‘AÄŸrı’ Kategorisi için ArÅŸiv

Trigeminal Nevralji

Pazar, 04 Kasım 2007

Trigeminal Nevralji ( Ağrılı Kasılma ), beyinden çıkan ve yüz ve çiğneme sinirlerinden olan 5. sinir yani Trigeminal sinirin çok şiddetli ağrılı bir hastalığıdır.

Ataklar halinde gelen, yüzün bir yarısında olan, çok şiddetli ? elektrik çarpması ? ve ? şimşek çakması ? şeklinde ifade edilen ağrılı bir durumdur. Ağrı genelde çene ucu, dudak kenarı ve kulak önü gibi bölgelerden kaynaklanır ve yüz yıkama, yemek yeme, diş fırçalama ve hatta konuşma gibi durumlarda dayanılmaz ağrıya sebep olur.

Arada ağrısız dönemler olabilir ama çoğunlukla başladıktan sonra tekrarlayarak ve kontrol altına alınmazsa artarak devam eder.

Sebepler:

Sebebi bilinmeyenler.

Beyindeki kan damarlarının genişleyerek sinire baskı yapması.

Multipl Skleroz gibi sinirlerde bozulmayla giden hastalıklar.

Trigeminal sinire baskı yapabilen beyin tümörleri ( nadir ).

Diş tedavisi veya cerrahi tedavi sırasında sinirin dallarına zarar verilmesi.

Tanı:

Trigeminal nevraljinin tanısı hastanın ağrısını tarif etmesi ve muayene edilmesi ile konur. Herhangi bir sebebe bağlı olmadan gelişebileceği gibi istenmeyen kötü bir etkenin, varsa, saptanabilmesi için mutlaka beyin MR? ı çekilmelidir.

Tedavi:

1. İlaç tedavisi : Hastaların çoğunda uygun ilaçların kullanılması ile ağrı kontrol altına alınabilir. Ancak, Trigeminal nevralji tedavisi için kullanılan ilaçların yan etkileri olabileceği için mutlaka doktor kontrolü ve önerisi ile kullanılmalıdır.

2. Trigeminal sinire radyofrekans ile ısı uygulanması : Belirli bir yaşın üstündeki hastalarda veya ameliyat olmayı reddeden hastalarda uygulanabilen bir tedavidir. Radyofrekans dalgaları ile Trigeminal sinirin problemli kısmının ağrı oluşturması önlenmeye çalışılır. Hastaların çoğunda 6 ay ile 5-6 yıl arasında değişen sürelerde fayda sağlanabilir. Ama ağrı tekrarlayabilir ve yan etki olarak da yüzde kalıcı uyuşmaya ve hissizliğe sebep olabilir.

3. Cerrahi tedavi .

Gerilim Tipi Başağrısı

Pazar, 04 Kasım 2007

Gerilim tipi başağrısı en sık rastlanan başağrısı türüdür. Erişkinlerin % 90 ?ı hayatları boyunca en az 1 kez bu ağrıyı hisseder.

Gerilim tipi başağrısının , stres, gerginlik, bastırılmış öfke gibi durumların ortaya çıkardığı baş, boyun bölgesindeki kasların istem dışı kasılması sonucu ortaya çıktığı düşünülmektedir.

Çoğu zaman enseden başlayan, basınç, sıkıştırma tarzında künt bir ağrıdır.

Genellikle başın iki tarafında olan,

Günlük aktivitelerle çok fazla değişmeyen,

Genellikle bulantı- kusmanın eşlik etmediği

Hafif veya orta şiddetteki başağrısıdır. (Günlük aktiviteleri azaltabilir ama engellemez)

Gerilim tipi başağrısı genellikle ;

Enseden başlayan, gerilme, mengene ile sıkıştırma tarzında olan bir ağrıdır.

Günün ilerleyen saatlerinde ortaya çıkar

Uykusuzluk sonrasında görülür

Sürekli bir ağrı tarzındadır

Gerilim Tipi Baş Ağrısında Tedavi

Tedavide genelde basit ağrı kesiciler ilaçlar verilir

Sık gelen ağrılarda gerilim de ön plandaysa anti-depresan ilaçlar tedaviye eklenir.

