‘Alternatif Tıp’ Kategorisi için ArÅŸiv

Baharatın Öyküsü

Pazar, 04 Kasım 2007

Baharatlar, çiçek, yaprak veya kabukları kurutularak, dört mevsim lezzet ve şifa dağıtıyor. Bazen bir çiçeğin, bazen dev bir ağaç kabuğunun, bazen de bir orkide soğanının adı olan baharatlar, insanoğlunun çok eskilerden beri değişik amaçlarla kullandığı bitkilerdir.

Baharatın ilk kullanıldığı yer olarak, Uzak Doğu kabul edilir. Avrupa?da ilk tanınan baharatlar ise, Hint Karabiberidir. O yıllarda, birşeyin pahalı olduğunu ifade etmek için, ?Karabiber gibi pahalı? denildiği de kayıtlarda yer almaktadır. Avrupalı?larca yağ ve merhem yapımında kullanılan tarçın, Hindistan ve Seylan gibi ülkelerden, kervanlarla İskenderiye?ye kadar getiriliyordu. Öyle ki, bir zamanlar tarçının, Arabistan?da yetiştirildiği zannediliyordu. İlk çağdan beri Çin ve Hindistan?da kullanılan zencefilin, Hindistan?dan geldiğini bilmeyen Dioskorides ve Plinius?a göre, bu baharat Yunanlılar?a Persliler tarafından tanıtıldı. Zencefil, Romalı?ların besin maddelerinde büyük rol oynamıştı.

Zencefilin Ortaçağ Avrupası?nda kullanımı, karabiber kadar yaygındı ve onun gibi pahalıydı. İlaç ve boya olarak kullanılan, Keşmir, İran ve Frigya?dan gelen safran, Romalılar tarafından biliniyor ve kullanılıyordu.

Baharatın Bizans İmparatorluğu yoluyla Avrupa?ya geçmesi, 9. yüzyıldan itibaren engellendi. Ama çok miktarda tüketilen etin muhafazası için, baharata duyulan ihtiyaç ve onun güzel tadı, zengin sınıflarına baharatı unutturamadı.

Baharatın yıldızı Avrupa?da yeniden parladı ve safran, Fransa ile İtalya?da ekilmeye başladı. Doğu Akdeniz limanları (İskenderiye) Avrupalı tüccarlara yeniden açılınca, Venedikli?ler Avrupa piyasasında hemen hemen bir tekel kurdular.

Orta çağın sonunda, Avrupa?da baharat tutkusu, aşırı derecede çoğalmıştı. Şatafatlı ziyafetlerde baharatlı yemekler yapmak modaydı. Alabildiğine zenginleşmiş olan baharat tüccarları, Floransa?da bu işi sanat haline getirdiler ve 19. yüzyılın başında 288 çeşit baharat sattılar. Venedik?in tekelinden kurtulmak için baharat sağlamaya çalışmak, büyük coğrafi keşiflerin önemli sebeplerinden biri oldu. 16. ve 17. yüzyıllarda, Portekiz, İspanya, İngiltere, Fransa ve Hollanda gibi sömürgeci ülkeler, baharat ticaretinde sıkı bir yarışa girdiler.

İbni Sina?nın bahsettiği, Hindistanceveze ve Meksike vanilyası, 16. yüzyılın başında Avrupa?ya geldi. Atlantik limanlarına büyük miktarda gelen baharatlara, sayısız iyileştirici nitelikler atfediliyordu. 1560 yılına kadar, baharatın fiyatı Lizbon?da sürekli bir artış gösterdi. Bundan sonraki iki yüzyıl boyunca da, baharat sürekli değeri artan bir ürün oldu. Baharat yetiştiren yerlerin artması ve de yemek zevkinin değişmesi, 19. yüzyılın başlarında baharatın ticari önemini biraz olsun azalttı.

Baharat Anadolu?ya Afrika ülkelerinden yine kervanlarla getiriliyordu. Develerle güney illerimize gelen baharatlar, daha sonra oradan diğer illere ve İstanbul?a gönderiliyordu. Baharat çeşitlerinin Uzakdoğu?da da yetiştirilmeye başlamasıyla, buradan denizyoluyla İskenderun?a getirildi.

Hem getirilmesinin zor olması, hem de ekonomik olmaması sebebiyle, zamanla birçok baharat da yurdumuz topraklarında yetiştirilmeye başladı. Fakat, Karabiber, Hindistancevizi gibi, iklim şartlarının müsait olmaması sebebiyle yetiştirilemeyen 5-6 çeşit halihazırda ülkemize başka yerlerden getiriliyor.

