Ağız kokusu olduğunda nedeni araştırılmalıdır.

Diş eti hastalıkları en önemli diş sağlığı sorunları arasındadır. Ağız hijyeninin bozukluğu ile yakından ilişkilidir. Başlangıç döneminden itibaren diş etleri kolay kanar. Diş eti kanamalarında diş hekimi muayenesi zorunludur. Diş etleri, diş yuvaları ve ağız tabanındaki iltihaplanmalar genel olarak diş eti hastalığı olarak bilinmektedir. Diş üzerindeki plaklar bunun en önemli nedenidir. Tedavi edilmeyen diş eti iltihapları çene kemiğinin de iltihaplanmasına ve zarar görmesine yol açabilir.

Diş çürüğü, diş eti hastalıkları, sinüzit, bademcik iltihabı, solunum sistemi hastalıkları, sindirim sorunları, ağız bakım yetersizliği ağız kokusuna neden olabilir. Bu hal, sosyal ilişkileri de etkiler. Bazı metabolizma hastalıkları da ağızda kendine özgü kokular yapabilir.

Diş Fırçalama Tekniği, Dişler Nasıl Fırçalanır

Pazar, 04 Kasım 2007

Dişlerimizi korumanın en etkili yolu düzenli olarak fırçalamaktır. Diş fırçalamanın ilk adımı doğru fırça seçimidir. En uygun fırça naylon ve orta sertlikteki fırçalardır. Ağız içinde kolay hareket ettirilmesi ve arka dişlere rahat ulaşabilme açısından fırçanın kafasının fazla büyük olmaması tercih edilir. Uygun fırça seçildikten sonra dişler en az günde iki kere düzenli olarak fırçalanır. Diş macunu ağza verdiği hoşa giden koku ve his nedeniyle diş fırçalanmasını kolaylaştırır. Diş parlatma tozları diş hekimi önerisi olmadıkça kullanılmamalıdır. Aşırı kullanımlar diş sağlığı açısından zararlıdır.

Diş fırçalanmasında fırçanın duruşu dışındaki temel hareket aynıdır: Fırça diş eti çizgisine eğimli olarak yerleştirilir. Bu durum bozulmadan küçük dairesel hareketlerle dişler fırçalanır. Daha sonra fırça, bir fırça boyu kadar kaydırılarak fırçalama sürdürülür.

1. Diş fırçası 45 derecelik açı yapacak biçimde tutulur ve diş eti hizasından başlanarak ağız boşluğuna doğru fırçalamaya başlanır. Dış yüzeylerden başlayan fırçalama sert darbeler halinde değil, yumuşak ve daireler çizecek biçimde, ön dişlerden arka dişlere doğru yapılmalıdır.

2. Daha sonra dişlerin iç yüzeyleri aynı şekilde fırçalanır. Bu işlemde fırça eğik tutularak, diş etinden ağız boşluğuna doğru hareket ettirilir.

3. Daha sonra dişlerin çiğneme yüzeyleri fırça düz olarak ileri geri hareket ettirilerek fırçalanır.

Fırçalama işleminin en az iki-üç dakika sürmesi gerekir. Sağlıklı diş etleri fırçalama sırasında kanamaz.

Diş fırçası kişiye ait bir araçtır, başkalarıyla paylaşılmaz. Diş fırçaları birkaç ayda bir, en geç altı ayda değiştirilmelidir. Gerektiğinde ara yüzlerin etkin olarak fırçalanmasını sağlamak üzere ara yüz fırçaları kullanılır. Bunlarla ilgili önerilerini almak üzere diş hekimine başvurmak gereklidir

Diş Gıcırdatma (Bruxizm)

Pazar, 04 Kasım 2007

Bruksizm (diş gıcırdatma) genellikle uyku esnasında oluşan güçlü çene hareketlerinin neden olduğu çeneleri sıkma, dişleri gıcırdatma olayıdır. Toplumumuzda sık rastlanır. Genellikle bu alışkanlığa sahip bireyler bundan habersizdir.

Nedenleri:

-Dişlerin diziliş ve sıralanışındaki bozukluklar

-Duygusal nedenler

Bruksizm Sonucu Ortaya Çıkan Sorunlar:

-Dişlerin çiğneyici yüzünde oluşan aşınma:

-Dişlerde kırılma

-Dişlerde aşırı hassasiyet:

-Diş etinin geriye çekilmesi ve genellikle bununla birlikte oluşan dişin boynunda diş eti hizasında oluşan çentik şeklindeki aşınmalar:

-Dişlerde sallanma

-Yanaklarda hassasiyet

-Kas ağrısı

-Baş ağrısı

-Çene ekleminde

Tedavi:

Tedavinin amacı dişlerde çene ekleminde oluşabilecek kalıcı zararları önlemenin yanında ağrıyı da azaltmaktır.Ama bu sorunun neden kaynaklandığını bulmak ve buna yönelik bir tedavi yapmak en doğrusu olacaktır.

Buruksizmde diş hekimi tarafından hazırlanan ve uyku esnasında dişlere geçirilen ?gece koruyucuları? bu belirtileri ve oluşturabilecekleri zararları en aza indirmek için kullanmaktadır

Diş Hekimleri Ve Uzmanlık Alanları

Pazar, 04 Kasım 2007

Tüm olası sağlık sorunlarıyla baş edebilen tek bir hekim olmadığı gibi, diş hekimlerinin de çeşitli uzmanlık alanları vardır. Diş hekiminiz çeşitli alanlarda özel uzmanlığa sahip olabilir, ancak onun eğitimi dışında olan belirli sorunlar için, o konunun uzmanı olarak bilinen başka bir diş hekimine baş vurabilirsiniz. Bu uzmanlar: Dişleri destekleyen ve çevreleyen (diş etleri ve kemik) doku hastalıklarını teşhis ve tedavi eden periodontistler;

Çocukların doğumundan buluğ çağına kadar olan tedavisinde uzmanlaşmış olan pediyatrik diş hekimleri;

Dişlerin ve çenelerin yerinden çıkma ya da yer değiştirmesini teşhis eden ve bunları düzelten ortodontistler;

Diş özü ve çevre dokuların hastalık ve yaralanmalarını teşhis ve tedavi eden endodontistler;

Dişleri çeken ve yaralanmaları, hastalıkları, çene, yüz ve ağız kusurlarını teşhis ve tedavi eden ağız, üstçene ve yüz cerrahları; ve Diş kronları, köprüler (sabit kısmi takma diş) dahil olmak üzere hasarlı ve kayıp dişlerin yerine yapaylarını yapan ve takan prostodonti uzmanları