Küme Başağrısı

Pazar, 04 Kasım 2007

Genellikle 20-45 yaşlarında başlar. Erkeklerde 3-5 kat daha sıktır.Genelde yılın aynı zamanlarında, günün aynı saatlerinde ortaya çıkar.

Genelde gece ve sabaha karşı olur.

% 90 hastada ataklar halindedir, atak olmadığı dönemler ağrısız geçer.

Genellikle başın tek tarafında, göz çevresinde saplanma, delici tarzda, oyulma, patlama tarzında olup 15 ile 180 dakika arasında sürer.

Aynı tarafta gözde yaşarma veya kanlanma, burun tıkanıklığı göz kapağında düşme, göz bebeğinde küçülme gibi Horner Sendromu bulguları eşlik edebilir.

Küme atak dönemlerinde alkol, ciddi bir tetikleyicidir.

Küme baş ağrısının tedavisi :

Oksijen solunması

İlaç tedavisi

Atak döneminde tetikleyici etkenlerden kaçınmak

Kronik Günlük Baş Ağrısı

Pazar, 04 Kasım 2007

Günde ortalama 4 saat süren ve ayda ortalama 15 gün olan başağrısıdır.

Genellikle başka hastalıklar sebebiyle tetkik edilip çoğu zaman migren tanısı ile tedavi edilen hastalardır.

Aşırı Ve Yanlış İlaç Kullanımına Bağlı Tepki Başağrısı

Pazar, 04 Kasım 2007

Başağrısı, türü ne olursa olsun insanın yaşam kalitesini düşüren, sosyal ilişkilerini olumsuz etkileyen bir durumdur.

Çoğu başağrısı türünün bir şekilde ağrı kesici ilaçlara cevap vermesi, insanları hep o ve benzer ilaçları kullanma yoluna itmekte ve bir nevi ilaç bağımlılığına sebep olmaktadır.

Ağrı kesicilerin yaygın ve kontrolsüz kullanımı ve bu kullanımın kulaktan dolma bilgilerle yapılması bir süre sonra ilaç alınmadığı durumda ağrının artmasına ve ağrının ilaçlara daha az cevap verir hale gelmesine sebep olur. Bu durum da kendi başına bir tepki başağrısı oluşumuna neden olmaktadır.

Kontrolsüz kullanılan ağrı kesicilerin mide ülseri, böbrek yetersizliği ve karaciğer yetersizliği gibi ciddi durumlara yol açacağı unutulmamalıdır.

Böyle bir durumda kullanılmakta olan ilaçların doktor kontrolünde ve doktorunuzun geçiş döneminde kullanmanız için vereceği ilaçlar yardımı ile kesilmesi ve ağrınızın gerçek karakterinin anlaşılması gerekmektedir. Buna ? wash-out ?yani arındırma denir.

İlaçsız geçireceğiniz kısa bir dönemin ardından tedavinizi doktorunuz ile birlikte şikayetlerinize uygun bir şekilde yeniden düzenleyebilirsiniz.,

Bel Ağrıları - Bel Anatomisi

Pazar, 04 Kasım 2007

Omurgamız, vücudumuzun en önemli bölümlerinden biridir. Omurga olmadan ne ayakta durabilir ne de hareket edebiliriz. Aynı zamanda omurgamız, beyin ile vücudun iletişiminden ve vücudun işleyişinden sorumlu olan , milyonlarca sinirden oluşan bir sinir sütunu halindeki omurilik için koruma ve zırh görevi görür.

Omurgamız, 24? ü hareketli, 33 omurdan oluşur. Bu hareketli 24 omurdan 7?si boyun, 12?si sırt, 5?i de bel omurudur. Bazı insanlarda 6. bir bel omuru mevcuttur ama bu korkulacak bir durum değildir ve çoğu zaman sağlık sorunu yaratmaz. Kalan 5 omur birleşerek sakral omurları oluşturur, son 4 omur da kuyruk sokumu ile ilişkili omurlardır.