Baharatı günümüzde en çok Hintli?ler kullanıyor. Bunun yanısıra, Avrupa ve Amerika?da da baharat kullanımı çok yaygın. Bilhassa italyan ve Fransız mutfaklarında baharatın büyük bir önemi var. Türkiye de, en çok baharat kullanan ülkeler arasında yer alıyor. Özellikle Güneydoğu illerimizde, acı biber tüketimi bir hayli fazla.

Sater

Pazar, 04 Kasım 2007

Familyası Labitae

İlmi Adı Satureia hortensis

Fransızca Sariette

İngilizce Savory

Almanca Bohnenkraut

Kullanılan Kısmı Yaprakları, çiçeği, sapı

Yetiştiği Yer Doğu Akdeniz, Avrupa, Güney-Batı Asya, Amerika, Kaliforniya, Fransa, Yugoslavya

Ülkemizde: Anadolu

Toplama Zamanı Mayıs - Eylül

Özelliği Midevi, cinsel gücü artırır, balgam, gaz ve bağırsak parazitlerini söktürür. Antiseptik, terletici, iştah açıcıdır.

Sağlık Açısından Kan dolaşımı bozukluğu, iktidarsızlık, şişkinlik, zihni yorgunluk, mide krampları, bağırsak fermantasyonu.

Kullanılışı 5-7 gr. sater yarım litre suda çay gibi demlendirilir. Günde 2-3 bardak içilir.

Mutfakta Kullanılışı Balık çorbası, kuzu, domuz ve av eti, sindirimi zor olan yemekler, nohut, kuru fasulye vb.; salatalar, her tür balık.

Estetik Açıdan Esansı parfüm ve kolonya yapımında kullanılır.

Ek Bilgi Diğer adı: Geyikotu, zater, çibriska, çubriza. Anadolu?da 14 tür sater bulunur; kokusu kekiği andırdığından kekik yerine kullanılabilir. 17. ve 18. yüzyılın doktorları sateri afrodizyak ve safra akıtıcı olarak kullanırlardı. Esansının da mideyi kuvvetlendirdiğini ileri sürerlerdi. 1934?te Schultzik sateri ishalde ve bağırsak yangısında antiseptik olarak başarıyla kullanmıştır.

Köfte Baharı

Pazar, 04 Kasım 2007

Bu baharat, değişik baharatların belirli ölçülerde karıştırılıp eöğütülmesinden elde edilen bir karışım. Ana maddesi kişniş. Karabiber, Tatlı Kırmızı Biber, az miktarda Karanfil, Defne yaprağı ve Kekik?ten oluşuyor.

Susam

Pazar, 04 Kasım 2007

Bir metre boyunda, yağ veren bir yıllık otsu bir bitkidir. Başlıca Hindistan, Çin ve Sudan?da yetişir. Bitkinin alt yaprakları karşılıklı ve loblu, üst yapraklar tam ve mızrak şeklindedir. Çiçekler beyaz veya pembe olup, yaprakların koltuğunda salkım durumunda toplanmışlardır. Meyveleri 2-3 cm boyunda, uzun, prizmatik ve çok tohumlu bir kapsüldür. Susam, sıcağı çok sever. Isı miktarı fazla olan yerlerde tohum verimi ve yağ oranı artar. Orta derecede ağır ve humuslu topraklarda iyi yetişir. Tohumlarından % 50 civârında yağ elde edilir. Yağı hemen hemen kokusuz ve soluk renklidir. Yemek yağı olarak kullanılır. Tedâvide müshil etkilidir. Kabukları soyulmuş susam tohumlarının ezilmesiyle tahin elde edilir. Bu da tahin helvası yapımında kullanılır. Ayrıca susam tohumları simit ve pastaların üzerine konur.

Tarçın

Pazar, 04 Kasım 2007

Vatanı Güney ve Güneydoğu Asya olan, yaprak dökmeyen aromatik kokulu ağaçtan elde edilir. Önemli olan iki tür tarçın en çok kullanılmaktadır.

Çin tarçını (Cinnamamum cassia): Güneydoğu Çin?de yetiştirilen bir türdür. 10-12 m yüksekliğinde kışın yapraklarını dökmeyen bir ağaçtır. Esas ağacın kurutulmuş kabukları kullanılır. Kabukların dış kısmında mantar tabakası bulunur ve grimsi renklidir. Kokusu kuvvetli ve özel, tadı tatlımsı ve yakıcıdır. Tanen ve uçucu yağ taşır. Baharat olarak kullanılır. Meyveleri de baharatlı lezzetli ve tarçın kokuludur Tarçın yerine kullanılır.