Bel Ağrıları

Pazar, 04 Kasım 2007

Omurgamız, vücudumuzun en önemli bölümlerinden biridir. Omurga olmadan ne ayakta durabilir ne de hareket edebiliriz. Aynı zamanda omurgamız, beyin ile vücudun iletişiminden ve vücudun işleyişinden sorumlu olan , milyonlarca sinirden oluşan bir sinir sütunu halindeki omurilik için koruma ve zırh görevi görür.

Omurgamız, 24? ü hareketli, 33 omurdan oluşur. Bu hareketli 24 omurdan 7?si boyun, 12?si sırt, 5?i de bel omurudur. Bazı insanlarda 6. bir bel omuru mevcuttur ama bu korkulacak bir durum değildir ve çoğu zaman sağlık sorunu yaratmaz. Kalan 5 omur birleşerek sakral omurları oluşturur, son 4 omur da kuyruk sokumu ile ilişkili omurlardır.

Omurgamız, vücudumuzun en önemli bölümlerinden biridir. Omurga olmadan ne ayakta durabilir ne de hareket edebiliriz. Aynı zamanda omurgamız, beyin ile vücudun iletişiminden ve vücudun işleyişinden sorumlu olan , milyonlarca sinirden oluşan bir sinir sütunu halindeki omurilik için koruma ve zırh görevi görür.

Omurgamız, 24? ü hareketli, 33 omurdan oluşur. Bu hareketli 24 omurdan 7?si boyun, 12?si sırt, 5?i de bel omurudur. Bazı insanlarda 6. bir bel omuru mevcuttur ama bu korkulacak bir durum değildir ve çoğu zaman sağlık sorunu yaratmaz. Kalan 5 omur birleşerek sakral omurları oluşturur, son 4 omur da kuyruk sokumu ile ilişkili omurlardır.

Bir omur temel olarak şu parçalardan oluşur:

1-Omur cismi - gövdesi

İlk boyun omurunda yoktur.

2-Lamina.

Omurilik kanalını 2 yanlı olarak oluşturur.

3-Spinöz çıkıntı.

İki laminanın birleşme noktasından sırta ve dışarı uzanan çıkıntı. Elimizi sırtımızda gezdirince elimize gelen çıkıntılar spinöz çıkıntılardır.

4-Pedikül.

Her iki laminayı birleştiren kemik uzantıları. Omurilikten çıkan spinal sinirlerin omurilik kanalından çıktığı omurlararası deliği ( nöral foramen ) oluşturur.

5-Transvers çıkıntılar.

Omurların her iki yanında olan, omurga kasları ve bağlarının yapıştığı çıkıntılardır.

6- Faset eklem çıkıntıları .

Her bir omurda sağ ve sol , alt ve üst olmak üzere 4 çıkıntı ve eklem yüzü vardır. Alt ve üst omurlardaki faset çıkıntıları ile birleşerek omurganın hareketini sağlayan faset eklemleri oluşturur.

Mekanik açıdan omurganın genel olarak iki işlevi vardır:

1. Koruyucu iÅŸlevi:

a. Omurga kanalı içinde omuriliğin korunması,

b. Omurganın sağ ve solundaki sinir çıkış delikleri ( intervertebral foramen ) içindeki sinir köklerinin korunması.

2. Hareket iÅŸlevi:

a. Faset eklem

b. Omurlararası disk

Faset eklemler:

Her omur arasında 4 ?er adet olan , diz , dirsek eklemi gibi eklem kapsülü , eklem sıvısı ve diğer eklem elemanlarını içeren eklemlerdir. Sağda ve solda ikişer faset eklemi omurganın esnekliğini sağlar. Faset eklemleri olmadan omurga hareketsiz bir bambu çubuğu gibidir. Zamanla ve tekrarlayan travmalarla bu eklem de diz eklemi gibi yıpranır ve kireçlenerek bel ağrısının en önemli sebeplerinden biri haline gelir.

Faset eklemlerin siniri spinal sinirin arka kolundan çıkan medial sinir dir. Faset eklemlerden kaynaklanan ağrılar için yapılan girişimsel müdahalelerde medial sinir , asıl hedef olan yapılardan biridir.

Disk: Omurlararası disk temel olarak 2 bölümden oluşur.

1) Dıştaki sert halka şeklindeki bant olan , annulus fibrozus.

2) İçteki %90?ı sudan oluşan jel kıvamlı çekirdek , nükleus pulpozus.

Her omur grubunun farklı fonksiyonu vardır.

Boyun omurları, temel olarak başı taşır ve hareketini düzenler.

Sırt omurları, kaburgalarla birleşerek göğüs kafesini oluşturur ve kalp, akciğerler gibi çok önemli organların korunmasını sağlar.

Bel omurları, vücut ağırlığını taşır ve bel hareketlerini düzenler.

Sakral omurlar, diğer kemiklerle birleşerek leğen kemiğini oluşturarak iç organları ve kadınlarda üreme organlarını koruyarak doğum kanalını oluşturur.

Hareketli 24 omur arasında ortası jöle kıvamlı , dışı sert bağlardan oluşan diskler bulunur. Bu diskler sayesinde omurlar birbirine sürtünmez ve vücut ağırlığının yarattığı basınç için birer yastık görevi görürler.

Her omurun orta kısmında içinden omuriliğin geçtiği kanalı oluşturan bir delik vardır.Bu delikler birleşerek omurga sütununu oluşturur ve bu sütun içinden beyin ve vücut arasındaki iletişim hattı olan omurilik geçer.

Omurilik:

Omurilik omurga denilen kemik bir yapının içinde vücut boyunca yukarıdan aşağıya doğru uzanan sinirlerden oluşan bir sütundur. İlk bel omurunun alt kenarına kadar devam eder; buradan itibaren sinirler daha alt seviyelere at kuyruğu tarzında yayılır. Yaklaşık olarak kadınlarda 43 cm, erkeklerde ise 45 cm uzunluğunda ve 35-40 gram ağırlığındadır.

Omurilik beyin ve vücut arasındaki bilgi otobanıdır. Bazen de omurilik beynin kontrolü olmadan refleks hareketleri düzenler.

Omuriliği meydana getiren hücrelere üst motor nöron denirken omurilikten kaynaklanan sinirlere alt motor nöron denir; bu sinirler omurlararası deliklerden çıkarak vücuda dağılır.

Omurilikte herhangi bir hasarda hasar seviyesinin altında his ve hareket kusuru meydana gelir. Boyun omurları hizasında bir hasarda kollar ve bacaklar felç olur (tetrapleji-quadripleji) , hasar bel ve sırt seviyesinde olursa bacaklar etkilenir. (parapleji).

Omurilikten 31 çift sinir çıkar. Bunlara spinal sinir denir. Bu spinal sinirler telefon hatları gibi işleyerek vücut ve beyin arasında his ve hareketleri düzenleyen sinyaller iletirler.

Omurilikten 2 adet sinir kökü çıkar. Ön ve arka kök. Ön kök beyinden gelen motor sinyalleri taşır, arka kök ise beyne duyusal sinyaller iletir. Ön ve arka kökler birleşerek spinal sinirleri oluşturur. Bu spinal sinirler omurilik hizasında ilerleyerek ait oldukları omurlararası delikten omurganın dışına çıkarlar. Omurga dışında sinir iki dala ayrılır. Küçük olan arka dal sırt cildine, sırt kaslarına ve faset eklemlere ( medial sinir ) uzanır. Ön dal ise vücudun ön tarafına uzanır ve belli başlı büyük sinirleri oluşturur.

Spinal sinirler çıktıkları omurlararası deliğin altındaki omurla aynı numarayı alır. Sinirlerin vücut üzerinde dağıldığı özel bölgelere dermatom denir.

Omuriliği , beyni de çevreleyen 3 zar sarar. En içteki zar , omuriliğe yapışık olan Pia dır. Ortadaki zar Araknoid dir ve en dıştaki zar da Dura dır. Pia ile araknoid arasında subaraknoid aralık denen bir boşluk vardır ve içinde beyin omurilik sıvısı mevcuttur. Dura ile araknoid arasında relatif subdural aralık ve kemik ile dura arasında arasında ise epidural aralık mevcuttur. Ağrı tedavisi ile ilgili epidural enjeksiyonlar bu epidural aralığa ulaşmak suretiyle yapılır.