Seylan tarçını(Cinnamomum seylanicum): Kışın yapraklarını dökmeyen küçük bir ağaçtır. Hindistan ve Doğu Hint Adalarında yetişir. Kabukları kahverenkli, boru şeklinde iç içe geçmiş ve mantar tabakası yoktur. Özel kokulu ve tatlımsı baharlı, lezzetlidir. Tanen ve uçucu yağ taşır. Kabız, gaz söktürücü ve antiseptik etkisi vardır. Baharat ve koku verici olarak kullanılır.

Tarçın esansı: Seylan tarçınının kabuklarından elde edilen bir uçucu yağdır. Kuvvetli tarçın kokuludur. Gıdâ ve parfümeri sanâyinde koku verici olarak kullanılır.

Tatlı Toz Biber

Pazar, 04 Kasım 2007

Hiç acısı olmayanı, Geyve?de, Osmangazi civarında üretiliyor. Tatlı Kırmızı Biberi?in kurutulup öğütülmesiyle elde ediliyor. Ayrıca, acı olan cinsi ise Karacabiy, Kemalpaşa ve İnegöl?de yetiştiriliyor.

Vanilya

Pazar, 04 Kasım 2007

Birçok tropikal ülkelerde yetiştirilen, tırmanıcı gövdeli bitkilerdir. Vatanı Meksika, Madagaskar, Java ve Antillerdir. Bitkinin yaprakları sapsız, yassı ve etlidir. Meyveleri 15-20 cm uzunlukta, yassı, iki uca doğru incelmiş, parlak siyahımsı renkli bir kapsüldür. Kokusu özel ve tadı acıdır. Yeşilken toplanıp, sonra suda haşlandıktan sonra kurutulan meyveleri kullanılır. Özel kokulu vanilin maddesi ancak fermentatif bir kurutma sonucunda meydana gelmektedir. Vanilin meyveden glikosit ile bağlı durumdadır. Ancak böyle bir kurutma esnâsındaki mayalanma ile serbest hâle geçmektedir. Mîde ve sinir sistemini uyarıcı etkilere sâhiptir. Koku verici olarak gıdâ sanâyiinde kullanılmaktadır.

Yosun

Pazar, 04 Kasım 2007

(Moss / Mousse) Çiçeksiz bitkilerin, sularin yüzünde veya diplerinde bulunan bir subesidir.

Kullanildigi yerler: Haslamasi barsak kurtlarini dökür. Saçlar yikanirsa kuvvetlendirir.

Yulaf

Pazar, 04 Kasım 2007

(Hafer / Avoine / Oats / Oat) 50-150 cm boyunda, bir yillik otsu bir tahil bitkisi. Yulafin çiçek durumu arpa ve bugdaydan çok farklidir. Burada basak yerine bilesik salkim durumu yer alir. Basakçiklar 2-3 çiçekli olup, eksen üzerinde salkim seklinde dizilmislerdir. Kilçik nispeten kisadir. Kavuzlar tânelere yapisiktir. Tarimda kullanilan türü Avena Sativa?dir.

Kullanildigi yerler: Yulaf tâneleri sâbit yag, azotlu maddeler ve karbonhidratlar tasir. Ortaçaglardan beri gidâ ve ilâç olarak kullanilir. Hâricen yulaf lapasi çibanlari olgunlastirmada kullanilir. Dâhilen ise (% 5?lik) çayi idrar çogaltici, müshil, kuvvet verici olarak kullanilir. Küçük çocuklarda ve hastalik sonlarinda kuvvet verici olarak çok tercih edilir. Yulaf unu bilhassa çocuk mamalarinin yapiminda kullanilir. Kavuzlarindan ilâç sanâyiinde faydalanilir. Ayrica, iktidarsizligi giderir. Guatri önler. Mide ve barsak bozukluklarini giderir. Kandaki seker miktarini düsürür.

Karabiber

Pazar, 04 Kasım 2007

Hindistan, Brezilya, Singapur, Malezya, endonozya ve Vietnamda yetiştiriliyor. Adana ciarında deneme üretimleri yapıldı, fakat başarılı sonuç alınamadı. Ülkemizin iklimi Karabiber yetiştirilmesini müsait değil. Karabiberin, Salvak, Malabar ve Beyaz Karabiber olmak üzere üç çeşidi var. Bunlardan Salavak, biraz çekildiği zaman esmer, Malabar açık giri ve Beyaz Karabiber ise süt beyazı renginde oluyor. Karabiber, başta kebap ve köfteler olmak üzere, birçok yemekte kullanılıyor. Karabiberin ülkemizdeki yıllık tüketimi 3 bin ton civarında.


Destekliyoruz arkadas - arkadas - oyun oyna - oyun - en güzel oyunlar jinekolog - kadin dogum doktoru kadin dogum uzmani jinekolog - kadýn doðum doktoru kadýn doðum uzmaný