Migren

Pazar, 04 Kasım 2007

MİGREN , 4 ile 72 saat arasında sürebilen , tekrarlayıcı, zonklayıcı nitelikli, genellikle başın bir yarısında olmakla beraber bazen iki taraflı da olabilen, günlük fiziksel aktivitelerle artabilen, genellikle bulantı, kusma, ışık ve gürültüden rahatsız olmanın eşlik ettiği bir baş ağrısı tipidir.

Migren şikayeti olan hastaların yaklaşık %10? unda ağrıdan 5-25 dakika önce, ağrının başlayacağını hissettiren, aura denen, gözün önünde çizgiler, parlak renkli ışıklar, bulanık görme, buzlu cam arkasından bakma, daha seyrek olarak da konuşma bozuklukları gibi şikayetler bulunur. Bu aura döneminden sonra zonklayıcı baş ağrısı başlar ve 1 saat içinde artar.

Migren tanısı için:

1- Ağrının süresi: 4 - 72 saat

2-Aşağıdakilerden en az ikisinin bulunması

Tek taraflı

Zonklayıcı

Orta yada şiddetli ağrı

Fiziksel aktivite ile ağrıda artma

3-Ağrı sırasında aşağıdakilerden en az birinin bulunması

a-Bulantı ve/veya kusma

b-Işık ve gürültüden rahatsız olma

4-Muayene sonucunda başağrısına sebep olan başka bir hastalığın bulunmaması gerekmektedir.

Migren atağı sırasında genellikle;

Başın bir tarafında, bazen iki taraflı da olabilen, zonklayıcı tarzda baş ağrısı ortaya çıkar.

Ağrının şiddeti kişinin işini yapmasını engeller veya tamamen durdurur.

Ağrı, 4 ile 72 saat arasında sürer, genellikle uyumakla geçer.

Hastaların çoğunda bulantı, bir kısmında kusma olur.

Işıktan rahatsız olma hissi çoğu zaman ortaya çıkar ve pek çok hasta karanlık ve sessiz bir yerde yatmak ister.

Gürültüden rahatsız olurlar.

Migrenin Tetikleyicileri :

Hormonal değişiklikler (adet dönemi, hormon kullanımı, menapoz başlangıcı)

Uyku düzeninde değişme (az ya da çok uyuma)

İklimsel değişiklikler, rüzgar

Alkol (kırmızı şarap, bira)

Kokular (parfüm, kimyasal maddeler)

Bazı gıdalar (MSG (monosodium glutamate) içeren besinler, eski peynirler, nitrat ihtiva eden işlenmiş yiyecekler, deniz ürünleri, salam, sucuk, sosis, fındık, fıstık, çikolata,?)

Strese maruz kalma

Stresten ani kurtuluş (tatil, başarılı bir sunum sonrası, proje bitimlerinde )

Parlak ışık

Sigara dumanı

Yüksek rakım

Öğün atlama

Bazı ilaçlar

Aşırı yorgunluk

Tanı:

Migrenin tanısı, hastanın ifade ettiği şikayetlerin ve muayene bulgularının değerlendirilmesi ve başağrısına sebep olan başka bir hastalığın saptanmaması ile konur.

Tedavi:

Migren tedavisi, atak tedavisi ve önleme tedavisi olarak sınıflandırılabilir.

Atak tedavisinde basit ağrı kesiciler ve migrene özel ağrı kesiciler kullanılırken önleme tedavisinde daha farklı ilaçlara yer verilir.

Ağrıyı başlatan madde ve durumlardan mümkün olduğunca uzak kalmak ve ağrı kesici ilaçların ağrının başladığı hissedildiği anda alınması, çoğu zaman bu sıkıntılı durumun gelişmesini önler.


Destekliyoruz arkadas - arkadas - oyun oyna - oyun - en güzel oyunlar jinekolog - kadin dogum doktoru kadin dogum uzmani jinekolog - kadýn doðum doktoru kadýn doðum uzmaný